Koç Holding'in iş birliğiyle Londra'daki Victoria and Albert Müzesi'nde düzenlenen "Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk" sergisi, 7 Kasım'da ziyarete açılacak. İstanbul'un Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yaptığı yaklaşık 1600 yıllık dönemi ele alan sergi, 200'ü aşkın eseri bir araya getirecek.

İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan Victoria and Albert South Kensington'da gerçekleştirilecek sergi, İstanbul'un iki imparatorluk döneminde sanat ve kültür alanındaki gelişimini ziyaretçilere aktaracak.

Koç Holding'in desteğiyle hazırlanan sergiye, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinasyonunda, Bakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müze ve kuruluşlardan da eserler ödünç verildi.

7 Kasım'da kapılarını açacak sergi, 9 Mayıs 2027 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Serginin açılışına Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, yönetim kurulu üyeleri Caroline N. Koç ve İpek Kıraç, Çiğdem Simavi, Kerim R. Koç, Esra Koç, Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu ve Sadberk Hanım Müzesi Direktörü Hülyâ Bilgi katıldı.

Milattan sonra 330 yılından 1922'ye kadar uzanan tarihsel süreci kapsayan sergi, dört ana bölümden oluşuyor.

Sergide ipekli dokumalar, çini ve seramikler, mozaikler, değerli metal ve mücevherlerle süslenmiş eserler, heykeller, mimari süslemeler, el yazmaları ve tablolar dahil 200'den fazla eser yer alıyor.

Öne çıkan eserler arasında, Venedikli ressam Gentile Bellini'nin 1479 yılında yaptığı Fatih Sultan Mehmed portresi bulunuyor. Eser, Londra'daki National Gallery koleksiyonundan ödünç alındı.

Topkapı Sarayı Koleksiyonu'ndan getirilen, 16. yüzyıla tarihlenen ve II. Selim'e ait olan zerbaft dokumadan yapılmış kaftan da sergilenecek eserler arasında yer alıyor.

Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı'ndan günümüze ulaşan özgün bezemelerin tek örneği olan 6. yüzyıla ait mozaikler de sergide ziyaretçilerle buluşacak.

1935 yılında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan mozaikler, keşfedilmelerinden bu yana ilk kez İstanbul dışında sergilenecek.

Koç Topluluğu bünyesindeki kültür kurumlarının koleksiyonlarından seçilen eserler de sergide yer alacak.

Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu'ndan 19. yüzyıla ait Osmanlı kadın kıyafetleri ve hat sanatının örnekleri Londra'da ziyaretçilere sunulacak.

Yapı Kredi Koleksiyonu'nda bulunan Osman Hamdi Bey'in 1887 tarihli "Gezintide Kadınlar" adlı tablosu da sergide yer alacak.

Sadberk Hanım Müzesi'nden seçilen eserler arasında 19. yüzyıla ait Mevlevi Tacı Tasvirli Hat Levha, Üçetek Entari, Osmanlı dönemine ait Ferace, Sokak Çarşafı, Şemsiye, Galoş ve Potin bulunuyor.

Koleksiyondan ayrıca 20. yüzyılın başına tarihlenen Etek ve Bluz ile Hattat Sâmi Efendi'nin 1866-1867, Hattat Hüsnî Efendi'nin ise 1904-1905 yıllarına ait hat levhaları sergide gösterilecek.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sergi kitabı için kaleme aldığı takdim yazısında, İstanbul'un tarih boyunca ticaretin, sanatın ve zanaatın önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti.

Şehrin coğrafi konumunun kültürel canlılığında belirleyici rol oynadığını ifade eden Koç, Osmanlıların kendi kültürel geleneklerini Bizans geçmişiyle birleştirerek önemli bir sentez oluşturduğunu kaydetti.

Koç, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

"Yüzyıllar boyunca burada üretilmiş ve bugün dünyanın dört bir yanındaki müze ve koleksiyonlarda korunup sergilenen sanat eserleri, İstanbul’un kültürel mirâsının evrensel niteliğine ve kalıcı etkisine şâhitlik ediyor. Bu eserler hep birlikte bir dayanıklılık, yenilenme ve kültürel canlılık hikâyesi anlatıyor. Bu hikâye, Konstantinopolis’ten günümüz Türkiye’sinin İstanbul’una uzanan bir yolculuktur. Bu nedenle Victoria and Albert Müzesi’nin düzenlediği ‘Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk’ sergisine destek vermekten büyük gurur ve onur duyuyoruz. Sergi, İstanbul’un eşsiz zamansızlığını gösteren üstün sanat eserlerini bir araya getiriyor"

Serginin küratörü Tim Stanley, iki imparatorluğun sanat eserlerini aynı sergide buluşturmanın önemine dikkat çekti.

Stanley, serginin hazırlık sürecine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Bu sergiyi hazırlamak, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarını bir araya getiren heyecan verici bir macerâ oldu. Bu imparatorlukların önce Konstantinopolis, ardından İstanbul olarak bilinen başkentleri, geçmişte de bugün de dünyanın en önemli şehirlerinden biri olmuştur. İmparatorluklar başkentinde bu kendine has ikili-tarih boyunca ortaya çıkan sanatsal fikirler, dünyada hâlâ önemli bir rol oynamaktadır. Bu iki imparatorluğun hikâyelerini ve muhteşem sanat eserlerini bir araya getirerek Konstantinopolis ve İstanbul’un yolculuklarını kendi dünyalarından alıp beraber sahneye taşıdık."

Bloomberg HT ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.