Macaristan'da Merkez Bankası'nın yüz milyonlarca dolarlık kaynaklarının kullanıldığı yatırımlarla ilgili soruşturma, ülkenin eski Merkez Bankası Başkanı György Matolcsy'nin gözaltına alınmasıyla yeni bir aşamaya ulaştı. Matolcsy, 21 Ekim Çarşamba günü düzenlenen operasyon kapsamında ekonomik dolandırıcılık ve sahte belge kullanma şüphesiyle gözaltına alındı. Savcılık, eski başkanın oğlu Ádám Matolcsy ile bir iş insanı hakkında da uluslararası yakalama kararı çıkardı.

2013-2025 yılları arasında Macaristan Merkez Bankası'nın başkanlığını yapan Matolcsy, eski Başbakan Viktor Orbán döneminin ekonomi yönetimindeki en etkili isimlerden biriydi. Soruşturmanın merkezinde, bankanın kurduğu vakıflara aktarılan kamu kaynaklarının yönetimi ve bu kaynaklarla gerçekleştirilen finansal işlemler bulunuyor. Savcılığın eski başkan hakkında tutuklama talep etmesinin ardından, mahkemenin 23 Ekim Cuma günü karar vermesi bekleniyor.

Macaristan Merkez Bankası, Matolcsy'nin başkanlığı döneminde çeşitli vakıflar kurarak bu kuruluşlara yüksek miktarda kaynak aktardı. Pallas Athéné adıyla oluşturulan vakıfların varlıklarını yöneten Optima Investment üzerinden gerçekleştirilen işlemler, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda uzun süredir tartışmalara neden oluyordu. Macaristan Sayıştayının incelemelerinde, yatırım kararlarının yeterince şeffaf yürütülmediği ve bazı işlemlerin önemli finansal kayıplara yol açtığı yönünde bulgular ortaya çıktı.

Merkez Bankası tarafından kurulan vakıflara başlangıçta yaklaşık 288 milyar forint kaynak aktarıldı. Bu tutar, güncel döviz kuru üzerinden yaklaşık 818 milyon dolara karşılık geliyor. Vakıfların varlık yönetimi kapsamında farklı dönemlerde kontrol edilen toplam tutar ise yaklaşık 500 milyar forinte kadar ulaştı. Ancak soruşturmadaki bu rakamlar birbirinden farklı büyüklükleri ifade ediyor ve tamamının kaybolduğu veya zimmete geçirildiği anlamına gelmiyor.

Soruşturmada özellikle gayrimenkul yatırımları, şirketler arasındaki finansal ilişkiler ve vakıfların kaynaklarının özel yatırım araçlarına aktarılması inceleniyor. Denetimlerde bazı varlıkların gerçek değerlerinin üzerinde fiyatlarla satın alındığı ve yatırım ağının karmaşık şirket yapıları üzerinden yönetildiği yönünde iddialar ortaya konuldu. Mevcut Merkez Bankası yönetimi ile devlet denetim kurumlarının suç duyuruları, soruşturmanın genişlemesinde etkili oldu.

Mayıs ayında yürütülen bağlantılı bir soruşturma kapsamında yaklaşık 91,8 milyar forint tutarında nakit ve menkul kıymete el konulduğu açıklanmıştı. Yaklaşık 300 milyon dolarlık bu büyüklük, yetkililerin şüpheli finansal işlemlerle bağlantılı varlıkları güvence altına alma çabalarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ancak el koyma işlemi, söz konusu varlıkların suç geliri olduğunun kesinleştiği veya haklarında nihai mahkeme kararı verildiği anlamına gelmiyor.

Son operasyonun odağında ise Matolcsy'nin görev süresinin son günlerinde gerçekleştirildiği öne sürülen bir menkul kıymet ödünç verme işlemi bulunuyor. Savcılık, bu işlemin vakıf varlıkları üzerindeki kontrolün belirli kişilerde tutulmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiş olabileceği şüphesini araştırıyor. İşlemin ekonomik gerekçesi, taraflar arasındaki bağlantılar ve varlıkların nihai olarak kimlerin kontrolüne geçtiği soruşturmanın temel başlıkları arasında yer alıyor.

Macaristan Başsavcılığının 21 Ekim'deki açıklamasına göre Matolcsy ile birlikte iki kişi daha gözaltına alındı. Bunlardan biri, soruşturmaya konu menkul kıymet işlemi sırasında özel sermaye fonunu temsil eden kişi; diğeri ise söz konusu işlemde görev alan avukat. Savcılık, şüphelilerin ekonomik dolandırıcılık ve bağlantılı suçlar kapsamında soruşturulduğunu bildirdi.

Operasyonda dikkat çeken bir diğer gelişme, eski Merkez Bankası Başkanı'nın oğlu Ádám Matolcsy hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarılması oldu. Aynı kapsamda, daha önce Merkez Bankası vakıflarının kaynaklarını yöneten şirketlerde görev yaptığı belirtilen iş insanı György Stofa da aranıyor. Her iki isim hakkındaki kararın ekonomik dolandırıcılık şüphesiyle bağlantılı olduğu açıklandı.

Ádám Matolcsy'nin adı, vakıf kaynaklarının kullanıldığı yatırım ağıyla ilişkili şirketler ve ticari bağlantılar nedeniyle daha önce de kamuoyunda gündeme gelmişti. Macaristan'daki soruşturmacılar, vakıf varlıklarının yönetiminde görev alan kişilerle bu varlıklardan dolaylı olarak yararlanmış olabilecek şirketler arasındaki ilişkileri inceliyor. Ancak bir kişinin soruşturmada şüpheli olarak yer alması veya hakkında yakalama kararı çıkarılması, isnat edilen suçun işlendiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Eski Merkez Bankası Başkanı Matolcsy, 21 Ekim'de gerçekleştirilen uzun sorgusunda suçlamalarla ilgili ifade vermedi. Avukatı Pál Bátki, müvekkiline yöneltilen şüphelerin çok sayıda finansal veri içerdiğini ve savunmanın dayanak delilleri incelemeden ayrıntılı yanıt veremeyeceğini belirtti. Matolcsy daha önce Merkez Bankası vakıflarının faaliyetlerinden hukuken sorumlu olmadığı görüşünü savunmuş ve hakkındaki usulsüzlük iddialarını reddetmişti.

Savcılık, sorgulamanın ardından eski Merkez Bankası Başkanı'nın tutuklanmasını talep etti. Matolcsy, mahkemenin kararına kadar polis gözetiminde tutulmak üzere ilgili birime nakledildi. Macaristan hukukunda gözaltına alınma ile mahkeme kararıyla tutuklanma farklı işlemler olduğundan, henüz kesinleşmemiş tutuklama kararının verilmiş gibi değerlendirilmemesi gerekiyor.

Macaristan'daki soruşturmanın siyasi ve ekonomik önemi, Matolcsy'nin uzun yıllar ülkenin para politikasını yönetmiş olmasından kaynaklanıyor. Eski Merkez Bankası Başkanı, 2010-2013 döneminde ekonomi bakanlığı görevinde bulunmuş, ardından 12 yıl boyunca merkez bankasının başkanlığını yürütmüştü. Bu dönemde alınan para politikası kararlarının yanı sıra bankanın vakıflar üzerinden gerçekleştirdiği yatırımlar da tartışma konusu olmuştu.

Nisan 2026'da Viktor Orbán'ın iktidardan ayrılmasının ardından göreve gelen Başbakan Péter Magyar yönetimi, önceki döneme ait kamu kaynaklarının kullanımını incelemeyi öncelikleri arasına aldı. Merkez Bankası'nın geçmiş işlemlerini araştırmak üzere parlamentoda inceleme mekanizmaları oluşturulurken, kamu varlıklarının geri kazanılmasına yönelik girişimler de başlatıldı. Matolcsy soruşturması, bu kapsamda yürütülen en dikkat çekici adli süreçlerden biri hâline geldi.

Bununla birlikte hükümetin siyasi değerlendirmeleriyle savcılığın yürüttüğü ceza soruşturmasının birbirinden ayrılması önem taşıyor. Soruşturmanın hukuki sonucu, mahkemeye sunulacak delillere ve yapılacak yargılamaya bağlı olacak. Eski başkanın geçmişte Orbán hükümetinde görev yapmış olması veya mevcut hükümetin soruşturmayı desteklemesi tek başına suçlamaların doğruluğunu kanıtlamıyor.

Soruşturmanın ekonomi dünyası açısından dikkat çeken yönü ise merkez bankalarının kamu kaynaklarını nasıl yönettiği ve bu kaynakların bankacılık sistemi dışındaki yatırım araçlarına aktarılmasının hangi riskleri doğurabileceği sorusu. Merkez bankalarının temel görevleri para politikası ve finansal istikrar etrafında şekillenirken, büyük tutarlı varlıkların vakıf ve yatırım şirketleri üzerinden yönetilmesi farklı denetim ve şeffaflık sorunlarını gündeme getirebiliyor. Macaristan'daki olay, kamu kaynaklarının doğrudan banka bilançosundan çıkarılmasının denetim sorumluluğunu ortadan kaldırmadığına ilişkin tartışmaları güçlendiriyor.

Türkiye açısından haberin doğrudan bir finansal piyasa etkisinden çok, merkez bankası yönetimi, kamu kaynaklarının denetimi ve kurumsal hesap verebilirlik bakımından karşılaştırmalı önemi bulunuyor. Avrupa Birliği üyesi bir ülkede eski merkez bankası başkanının görev dönemiyle bağlantılı işlemler nedeniyle gözaltına alınması, kamu kurumlarının geçmişteki mali kararlarının yıllar sonra da adli incelemeye konu olabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte Macaristan'daki vakıf modeli ve hukuki yapı, Türkiye'deki merkez bankacılığı uygulamalarıyla doğrudan aynı değil.

Gözler şimdi 23 Ekim Cuma günü verilmesi beklenen mahkeme kararına çevrildi. Mahkeme, savcılığın talebini kabul ederek Matolcsy'nin tutuklanmasına hükmedebileceği gibi farklı bir adli tedbir uygulanmasına da karar verebilir. Eski Merkez Bankası Başkanı'nın akıbeti kadar, uluslararası yakalama kararı çıkarılan isimlerin bulunup bulunamayacağı ve soruşturmanın hangi yeni işlemlere uzanacağı da önümüzdeki günlerde izlenecek.

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.