17 Eylül 2026'da tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına yönelik yeni yasal düzenleme, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle yatırımcıların alacaklarının ödenmesi, fon varlıklarının tasfiye edilmesi ve hukuka aykırı işlemlerle fonlardan çıkarılan değerlerin geri kazanılması amaçlanıyor. Yatırımcılara nihai tasfiye tamamlanmadan önce 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilmesine de imkân tanınıyor.
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Dokuz maddeden oluşan kanun, 17 Eylül 2026'da tasfiyesine karar verilen ancak tasfiye işlemleri henüz tamamlanmayan yatırım fonlarına yönelik yeni bir yasal çerçeve oluşturuyor.
Düzenlemeyle fon varlıklarının adil ve şeffaf biçimde tasfiye edilmesi, fon malvarlığından hukuka aykırı yollarla çıkarılan değerlerin geri alınması ve yatırımcı alacaklarının karşılanması hedefleniyor.
Kanun ayrıca fonların uğradığı zararlardan sorumlu şirketler ile gerçek ve tüzel kişilerin malvarlıklarından tahsilat yapılmasına olanak sağlıyor.
Düzenleme, 17 Eylül 2026'da tasfiyesine karar verilen ve işlemleri henüz tamamlanmayan yatırım fonlarını kapsıyor. Tasfiye süreci, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) gözetim ve denetiminde Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütülecek.
Yatırımcıların ödeme hakları, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve tasfiye ile görevlendirilen kuruluşların kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek. Fon varlıklarının değerleme ve satış yöntemleri ile ödeme sıralamasına ilişkin esasları SPK belirleyecek. Geri kazanılan tutarlar ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde her fon için ayrı hesaplarda tutulacak.
17 Eylül ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya pay fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen işlemlerde, katılma payları bloke edilen yatırımcılar da düzenlemeden yararlanabilecek. Ancak ilgili fonlarla bağlantılı sermaye piyasası suçlarını işlediği veya bu suçlara iştirak ettiği SPK tarafından tespit edilen kişilere ödeme yapılmayacak.
Tasfiye kapsamındaki fonlarda, nihai işlemler tamamlanmadan önce yatırımcılara ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar için bu tutar, 1 milyon lira ve üzerindeki yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme üst sınırı olarak uygulanacak.
Ara ödemeler, fonların dağıtılabilir nakit kaynakları ve kanunda belirlenen sınırlar çerçevesinde gerçekleştirilecek. Mevcut kaynakların yetersiz kalması halinde SPK, daha fazla yatırımcının yararlanmasını sağlamak amacıyla ödeme önceliği veya asgari ödeme tutarı belirleyebilecek.
Ara ödemelerde enflasyon endekslemesi yapılmayacak, TÜFE ve Yİ-ÜFE üzerinden hesaplanan endeksleme nihai ödemede uygulanacak. Ara ödeme alan yatırımcıların katılma payları nihai tasfiye aşamasında iade edilecek ve önceki ödemeler toplam alacaklarından düşülecek.
Düzenleme ayrıca, tasfiye öncesinde belirli fon paylarından elde edilen ve TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınarak hesaplanan sınırı aşan kazançların isteğe bağlı olarak iade edilmesine imkân tanıyor.
Fon malvarlığının karşılıksız, göstermelik veya gerçek ekonomik amacı bulunmayan işlemlerle başka kişi ve kuruluşlara aktarılması, fonun zarara uğratılması kapsamında değerlendirilecek. Kredi, borç, avans, teminat ve alım-satım gibi işlemlerle fonlardan çıkarılan değerlerin geri alınması hedeflenecek.
Zarardan öncelikle fonu kuran veya yöneten portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın bu şirketten tahsil edilememesi halinde, SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin malvarlıklarına da başvurulabilecek.
SPK, her fonun zarar tutarını ve sorumlu kişileri belirleyerek TMSF'ye bildirecek. TMSF, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat kapsamında takip ve tahsilat işlemlerini yürütebilecek.
Fonlarla bağlantılı suç soruşturmalarında el konulan para ve sermaye piyasası araçları, gerekli yasal kararların ardından ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek. Doğrudan fona devredilemeyen malvarlıkları için TMSF kayyım olarak atanabilecek ve dava sonucu beklenmeden satış veya tasfiye işlemleri gerçekleştirilebilecek.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonla bağlantısı mahkeme tarafından belirlenen varlıklar, Hazineye gelir kaydedilmek yerine yatırımcı alacaklarının karşılanması amacıyla kullanılacak. Geri kazanım hesaplarındaki tutarlar başka amaçlarla değerlendirilemeyecek, teminat gösterilemeyecek veya haczedilemeyecek.
Tasfiye tamamlandıktan sonra geri kazanılan kaynaklar Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak. YTM, ödemeleri yatırımcıların fon katılma payı sahipliği oranlarına göre gerçekleştirecek.
Kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. TMSF'nin görev alanına giren konularda kurumun görüşü alınacak.
Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren düzenlemenin hükümleri, 17 Eylül 2026'dan itibaren geçerli olacak.
Yeni düzenlemeyle yatırımcıların alacaklarının karşılanması için mevcut fon varlıklarının yanı sıra hukuka aykırı işlemlerden geri kazanılacak kaynaklar da kullanılabilecek. Ödemelerin tutarı ve zamanı ise fonların mevcut kaynaklarına, tahsil edilebilecek değerlere ve SPK'nın belirleyeceği uygulama esaslarına bağlı olacak.
"Resmi Gazete yayımlanan kanunda da şu ifadelere yer verildi:
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 128 inci maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu Kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahibine ödenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Kanun hükümleri birinci fıkrada belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmaz.
MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Borsa: Borsa İstanbul Anonim Şirketini,
b) Fon: Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen ve bu Kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarından her birini,
c) Fon pay sahibi: 3 üncü maddenin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, MKK ve tasfiye ile görevli kuruluş kayıtlarının mutabakatı sonucunda ilgili fonun tasfiye bakiyesinden ödeme alma hakkı bulunduğu tespit edilen fon katılma payı sahibini,
ç) Geri kazanım hesabı: Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen veya Kurulca açılan isteğe bağlı iade hesapları ile genel hisse iade hesaplarına aktarılan tutarların TMSF nezdinde, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı ve her bir fon için ayrı alt hesaplarda izlendiği özel hesabı,
d) Kurul: Sermaye Piyasası Kurulunu,
e) MKK: Merkezî Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketini,
f) Takasbank: İstanbul Takas ve Saklama Bankası Anonim Şirketini,
g) Tasfiye ile görevli kuruluş: Kurulca ilgili fonun tasfiye iş ve işlemlerini yürütmekle görevlendirilen kuruluşu,
ğ) TEFAS: Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunu,
h) TMSF: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu,
ı) YTM: Yatırımcı Tazmin Merkezini,
Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fon pay sahipliğinin belirlenmesi
MADDE 3- (1) Fonların tasfiyesi Kurulun gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülür. Kurul; tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(2) Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterir. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici farklı fiyat marjına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlere Kurulca karar verilebilir. Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmaz. Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilir.
(3) Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dâhil edilir. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılır.
(4) MKK, Takasbank, Borsa, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunun uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, YTM’ye ve/veya TMSF’ye talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlüdür. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.
(5) Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtları ile mutabakat sağlanmak suretiyle fon ve hesap bazında tespit edilir. Şu kadar ki, tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17/9/2026 tarihi ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından, katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla bu Kanundaki tasfiye hükümlerine tabidir.
(6) 6362 sayılı Kanunun 104, 106 veya 107 nci maddelerinde düzenlenen fiillerin Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından ya da bu fonlar ile birlikte hareket edilmesi veya fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz.
Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme
MADDE 4- (1) Fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutarı karşılamaya yeterli olmaması halinde, 3 üncü maddenin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı; fona fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanır.
(2) Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, ilgili fonun tasfiye malvarlığından, birinci fıkra uyarınca hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçmemek kaydıyla, Kurulca belirlenen fonlarda, ilgili fonun tasfiye malvarlığından, net yatırım tutarı 1.000.000 Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1.000.000 Türk lirası ara ödeme yapılabilir. Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarının hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan, ilgili fon pay sahibinin hesabında bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamaz. Fonun önceki gün sonu fiyatı; ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyattır.
(3) Dağıtılabilir nakdin birinci fıkraya göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve/veya ikinci fıkraya göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi hâlinde Kurul; mevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibinin tam yararlanması amacıyla, net yatırım tutarı en düşük olan fon pay sahibinden başlanmak suretiyle ödeme yapılmasına ve/veya tüm fon pay sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlenerek bu tutara kadar ödeme yapılmasına karar vermeye yetkilidir. Bu kapsamda yapılacak ödemelerde hiçbir fon pay sahibine net yatırım tutarını, ödeme tutarının hesaplandığı tarihten ve/veya tasfiye tarihinden bir gün önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış hak ve alacak tutarlarını veya ikinci fıkrada öngörülen 1.000.000 Türk lirası tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamaz. Ara ödeme karşılığı herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılmaz; söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilir.
(4) Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlarda, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin, girişlerinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak miktarı aşan tutarda elde ettikleri getiri, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Bu fonların malvarlığında yer alan ve Kurulca 6362 sayılı Kanunun 104, 106 ve 107 nci maddelerine konu edilen paylardan kazanç elde eden kişilerce, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemde alım maliyetinin tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak tutarı aşan kısmı, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Bu fıkra kapsamında hesaplama döneminin, iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak yöntem ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkilidir.
(5) Nihai ödemede, fon pay sahibine tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilir.
Fon malvarlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk
MADDE 5- (1) Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılır.
(2) Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur. Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumludur. Bu fıkra kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
(3) 6 ncı madde kapsamında bulunmayan durumlar bakımından Kurul, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, zarar veya kayıpta sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF’ye bildirir.
(4) Kurulun bildirimi üzerine sorumluların malvarlığından geri kazanım sağlanması amacıyla, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında TMSF tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılır. TMSF takip işlemlerinde, 6183 sayılı Kanun hükümlerini ve 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27 nci maddeleri hükümlerini uygulama yetkisini haizdir. Bu fıkra kapsamında açılacak davalarla ilgili olarak İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir.
Elkonulan ve müsadere edilen malvarlığı değerleri ve geri kazanım hesabı
MADDE 6- (1) Bu Kanun kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesi uyarınca elkoyma kararı verilebilir. Elkonulan malvarlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunlar, 5271 sayılı Kanunun 131 inci maddesi uyarınca ilgili fona veya geri kazanım hesabına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece iade edilir. Bu fıkra kapsamında Kurulca yapılan suç duyurularına dayanak raporlar, 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde düzenlenen suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılır.
(2) Birinci fıkra kapsamında fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilir. Kayyım atanması halinde TMSF, 5411 sayılı Kanunda tanınan yetkileri kullanır. Dava sonucu beklenmeksizin derhal malvarlıklarını satar veya tasfiye eder. Tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izler.
(3) Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilir.
(4) Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı malvarlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak izlenir. Bu tutarlar TMSF’nin kendi malvarlığından ayrıdır.
(5) Geri kazanım hesabında bulunan tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilir; başka bir amaçla kullanılamaz, teminat gösterilemez ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamaz.
(6) Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, yapılan zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise Kurulca bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere YTM’ye aktarılır. Ödemeler YTM tarafından katılma payı sahipliği oranında yapılır. Şu kadar ki, nihai dağıtım hariç olmak üzere, dağıtım sonucunda bir fon pay sahibine yapılacak ödemenin, ödeme yöntemine ilişkin işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak Kurulca belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalması hâlinde, bu tutar fon pay sahibi adına izlenir ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenir, birikmiş tutarın asgari ödeme tutarına ulaşması hâlinde fon pay sahibine ödeme yapılır.
(7) Geri kazanım hesabına gelen veya aktarılan bir tutarın birden fazla fon ile bağlantılı olması durumunda fonlar arasında dağıtımına ilişkin usul ve esaslar fon türleri, likidite yeterlik oranı, fon katılma payı sahipliği yapısı, yatırımcının korunması, ilgili fonlardaki tasfiye oranı ve benzeri kıstaslar dikkate alınarak Kurulca belirlenir.
Dışarıdan hizmet alımı ve uygulanacak hükümler
MADDE 7- (1) Bu Kanunun uygulanmasında gerekli görülen durumlarda, koşulları Kurul Karar Organı tarafından belirlenmek üzere, bu Kanunun uygulanmasından doğan işler, açılacak dava ve takipler için Kurul ve YTM tarafından dışarıdan avukatlık hizmeti ile muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edilebilir.
(2) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından; TMSF’nin görev alanına giren hususlarda TMSF’nin görüşü alınarak belirlenir.
(3) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 6362 sayılı Kanun, 5271 sayılı Kanun, 5411 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuatın bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
MADDE 8- (1) Bu Kanun 17/9/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür."
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.