ABD’de çiftçiler üretimi sürdürebilmek için her zamankinden daha fazla borçlanıyor.

Reuters’ın haberine göre, giderek yaygınlaşan tedarikçi kredileri ve alternatif finansman kaynakları, tarım sektörünün toplam borcunu ölçmeyi zorlaştırıyor.

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) son tahminlerine göre, enflasyondan arındırılmış tarımsal borç 2000 yılındaki yaklaşık 300 milyar dolardan bu yıl 605 milyar doların üzerine çıktı. Böylece borç, iki kattan fazla artarak rekor seviyeye ulaştı.

Ancak Reuters’ın araştırması, çiftçilerin gerçek borcunun bu tutardan daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Çiftçilerin iflas başvuruları artarken, bazı bankalar kredi koşullarını sıkılaştırdı. Bu durum üreticileri tedarikçilere, tarım kooperatiflerine, ekipman üreticilerine, finansal teknoloji şirketlerine ve diğer alternatif kredi kuruluşlarına yöneltti.

USDA, bu borçları daha iyi izlemek ve tarımdaki mali sıkıntıların ekonominin geneline etkisini anlamak için araştırmalar başlatıyor.

Bakanlığın Ekonomik Araştırmalar Servisi’nde yönetici yardımcılığı görevini vekaleten yürüten Jeffrey Hopkins, yeni kredi kuruluşlarının ortaya çıktığını ve bu kuruluşların verilerine ulaşmanın yollarını bulmaları gerektiğini söyledi.

Kansas Eyalet Üniversitesi’nde tarımsal finans profesörü olan Jenny Ifft’e göre, USDA’nın “bireyler ve diğerleri” kategorisindeki gerçek borç, açıklanan tutarın iki ila üç katı olabilir. Bakanlık, bu kategorideki borcu 2025 için 45 milyar dolar olarak hesaplamıştı.

USDA ile alternatif tarımsal kredi kuruluşlarını araştıran Ifft’in tahmini, toplam tarımsal borcun ölçümündeki belirsizliği ortaya koyuyor.

ABD’nin en büyük tarım kooperatiflerinden Land O’Lakes’in finansman faaliyetlerindeki büyüme, tedarikçi kredilerine yönelişin örneklerinden biri. Şirketin CEO’su Beth Ford, geçen sonbaharda yaklaşık 100 milyon dolar olan taahhüt edilmiş kredi ve kredi limitlerinin 2027 üretim yılı için 1 milyar doları aştığını söyledi. Bu finansman genellikle üreticilerin işletme giderlerini karşılamak için kullanılıyor.

Tarımsal ekonomi danışmanlık şirketi Meridian Agribusiness Advisors’ın ortağı Wesley Davis’e göre, son üretim sezonunda ABD’deki ticari çiftliklerin yaklaşık yarısı işletme giderleri için tedarikçilere veya alternatif kredi kuruluşlarına başvurdu. Bu kullanım bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10 arttı.

USDA, tarımsal borcu geleneksel olarak bankaların, Farm Credit kurumlarının ve diğer kredi kuruluşlarının düzenleyici kurumlara bildirdiği veriler üzerinden ölçüyor.

Tedarikçi kredilerinin ölçümünde ise yaklaşık 24 sayfalık bir üretici anketinden yararlanılıyor. Ancak bu ankete katılım oranı 2009’da yaklaşık yüzde 68 iken 2025’te yüzde 33’e kadar geriledi.

Reuters’ın ABD’nin orta batısı ve güneyindeki yedi eyalette görüştüğü 52’den fazla ticari ölçekli tarla bitkileri üreticisinin çoğu, 7 ila 10 ayrı kredi limiti kullanıyordu. Bazılarında bu sayı 30’u aşıyordu.

Iowa’daki bir aile, 42 ayrı kredi limiti bulunduğunu belirtti. Bunun başlıca nedeni, ekipman bayilerinin her yeni makine alımında veya kiralamasında ayrı bir kredi limiti istemesiydi.

2024’te yayımlanan hakemli bir araştırma da ekipman borçlarının eksik ölçülebildiğini gösterdi. Araştırmada, 14 tarım eyaletinde 2001-2019 dönemine ait 4,4 milyondan fazla ekipman rehni incelendi. Geleneksel sistem dışındaki kuruluşların sağladığı ekipman kredilerinin, USDA verilerindeki tutarın dört katına kadar ulaşabildiği görüldü.

Hopkins, tedarikçi finansmanı gibi görünen bazı kredilerin gerçekte ticari bankalar veya Farm Credit System tarafından sağlandığını belirtti. Bu krediler düzenleyici kurumlara bildirildiği için mevcut federal verilerde yer alıyor.

Bakanlık, ölçüm açığını azaltmak amacıyla üretici anketlerini kendi kredi kayıtlarıyla karşılaştırıyor ve alternatif kredi piyasasının büyüklüğünü inceleyen araştırmaları finanse ediyor. Sonuçların iki yıl içinde alınması hedefleniyor.

Davis’e göre, müşterilerine kredi sağlayan tedarikçi ve perakendeciler de ek risk üstleniyor. Özellikle teminatsız krediler, mali sıkıntıların çiftçilerden tarımla bağlantılı işletmelere yayılmasına neden olabilir.

ABD’de üreticiler, düşen ürün fiyatları ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle yıllardır daralan kâr marjlarıyla çalışıyor. Çin dahil büyük alıcılarla yaşanan ticaret gerilimleri ihracat pazarlarını etkilerken, ABD ve İsrail’in İran’la savaşı da gübre ve yakıt maliyetlerini artırıyor.

Bloomberg HT ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.