Çin’de büyümeyi desteklemek için sürdürülen borçlanma politikası, kamu bütçesinde faiz giderlerinin ağırlığını artırıyor. The Conference Board hesaplamalarına göre merkezi yönetimin yerel yönetimlere transferler dışındaki doğrudan harcamalarında borç faizine ayrılan payın 2026’da yüzde 19,2’ye ulaşması bekleniyor. Bu oran 2014’te yaklaşık yüzde 12 düzeyindeydi. ABD federal bütçesinde faiz giderlerinin payı yüzde 14, Japonya’da ise yüzde 25,6 seviyesinde bulunuyor. Karşılaştırmanın ülkelerin toplam faiz ödemelerini değil, ilgili bütçelerdeki payı gösterdiği ve bütçe kapsamlarının aynı olmadığı belirtildi.
CSIS’in Çin’in resmî bütçe verilerine dayanan analizine göre borç faizi harcamaları 2013-2025 arasında yüzde 341 arttı. Aynı dönemde toplam kamu harcamaları yüzde 102 yükseldi. Faiz giderleri, karşılaştırılan büyük bütçe kalemleri içinde en hızlı büyüyen kalem olurken sosyal güvenlik ve istihdam harcamaları yaklaşık yüzde 207, bilim ve teknoloji harcamaları yüzde 137, savunma harcamaları yüzde 141 arttı. Çin’in 2026 genel kamu bütçesinde yaklaşık 30 trilyon yuan harcama ve 5,9 trilyon yuan açık öngörülüyor.
Borç artışı, ekonomik büyümenin yavaşladığı bir dönemde gerçekleşiyor. IMF tahminlerine göre genel devlet borcunun milli gelire oranı 2015’te yaklaşık yüzde 41 iken 2026’da yüzde 107’ye, 2030’da yüzde 124’e çıkacak. Yerel yönetimlerin bilanço dışı finansman kuruluşlarını da içeren daha geniş hesaplamada oran 2026 için yüzde 135,3’e ulaşıyor. Pekin 2026 büyüme hedefini yüzde 4,5-5 aralığında belirlerken IMF, büyümenin yüzde 4,5’e gerilemesini bekliyor.
Borç baskısı kamu sektörüyle sınırlı değil. Capital Economics’e göre Çin’de şirket borçları 2019’dan bu yana iki katına çıkarken şirket gelirleri yaklaşık yüzde 30 arttı; şirketlerin yaklaşık üçte biri zarar ediyor. Kamu ve özel sektörün finans dışı borçlarını kapsayan hesapta toplam borcun milli gelire oranı yüzde 300’ü aşıyor; ABD’de bu oran 2025’te yaklaşık yüzde 265’ti. Yüksek yurtiçi tasarruflar, sermaye kontrolleri ve bankacılık sistemindeki devlet ağırlığı kısa vadeli dış finansman risklerini sınırlasa da artan faiz yükü, yatırımlar ve tüketimi desteklemek için kullanılabilecek bütçe kaynaklarını daraltıyor.
Dünya ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
