Finteklerin büyüme yolculuğunda şirketler arası işlemlerin, yani B2B’nin taşıdığı potansiyele daha önce de değinmiştim. Şirketlerin dijitalleşmesiyle birlikte bu alandaki ihtiyaçlar da çeşitleniyor. Tahsilatı hızlandırmak ya da ödemeyi kolaylaştırmak kadar, bu işlemlerin nakit akışına etkisini görebilmek ve işletme sermayesini daha verimli yönetebilmek de önem kazanıyor. Bu ihtiyaçlar, özellikle B2B alanında faaliyet gösteren fintekleri, şirketin finansal kaynaklarını ve risklerini birlikte yöneten CFO’ların gündemine daha güçlü biçimde taşıyor.

CFO’lar elbette finteklerle yeni tanışmıyor ancak ilişkinin kapsamı genişliyor. Bir ödeme çözümünün işlem maliyetine odaklanan görüşmelerin gündemine artık nakdin görünürlüğü, işletme sermayesinin verimli kullanılması ve finans ekibinin karar alma kapasitesi de giriyor. Finansal hizmet sağlayıcılarının seçiminde kilit rol oynayan CFO’nun beklentisini anlamak, fintekler için büyümenin önemli koşullarından biri haline geliyor.

Adyen ve Boston Consulting Group’un 2026’da yayımladığı, Kuzey Amerika ve Avrupa’da yaklaşık 300 finans yöneticisini kapsayan araştırma, ihtiyacın boyutunu gösteriyor. Araştırmadaki şirketler ortalama beş-altı banka, 40’ın üzerinde banka hesabı ve 12 ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışıyor. Katılımcıların yüzde 74’ü, nakdin tüm yaşam döngüsünü kapsayan daha entegre çözümler kullanmak istiyor.

Her yeni hesap ve hizmet sağlayıcı, beraberinde yeni veri akışları ve kontrol süreçleri getiriyor. Tahsilatın gerçekleştiği, faturanın izlendiği ve ödemenin onaylandığı sistemler birbirinden kopuk olduğunda şirketin parasını bütün olarak görmek zorlaşıyor. Bu parçalı yapı, finans ekibinin zamanını tüketirken likiditenin nerede ve ne zaman kullanılabileceğine ilişkin kararları da geciktirebiliyor.

Modern Treasury ve Harris Poll’un 2025’te yayımladığı, ABD’de 500 finansal karar vericiyi kapsayan araştırmada katılımcıların yüzde 68’i, finans ekiplerinin ödeme operasyonlarında çok zaman kaybettiğini belirtiyor. Bu bulgu, finteklerin değer önerisinde operasyonel verimliliğin önemini gösteriyor. Hesap bilgilerini bir araya getiren çözümlerin üzerine otomatik mutabakat, nakit tahmini ve iş akışı entegrasyonu eklemek, CFO’ya sunulan faydayı güçlendirebilir.

CFO açısından kritik soru, şirketin bugün ne kadar parası olduğuyla sınırlı kalmıyor. Gelecek haftanın ödemeleri karşılanabilecek mi? Geciken bir tahsilat finansman ihtiyacını nasıl değiştirecek? Nakde ihtiyacım olduğu an finansa erişebilecek miyim? Soruları çoğaltmak mümkün.

Finteklerin değer önerisi bu sorulara verdikleri yanıtlarla güçleniyor. Tahsilatı ilgili faturayla eşleştiren, mutabakatı otomatikleştiren, ödeme takvimini nakit tahminine bağlayan çözümler CFO’ya daha sağlam bir karar zemini sunuyor. Yapay zekânın katkısı da tahsilat gecikmelerini öngörme, olağandışı işlemleri belirleme ve farklı senaryoların nakit akışına etkisini hesaplama becerisi üzerinden değerlendirilmeli.

Bu ihtiyaca talip olan finteklerin ilk sınavı entegrasyon. PwC’nin dünya genelinde 350 hazine yöneticisinin görüşlerini içeren 2025 araştırmasına göre kurumların yüzde 65’i, önümüzdeki birkaç yılda sistemler arasında veri alışverişini sağlayan API’lerin kullanımını artırmayı planlıyor. CFO’nun mevcut banka, muhasebe ve kurumsal kaynak planlama sistemleriyle kolayca çalışabilmek, ürünün temel yetkinliklerinden biri olmalı. Kurulum süresi ve geçiş sırasında ekibin üstleneceği iş yükü de teklifin parçası olarak ele alınmalı.

İkinci sınav güven. CFO; veriye kimlerin eriştiğini, ödemelerin hangi yetkilerle onaylandığını ve bir sorun çıktığında desteğe nasıl ulaşacağını bilmek ister. Güvenlik, denetlenebilirlik ve hizmet sürekliliği, satış görüşmesinin başından itibaren açıkça anlatılmalı.

Üçüncü konu ise ekonomik fayda. Fintekler, sundukları çözümün şirkete maliyetini ve sağlayacağı kazanımı açıkça ortaya koymalı. Entegrasyon için gereken harcamalar, düzenli kullanım bedelleri, sistemi kullanacak kişilere verilecek eğitimler ve varsa işlem ücretleri baştan netleşmeli. Yatırımın karşılığı da mutabakata harcanan sürenin kısalması, operasyonel hataların azalması ve nakit tahminlerinin iyileşmesi gibi somut göstergelerle izlenmeli. Böylece CFO, çözümün maliyetini yarattığı faydayla birlikte değerlendirebilir. Bankalarla ve diğer sağlayıcılarla birlikte çalışabilmek de bu denklemin önemli bir parçası. Bütünleşik deneyim, farklı hizmetlerin ortak bir veri ve iş akışında buluşmasıyla değer kazanır.

B2B’de büyümek isteyen fintekler için CFO’nun gündemini anlamak, ürün geliştirmeden fiyatlamaya kadar uzanan bir yön değişimi gerektiriyor. CFO’nun masasında kalıcı yer edinmenin yolu, şirketin parasını daha görünür, yönetilebilir ve verimli hale getiren sonuçlar üretmekten geçiyor.

Bloomberg HT ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.