ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde doların yüksek seviyelerde kalması, Başkan Donald Trump'ın ekonomi politikaları açısından önemli bir sorun haline geldi. Trump yönetiminin zayıf dolar ve düşük faiz beklentilerinin aksine ilerleyen piyasalarda, artan enerji fiyatları ve borçlanma maliyetleri de seçmenler üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor.

ABD'de kritik öneme sahip ara seçimlere sayılı günler kalırken, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk iki yılında izlediği ekonomi politikaları yeniden gündeme geldi.

Seçmenler, enerji maliyetlerindeki artışın yanı sıra konut kredisi faizleri ve piyasa faizlerindeki yükselişin etkili olduğu ekonomik koşullarda sandığa gitmeye hazırlanıyor.

Seçim öncesinde yayımlanan son makroekonomik göstergeler, Amerikan hane halkının hem günlük tüketim harcamalarında hem de uzun vadeli finansman maliyetlerinde artan baskıyla karşılaştığına işaret ediyor.

ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi, güçlü seyrini sürdürüyor.

Orta Doğu'da devam eden gerilimin enerji arzına yönelik riskleri canlı tutması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin şahin beklentiler, doların değer kazanmasında etkili oluyor.

Bölgedeki çatışmaların sürmesi petrol arzına ilişkin kaygıları artırırken, yükselen enerji fiyatları da enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı güçlendiriyor.

Bu ortamda 102,9 seviyesine ulaşarak Nisan 2025'ten bu yana en yüksek değerini kaydeden dolar endeksi, ardından 101,5 seviyesinin üzerinde dengelendi. Endeks, 2025 yıl sonuna kıyasla yüzde 3,3 değer kazandı.

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trump'ın doların aşırı değerlenmesini tercih etmediğini söyledi.

Trump'ın 2025 ve 2026 yılları boyunca faiz indirimlerinden yana tavır aldığını belirten Ergezen, bu nedenle eski Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik eleştirilerde bulunduğunu anımsattı. Ergezen, buna karşın ekonomik göstergelerin faiz indirimlerini desteklemediğine işaret etti.

Trump yönetiminin piyasadaki likiditenin genişlemesini ve doların zayıflamasını hedeflediğini aktaran Ergezen, bu yolla ABD'nin cari açığının azaltılmasının, hatta ekonominin cari fazla verebilecek bir yapıya kavuşmasının amaçlandığını ifade etti.

Doların güçlenmesinin Amerikan ürünlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirten Ergezen, Trump'ın özellikle Çin başta olmak üzere bazı ülkelerden yapılan ithalata yönelik eleştirilerini hatırlattı.

Ergezen, güçlü doların ithalatı teşvik ederek cari açığı büyütebileceğini, Trump'ın ise doların değer kaybetmesiyle ABD ürünlerinin rekabet avantajı kazanmasını ve ihracatın artmasını istediğini kaydetti.

Seçimler yaklaşırken doların güçlenmesi ve faiz oranlarının yüksek kalmasının Trump yönetimini zorladığını vurgulayan Ergezen, şu değerlendirmede bulundu:

"Seçimler öncesinde dolar, faizlerin yükselmesi ve enflasyondaki hızlanmayla beraber değer kazanıyor. Dolayısıyla bu, hiçbir devlet başkanının isteyeceği bir şey değil. Çünkü yeni konutlar konusunda mortgage maliyetleri yükseliyor. Birçok ürün pahalanıyor. Bunun en net etkilerini de aslında benzin fiyatlarında görüyoruz. Faiz oranlarının yüksek seviyelerde seyretmesi ve doların değer kazanması, Trump'ın aleyhine gelişmeler olarak öne çıkıyor."

Ergezen, Trump'ın seçimler öncesinde yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle İran konusunda ne yeni bir çatışmaya girmek ne de bir anlaşmaya varmak istediğini savundu.

Ara seçimlerin sonuçlarının ABD'nin Orta Doğu politikasında belirleyici olabileceğini ifade eden Ergezen, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

"Seçimler sonrasında muhtemelen Trump tarafında da ABD/İsrail-İran savaşında da çok ciddi gelişmeler olacak diye düşünüyorum. Seçim sonuçlarına göre, taraflar arasında kalıcı bir anlaşma sağlanabilir veya ABD/İsrail-İran savaşı başka bir seviyeye geçebilir. Seçim sonuçları sonrasında bundan sonra atılacak adımlar Trump'ı ya daha fazla agresifleştirecek ya da bir anda uyguladığı politikaların tam tersi yönünde hareket etmesine yol açabilecek."

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.