Bilgi Üniversitesi’nde kamu hukuku dersi veren ve DÜNYA yazarı Ural Aküzüm, Gazze Mahkemesi’nin devletler veya kişiler hakkında bağlayıcı kararlar vermese de tanıkları, uzman değerlendirmelerini ve belgeleri bir araya getirerek geleceğe kayıt bıraktığını söyledi. Aküzüm, uluslararası hukukta büyük insanlık trajedilerinin sonuçlarının her zaman olayların yaşandığı dönemde ortaya çıkmadığını, yıllar sonra korunan deliller ve oluşturulan hukuk hafızasının önem kazanabildiğini belirtti.
Gazze Mahkemesi’nin ilk kamuya açık oturumlarının Mayıs 2025’te Saraybosna’da yapılmasını değerlendiren Aküzüm, bu tercihin Srebrenitsa bakımından güçlü bir tarihsel anlam taşıdığını ifade etti. Srebrenitsa’da sivillerin zamanında korunamadığını ve hukuki süreçlerin çoğu zaman felaketin ardından işlediğini belirten Aküzüm, tanıklıkların, delillerin ve arşivlerin uluslararası adalet açısından belirleyici olduğunu kaydetti.
Aküzüm, Hocalı konusunda Human Rights Watch’un Şubat 1992’de bölgeden kaçan Azerbaycanlı sivillerin öldürülmesini belgelediğini söyledi. Hocalı’nın “soykırım” olarak nitelendirilmesinin Azerbaycan ve çeşitli kurumların benimsediği bir yaklaşım olduğunu belirten Aküzüm, Hocalı, Srebrenitsa ve Gazze’nin mağdurların sesinin kim tarafından kayda geçirileceği, delillerin nasıl korunacağı ve uluslararası sistemin ne zaman harekete geçeceği sorularını gündeme getirdiğini ifade etti.
Moskova’da katıldığı “Yeni Küresel Düzen” başlıklı konuşmada Bosna, Karabağ ve Gazze örneklerini gündeme getirdiğini anlatan Aküzüm, Türkler ve Müslümanların yaşadığı insan hakları ihlallerine uluslararası çevrelerin geçmişte yeterince hızlı karşılık vermediği yönünde bir algı bulunduğunu söyledi. Bundan sonraki dönemde sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, hukukçular ve gençlik örgütlerinin daha aktif rol alması gerektiğini belirtti.
Gazze Mahkemesi’nin en önemli mirasının hafıza olacağını dile getiren Aküzüm, örgütlü entelektüel itirazın devletlerin resmî anlatıları karşısında tarihsel kayıt oluşturabileceğini söyledi. Türkiye’nin İstanbul’u uluslararası hukukun, insan haklarının, tahkimin ve genç hukukçuların merkezi haline getirebileceğini savunan Aküzüm, bunun temel ölçütünün Bosna, Hocalı ve Gazze gibi farklı dosyalarda mağdurun kimliğine bakmadan aynı hukuk standardını savunmak olduğunu ifade etti.
Dünya ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
