Ukrayna, Karadeniz'deki limanlarına ve ihracat güzergâhlarına yönelik saldırılar nedeniyle tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırmakta giderek daha fazla zorlanıyor. Deniz taşımacılığındaki aksamaları kara yoluyla aşmaya çalışan Kiev yönetimi, bu kez sınır kapılarında biriken kamyonların güvenliğini sağlamak için yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Polonya ve Slovakya ile yürütülen görüşmelerde, tahıl taşıyan araçların gümrük kontrollerinin Ukrayna sınırından alınarak Avrupa Birliği topraklarında yapılması değerlendiriliyor.
23 Ekim'de gündeme gelen girişim, yalnızca sınır kapılarındaki bekleme süresini azaltmayı amaçlamıyor. Rusya'nın insansız hava araçlarıyla sınır geçişlerini ve ulaşım altyapısını hedef alması, ihracat yükü taşıyan araçların uzun kuyruklar oluşturduğu bölgelerde güvenlik riskini artırıyor. Ukrayna yönetimi, kontrol noktalarının yerini değiştirerek hem araçların saldırılara açık alanlarda beklemesini azaltmayı hem de tarım ürünlerinin sevkiyatını sürdürmeyi hedefliyor.
Kiev'in üzerinde çalıştığı plana göre tahıl ve diğer tarım ürünlerini taşıyan kamyonlar, sınırda uzun süre beklemek yerine gümrük işlemlerini Polonya veya Slovakya'daki belirlenmiş alanlarda tamamlayabilecek. Böylece kontrol için oluşan araç kuyruklarının saldırı tehdidi altındaki sınır bölgelerinde yoğunlaşmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Ancak düzenlemenin uygulanabilmesi için komşu ülkelerle ortak denetim, güvenlik ve gümrük usulleri üzerinde anlaşılması gerekiyor.
Ukrayna, daha önce Moldova ile uyguladığı ortak sınır kontrolü modelini benzer bir düzenleme için örnek alıyor. Yeni girişim henüz kesinleşmiş bir anlaşma ya da yürürlüğe girmiş bir gümrük kararı değil; görüşmelerin konusu olmaya devam ediyor. Bu ayrım önem taşıyor çünkü planın sevkiyat kapasitesine sağlayacağı katkı, uygulama alanları ve kontrol süreçleri netleştikten sonra ortaya çıkabilecek.
Ukrayna'nın tarım ürünleri ihracatı üzerindeki baskı, eylül ayı verilerine de yansıdı. Ülke, eylül ayında toplam 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç edebildi. Bu miktar, ihtiyaç duyulan potansiyel ihracat hacminin yalnızca yüzde 46'sına karşılık geldi. Söz konusu toplamın 1,4 milyon tonunu tahıllar, 444 bin tonunu yağlı tohumlar, 311 bin tonunu bitkisel yağlar ve 280 bin tonunu küspe oluşturdu.
Sevkiyatın hangi güzergâhlardan yapıldığı da limanlardaki aksamanın boyutunu gösteriyor. Eylül ayında tarım ürünleri ihracatının 1,3 milyon tonu Tuna limanlarından, 993 bin tonu demir yoluyla ve yaklaşık 120 bin tonu kara yoluyla gerçekleştirildi. Başka bir ifadeyle kara yolu taşımacılığı toplamın yalnızca yüzde 5'ini karşıladı. Bu nedenle kamyonların gümrük işlemlerinin hızlandırılması önemli olsa da tek başına deniz taşımacılığındaki kapasite kaybını telafi etmesi mümkün görünmüyor.
Ukrayna'nın karşı karşıya olduğu sorun yalnızca taşınamayan tahıl miktarıyla sınırlı değil. İhracat altyapısına yönelik saldırıların ülkeye günlük yaklaşık 60 milyon euro ihracat geliri kaybettirdiği belirtiliyor. Bu tutar, yalnızca tahıl satışlarından doğan kaybı değil, saldırılardan etkilenen daha geniş ihracat faaliyetlerini ifade ediyor. Limanların, ticari gemilerin ve kara sınırlarının baskı altında kalması, tarımsal üretimin ülke ekonomisine sağlayabileceği döviz gelirini azaltıyor.
İhracatın yavaşlaması, ürününü satmakta zorlanan çiftçiler üzerinde de baskı oluşturuyor. Depolama alanlarının dolması, taşıma sürelerinin uzaması ve navlun giderlerinin yükselmesi, üreticilerin yeni ekim dönemi için ihtiyaç duyduğu finansmana erişimini zorlaştırabiliyor. Ukrayna yönetiminin alternatif sevkiyat yolları için Avrupa Birliği'nden mali destek istemesinin arkasında da bu maliyet sorunu bulunuyor.
Ukrayna, alternatif güzergâhlarda ortaya çıkan ek lojistik maliyetlerinin karşılanması için Avrupa Birliği'nden en az 1,1 milyar euro destek talep etti. Önerilen hesaplamada ton başına yaklaşık 50 euro ek taşıma maliyetinin telafi edilmesi öngörülüyor. Kiev yönetimi, böyle bir mekanizmanın yaklaşık 20 milyon ton ilave tarım ürününün dünya pazarlarına ulaştırılmasına katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Avrupa Birliği'nin 2022'den bu yana geliştirdiği dayanışma koridorları, Ukrayna'nın kara, demir yolu ve iç su yollarıyla ihracatını sürdürmesine yardımcı oluyor. Avrupa Komisyonunun ekim ayında açıkladığı verilere göre, Mayıs 2022'den itibaren bu koridorlardan yaklaşık 108 milyon ton Ukrayna tarım ürünü taşındı. Ancak alternatif güzergâhların taşıma maliyetleri ve kapasiteleri, Karadeniz limanlarının tamamen kullanılabildiği bir sistemle aynı değil.
Yeni gümrük düzenlemesinin önünde yalnızca teknik sorunlar bulunmuyor. Polonya ve Slovakya, yerli üreticilerini korumaya yönelik kısıtlamalar nedeniyle Ukrayna'dan yapılan bazı tarım ürünü ithalatlarına sınırlama uyguluyor. Benzer kısıtlamaların Macaristan'da da bulunması, Ukrayna mallarının Avrupa pazarına girişi ile Avrupa üzerinden üçüncü ülkelere taşınması arasındaki ayrımı önemli hale getiriyor.
Gümrük kontrollerinin AB topraklarına taşınması, Ukrayna tahılının bu ülkelerde serbestçe satılmasına otomatik olarak izin verileceği anlamına gelmiyor. Transit yüklerin denetlenmesi, mühürlenmesi ve varış noktalarının izlenmesi için ayrıca düzenleme yapılması gerekecek. Bu nedenle müzakerelerin sonucunu belirleyecek başlıca konulardan biri, güvenlik ihtiyacı ile üye ülkelerin tarım politikaları arasında kurulacak denge olacak.
Ukrayna'nın tahıl sevkiyatında yaşadığı sorunlar, Karadeniz havzasındaki tarım ticaretinde önemli bir yere sahip olan Türkiye açısından da yakından izleniyor. Türkiye, buğday ithalatının bir bölümünü un, makarna ve diğer işlenmiş ürünlerin üretiminde kullanarak yeniden ihracat yapıyor. Ayrıca mısır, yağlı tohumlar ve yem hammaddeleri gibi ürünlerde Karadeniz bölgesindeki arz ve taşıma maliyetleri önem taşıyor.
Bununla birlikte Ukrayna'daki her ihracat aksamasının Türkiye'de ekmek veya un fiyatlarını aynı ölçüde artıracağını söylemek doğru değil. Türkiye'nin yerli üretimi, farklı ülkelerden yaptığı ithalat, stok durumu ve uluslararası tahıl fiyatları birlikte belirleyici oluyor. Ukrayna'dan sevkiyatın uzun süre kısıtlanması ise alternatif tedarik arayışlarını artırarak taşıma maliyetleri ve bazı tarımsal hammaddelerin fiyatları üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir.
Ukrayna, dünya tahıl ve bitkisel yağ ticaretinde önemli üreticiler arasında bulunuyor. Bu nedenle ülkenin ihracatındaki aksamalar, yalnızca Avrupa'daki sınır kapılarıyla sınırlı bir lojistik sorun olarak değerlendirilmiyor. Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da ithal tahıla bağımlı ülkeler açısından teslimat sürelerinin uzaması ve taşıma giderlerinin artması ek maliyet yaratabiliyor.
Kiev yönetiminin şimdi önceliği, mevcut ürünlerin daha güvenli biçimde ihraç edilmesini sağlamak ve gelecek üretim dönemine taşınabilecek stok birikimini sınırlamak. Polonya ve Slovakya ile görüşmelerden çıkacak kararlar, kara sınırlarındaki darboğazın ne ölçüde hafifletilebileceğini gösterecek. Ancak kalıcı çözüm açısından Karadeniz limanlarının güvenli ve düzenli çalışabilmesi belirleyici önemini koruyor.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
