ABD'de Trump yönetiminin eylül ayında duyurduğu nüfus sayımı önerisi tartışma yarattı. Demokratlar ve insan hakları kuruluşları, düzenlemenin siyasi temsilin yanı sıra sağlık, eğitim ve sosyal yardım bütçelerini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Teklif, yalnızca belgesiz göçmenleri değil, öğrenci vizesiyle ülkede bulunanları, geçici koruma statüsündekileri, mültecileri ve sığınmacıları da kapsıyor. Ayrıca nüfus sayımında ırk ve etnik köken bilgilerinin toplanmasına son verilmesi öngörülüyor.
ABD'de Temsilciler Meclisi sandalyeleri, her 10 yılda bir nüfus verilerine göre yeniden dağıtılıyor.
New York Times'ın analizine göre değişiklik uygulanırsa Florida, Rhode Island ve Teksas birer sandalye kaybedebilir. Minnesota, Ohio ve Oregon ise birer sandalye kazanabilir. Cumhuriyetçiler, vatandaş olmayanların sayılmasının siyasi temsil dengesini bozduğunu savunurken Demokratlar ülkede yaşayan herkesin hesaba katılması gerektiğini belirtiyor.
Nüfus verileri, Medicaid, çocuk sağlığı sigortası, gıda yardımı ve erken çocukluk eğitimi gibi programların finansmanında da kullanılıyor. Eleştirmenler, göçmenlerin kapsam dışında bırakılmasının özellikle düşük gelirli bölgelerin federal kaynaklardan aldığı payı azaltabileceğine dikkat çekiyor.
Sivil ve İnsan Hakları Liderlik Konferansı yetkilisi Meeta Anand, teklifin dava konusu olabileceğini söyledi. Muhalifler, ABD Anayasası'nın 14. Değişikliği'nin eyaletlerdeki toplam nüfusun esas alınmasını öngördüğünü savunuyor. Yönetim ise göçmenlik statüsünü idari kayıtlardan belirleme veya nüfus sayımına yeni bir soru ekleme seçeneklerini değerlendiriyor.
Henüz kesinleşmeyen teklife ilişkin kamuoyunun görüş bildirme süresi 2 Kasım'da sona erecek. Ticaret Bakanlığının değişiklikleri 1 Nisan 2027'ye kadar Kongre'ye bildirmesi gerekiyor. Düzenlemenin kabul edilmesi halinde yeni kuralların 2030 nüfus sayımında uygulanması gündeme gelecek.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
