ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, küresel enerji piyasalarında dengeleri değiştirdi. Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatının aksaması ve Orta Doğu'da enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu. Artan maliyetler tüketicilerin bütçesini zorlarken, dünyanın en büyük petrol şirketleri milyarlarca dolarlık kazanç elde etti.
HuffPost'un haberine göre, ABD'de benzin fiyatları son bir yılda yüzde 40 yükselirken motorin fiyatları da rekor seviyelere yaklaştı. Petrol fiyatlarındaki artış, enerji şirketlerinin üretim ve rafineri faaliyetlerinden elde ettiği kârları önemli ölçüde artırdı.
Enerji piyasalarındaki yükselişten en fazla yararlanan şirketler arasında ABD'li ExxonMobil ve Chevron öne çıktı.
ExxonMobil'in yılın ikinci çeyreğindeki kârı, geçen yılın aynı dönemine göre iki katına çıkarak 14,5 milyar dolara ulaştı. Chevron ise aynı dönemde kârını dört kattan fazla artırarak 12,1 milyar dolara yükseltti.
ExxonMobil, rafineri kâr marjlarındaki artışın üçüncü çeyrek finansal sonuçlarına 4,5 milyar dolarlık ek katkı sağlayabileceğini açıkladı.
Fransız enerji şirketi TotalEnergies de rafineri faaliyetlerinden elde edilen yüksek kazançlar nedeniyle nakit akışının olağanüstü seviyelere ulaşmasını beklediğini duyurdu.
İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına karşılık Hürmüz Boğazı'ndaki petrol geçişlerini kısıtlaması, küresel enerji arzında daralmaya neden oldu.
Husilerin Suudi Arabistan'daki rafinerilere, Ukrayna'nın ise Rusya'daki enerji tesislerine yönelik saldırıları da arz endişelerini artırdı.
Brent petrolün varil fiyatı pazartesi günü 109 dolara ulaşırken, geçen yılın ekim ayına kıyasla yaklaşık yüzde 80 yükseldi.
California Üniversitesi Berkeley Haas İşletme Fakültesi Enerji Enstitüsü Direktörü Severin Borenstein, mevcut koşulların ABD'deki petrol üreticileri ve rafineri şirketleri açısından son derece kazançlı olduğunu belirtti.
Borenstein, savaşın önceden öngörülmesi halinde petrol üreticileri ile rafineri şirketlerinin hisselerine yatırım yapmanın önemli getiriler sağlayabileceğini ifade etti.
Petrol şirketlerinin kazançları artarken yüksek akaryakıt fiyatlarının tüketicilere getirdiği maliyet de büyüdü.
Brown Üniversitesi İklim Çözümleri Laboratuvarı tarafından hazırlanan enerji maliyetleri takip sistemine göre, İran savaşının başlamasından bu yana ABD'deki ortalama bir hanenin benzin harcamalarına 585 dolar eklendi.
Motorin fiyatlarındaki yükselişin mal ve hizmet fiyatlarına yansıması ise hane başına 474 dolarlık ilave maliyet oluşturdu.
Böylece savaşın enerji fiyatları üzerinden ortalama bir Amerikan hanesine getirdiği toplam ek yük 1.059 dolara ulaştı.
Laboratuvar Direktörü Jeff Colgan, petrol arzındaki daralmanın enerji şirketlerine büyük kazançlar sağladığını belirterek bu durumun tüketicilerin bütçesini doğrudan etkilediğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, yükselen enerji fiyatlarının ülkenin petrol üreticisi eyaletlerine önemli kazançlar sağladığını savundu.
Arizona'da düzenlenen mitingde konuşan Trump, Texas ve Oklahoma gibi eyaletlerin petrol fiyatlarındaki artıştan büyük gelir elde ettiğini söyledi.
Trump, "Petrol fiyatları bu kadar yüksek olduğu için ülkemiz hiç olmadığı kadar çok para kazanıyor" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, ağustos ayında ise ExxonMobil ve Chevron'un kriz nedeniyle çok fazla kazanç elde ettiğini belirterek şirketlerin bu gelirlerin bir bölümünü halka geri vermesi gerektiğini dile getirmişti.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve şirketlerin artan kârları, ABD'de yeni vergi düzenlemelerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Demokrat Senatör Sheldon Whitehouse ile Temsilciler Meclisi Üyesi Ro Khanna, büyük petrol üreticilerinin olağanüstü kazançlarının vergilendirilmesini öngören bir yasa tasarısı sundu.
Tasarıya göre, petrolün mevcut fiyatı ile geçen yılki fiyatı arasındaki farkın yüzde 50'sine karşılık gelen tutarda varil başına ek vergi alınması planlanıyor.
Düzenlemeden elde edilecek gelirin ise üç ayda bir tüketicilere geri ödeme olarak dağıtılması hedefleniyor.
Berkeley Üniversitesi'nden Borenstein, petrol şirketlerinin yüksek kârlarının tüketicilerde tepkiye neden olmasının anlaşılabilir olduğunu ancak şirketlerin petrol fiyatlarındaki yükselişin doğrudan sorumlusu olmadığını ifade etti.
Borenstein, mevcut piyasa koşullarının petrol üreticileri için büyük kazanç fırsatları oluşturduğunu vurguladı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
