Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.com
Geçtiğimiz hafta İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, İzmit ve Yalova’ya kadar uzanan sel felaketi, binlerce ev ve işyerinde hasar yaratırken, yüzlerce araç da sel sularına kapılarak zarar gördü. Felaketin ardından gözler ortaya çıkan maliyete ve sigorta sektörüne çevrildi. Türkiye Sigorta Birliği (TSB), sel ve su baskınlarından etkilenen vatandaşlar ve işletmeler için “Sel ve Su Baskını Sonrasında Hasar Rehberi” hazırladı. Dokuz başlıktan oluşan hasar rehberinde, konut sigortasında teminat kapsamının önemine vurgu yapılırken, afet sonrasında önceliğin can güvenliği olduğu, hasarın zamanında bildirilmesi, zararların fotoğraf ve videolarla belgelenmesi, koruyucu önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.
Sektör temsilciler, selin sigortaya maliyetinin 400 milyon doları aşacağı öngörürken, sigortadaki koruma açığı yeniden gözler önüne serildi. 5 yıldır bir türlü yasalaşamayan Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) kasım ayında düzenlenecek COP31’e öncesi TBMM gündeme gelip gelmeyeceği dair sorular da gündemi belirledi. TSB’nin verilerine göre, selin ardından şu ana kadar sadece İstanbul’dan gelen yangın branşında ihbar sayısı 1486’ya, kasko da ise 670’e ulaştı. Bu rakamların sigortadaki tazminat karşılığı ise 1 milyar 700 milyon TL’nin üzerinde.
DÜNYA Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, hasar bildirimleri ve ekspertiz çalışmaları devam ederken, yaşananların afet sigorta güvencesinin yaygınlaştırılmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekti. Özsoy, İstanbul’daki sigortalılık oranlarının artırılması gerektiğine işaret ederek, “Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi verilerine göre, İstanbul’da konut ve iş yerlerinde sigortalılık oranının %17-20 bandında kalması, koruma açığının büyüklüğünü ortaya koyuyor. Araçlarda ise yaklaşık 2,8 milyon kasko poliçesi bulunmasına rağmen sigortalılık oranı %43 seviyesinde” dedi. “Yaşanan afet, sigorta ihtiyacının poliçe sahibi olmakla sınırlı olmadığını; mevcut güvencenin kapsam ve bedel açısından yeterliliğinin de gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu” diyen Özsoy, bu çerçevede deprem, sel ve su baskını gibi risklere karşı korumayı genişletecek Zorunlu Afet Sigortası’nın hayata geçirilmesinin önemini hatırlattı.
Son sel felaketlerinin, sigortanın hayatın ve ekonomik faaliyetin devamlılığı açısından taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini ifade eden AXA Sigorta Türkiye CEO’su Yavuz Ölken ise “Kayıpları değerlendirirken fiziksel hasarın yanı sıra faaliyet kesintilerini ve toparlanma sürecini de dikkate almalıyız. Bu noktada sigortalı hasar ile toplam ekonomik kayıp arasındaki farkın altını çizmek gerekiyor. Şiddetli yağışların yaratacağı sigortalı hasar etkisinin sektör tarafından yönetilebilir seviyelerde kalmasını bekliyoruz. İlk değerlendirmeler, sigortalı hasarların yaklaşık 350-400 milyon dolar seviyesinde oluşabileceğine işaret ediyor. Ancak sigortalılık oranlarına baktığımızda, ekonomik kaybın önemli bir bölümünün sigorta güvencesi dışında kaldığını görüyoruz. İstanbul gibi sigortalılık oranlarının görece yüksek olduğu bölgelerde dahi koruma açığı devam ediyor. Maddi hasarların yanı sıra iş sürekliliği, üretim ve gelir kayıpları gibi ekonomik etkiler de dikkate alındığında, bu tür aşırı hava olaylarının toplam maliyetinin birkaç milyar dolar seviyelerine ulaşabilmesi mümkün görünüyor (şehir ve altyapı zararları hariç)” diye konuştu.
Neova Sigorta Hasar ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Samet Meşe de mevcut poliçelerde yer alan teminatların sel ve su baskınlarından kaynaklanan zararları karşılayabildiğini belirterek, “Asıl ihtiyaç, mevcut güvencelerin daha geniş kesimlere ulaştırılması ve sigortalılık oranının artırılmasıdır. Özellikle afetlerin ardından ortaya çıkan ekonomik kayıplar, sigorta güvencesi bulunmayan bireyler ve işletmeler açısından ciddi bir mali yük oluşturabiliyor. Sigortayı yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir mekanizma olarak değil, afetlere karşı hazırlığın ve ekonomik dayanıklılığın önemli bir parçası olarak değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz” dedi.
TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, sel sularından etkilenen araçların çekici ve kurtarma işlemlerinin hafta ortasına kadar sürmesi ve ekspertiz incelemeleri ilerledikçe hasarın gerçek boyutlarının daha belirgin hâle geleceğini belirtti. Sigorta güvencesi bulunmayan konutlarda, iş yerlerinde ve diğer kıymetlerde meydana gelen zararlar da dikkate alındığında, toplam ekonomik kaybın sigorta sektörüne bildirilen tutarların oldukça üzerinde olabileceğini kaydeden Erdem, “Bununla birlikte, bu afetin; geçmiş dönemlerde İstanbul’da yaşanan Ayamama Deresi-Basın Ekspres ve Silivri-Selimpaşa sel hasarlarına göre daha sınırlı düzeyde kalacağını öngörmekteyiz. Yaşanan afet, ülkemizde afetlere karşı sigorta korumasının yaygınlaştırılması ihtiyacını bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu kapsamda, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası sisteminin sel ve su baskını başta olmak üzere diğer doğal afet risklerini de kapsayacak şekilde Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) modeline dönüştürülmesine yönelik yasal düzenleme çalışmalarının gecikmeksizin tamamlanması ve gerekli düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafın-dan yasalaştırılması gerektiği kanaatindeyim” diye konuştu.
Özsoy, Quick Sigorta’nın İstanbul’da yaşanan sel olayının ardından araçları zarar gören kasko sigortalı-larının mağduriyetlerini gidermek amacıyla, sigortalı memnuniyetini ve araç güvenliğini önceleyen özel bir yaklaşım benimsediğini de ekledi. Bu yaklaşımla sigortalılarının yalnızca mevcut hasarlarının giderilmesini değil, araçların gelecekteki kullanım güvenliğine ilişkin endişelerinin de değerlendirilmesini amaçlandığını kaydetti.
Türk Reasürans AŞ ile teknik işleticiliğini yürüttüğü Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) kaynaklarının bazı işlemler nedeniyle zarara uğradığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı bildirildi. Türk Reasürans AŞ’nin kuruluşundan itibaren Sayıştay denetimine tabi olduğu belirtilen açıklamada, “Sayıştay tarafından yapılan bu kapsamda gerçekleştirilen yıllık denetimlerde de söz konusu iddialar hakkında herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” denildi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
