Fransa ve Almanya, Avrupa otomotiv sanayisine yönelik yeni çerçevede İngiltere’ye belirli koşullarla özel katılım yolu açılmasını destekledi. 15 Ekim’de ortaya çıkan uzlaşmaya göre İngiltere, AB’nin ticaret politikalarıyla uyumlu yeni yükümlülükler üstlenmesi halinde otomotiv sektöründeki “Made in Europe” uygulamasına dahil edilebilecek. Öneri henüz Avrupa Birliği kararı niteliği taşımıyor ve AB kurumlarının değerlendirme ve onay süreçlerinden geçmesi gerekiyor.
Planın kapsamına 27 AB üyesinin yanı sıra 1 Ocak 2020’de AB iç pazarının parçası olan belirli Avrupa ortaklarının alınması öngörülüyor. İngiltere bu tarihte AB’den ayrılmadığı için koşulu karşılıyor. Türkiye ise Gümrük Birliği ilişkisine rağmen o tarihte iç pazarın üyesi olmadığı gerekçesiyle aynı istisnanın dışında kalıyor. Japonya ve Güney Kore de önerilen kapsamda yer almıyor.
Düzenleme, Türkiye’de üretilen otomobillerin AB’ye ihracatını yasaklamıyor. Ancak yeni kurallar kabul edilirse Türk üreticilerinin Avrupa’daki bazı kamu alımları ve teşvik programlarına erişiminde dezavantaj oluşabilecek. Türkiye, yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin yeni destek mekanizmalarında dikkate alınmasını istiyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temmuzdaki Brüksel görüşmelerinde ve 7 Ekim’de AB ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle yapılan toplantıda bu konuyu gündeme getirdi.
İngiltere’nin olası katılımı, AB’nin Çinli elektrikli araçlara yönelik ticaret politikasıyla ilişkilendiriliyor. Londra’dan, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan ek vergiler dahil olmak üzere AB’nin koruma önlemlerini benimsemesi bekleniyor. İngiltere halen Çinli otomobillere genel olarak yüzde 10 gümrük vergisi uygularken AB, 2024’te üreticiye göre değişen ilave vergiler getirmişti.
Fransa ve Almanya ayrıca 2035 yılı karbon hedeflerinde değişiklik öneriyor. Komisyonun önceki yaklaşımındaki yüzde 90 emisyon azaltımının, kalan bölüm için ilave telafi şartı olmadan uygulanması savunuluyor. Sanayi Hızlandırma Yasası’nın otomotiv bölümünde AB’de montaj ve batarya dışındaki parçaların değer olarak en az yüzde 70’inin AB kaynaklı olması gibi koşullar bulunuyor. Nihai kapsam ve Türkiye’nin konumu, yasama sürecindeki görüşmelerle belirlenecek.
Dünya ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
