Ulaştırma ve Altyapı Ba­kanı Abdulkadir Uraloğ­lu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SE­TA) tarafından Ankara Ofisi'n­de düzenlenen "Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkın­ma Yolu Projesi Konferansı"na katıldı. Burada bir konuşma ya­pan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler ve Rus­ya-Ukrayna Savaşı gibi gelişme­lerin, kırılganlıklar yarattığını, bu kırılganlık karşısında ülkele­rin daha güvenli, kısa, öngörüle­bilir ve sürdürülebilir güzergah­lar aramaya başladığını anlattı.

Uraloğlu, bu noktada Türki­ye'nin coğrafi ve jeostratejik üs­tünlüğünün devreye girdiği­ne dikkati çekerek, "Orta Kori­dor'un kalbinde yer alan, Türk Boğazları'nı yöneten ve Kalkın­ma Yolu'nu inşa eden bir Türkiye olarak masada da sahada da şunu net biçimde kanıtlıyoruz. Türki­ye'siz koridor olmaz. Dünya ar­tık, Trans-Hazar üzerinden iş­leyen Orta Koridor'u, Basra'dan Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu'nu, Orta Koridor'un yeni bağlantısı TRIPP Koridoru'nu ve Modern Hicaz Demir Yolu Hat­tı'nı konuşuyor. Doğu-batı ve ku­zey-güney hatlarını ülkemizde buluşturup, Avrupa'ya taşıyan tamamlayıcı omurgalardır. Do­layısıyla Kalkınma Yolu'nu, mev­cut ticaret ağlarına can suyu ve­ren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bir kavşak noktasında olduğunu ve 4 saat­lik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,6 milyar insanın yaşadığını, yak­laşık 50 trilyon dolarlık gayri sa­fi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde yer aldığını aktaran Uraloğlu, "Türkiye'de Orta Kori­dor'a bağlantı sağlayan hatların uzunluğu mevcut, devam eden ve planlanan hatlarla birlikte top­lam 2 bin 156 kilometreye ulaş­maktadır. Yapılacak yatırımla­rın toplamı 47,1 milyar doları bu­lurken, 10 yıllık projeksiyonda üretim kapasitesinin 114 milyar doları, yıllık ortalama istihdam etkisinin ise 144 bin kişiyi bul­masını hedefliyoruz" dedi.

Temeli atılan Kars-Iğdır-Ara­lık-Dilucu Demiryolu'nun Or­ta Koridor'a stratejik bir güzer­gah kazandıracağına işaret eden Uraloğlu, şöyle devam etti:

"Doğu-batı eksenindeki bu gücü, kuzey-güney yönünde ta­mamlayacak ana omurga ise Kal­kınma Yolu'dur. Basra Körfezi'ni Irak'taki Fav Limanı'ndan baş­layarak, Türkiye üzerinden Av­rupa'ya bağlayacak yeni bir lo­jistik omurga oluşturuyoruz. Bu projeyi bitirmiş olsaydık, dünya Hürmüz Boğazı'nı daha az konu­şacaktı. Fav Limanı'ndan çıkıp, ülkemiz üzerinden Avrupa'ya uzanan güzergah sayesinde, 45 gün süren Ümit Burnu güzerga­hına göre 20 gün, 35 gün süren Güney Koridoru'na göre ise 10 gün kısalarak, yaklaşık 25 güne düşecektir. Proje bölgesel güç dengelerini ve ekonomik iliş­kileri yeniden şekillendirebile­cek stratejik bir kaldıraç niteli­ğindedir. " Kalkınma Yolu Proje­si’nin aynı zamanda Türkiye ile Irak arasında bir tür "ticari kader ortaklığı" oluşturarak, ikili eko­nomik ilişkileri de derinleştire­ceğine işaret eden Uraloğlu, "Sa­dece ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık kat­kı sağlamasını ve üretim ile lo­jistik merkezlerinin konumlan­dırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımıza istihdam im­kanı oluşturmasını öngörüyoruz. Kısa süre önce Suudi Arabistan ile imzaladığımız Hicaz Demir Yolu İşbirliği Mutabakat Zaptı da bu vizyonu güçlendirmekte­dir. Tarihi Hicaz Demir Yolu'nu modern bir yaklaşımla canlan­dırarak, Körfez'den Türkiye'ye ve oradan Avrupa'ya uzanan yeni bağlantılar kuruyoruz" değerlen­dirmesinde bulundu.

Bakan Uraloğlu, Türkiye'de Kapıkule-İstanbul-Eskişehir-İslahiye güzergahındaki 1681 kilometrelik hatla birlikte Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan kesimlerini de içeren toplam 2 bin 511 kilometrelik bir bağlantıdan söz edildiğini aktardı. Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Kalkınma Yolu Projesi, Orta Doğu'nun parçalanmış jeoekonomik yapısını yeniden bütünleştirme, Irak'ı bölgesel ticaretin kavşak noktalarından birine dönüştürme ve Türkiye'nin küresel bağlantısallık ağlarındaki konumunu güçlendirme potansiyeline sahiptir. Bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesi, güvenlik risklerinin yönetilmesi, finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve mevcut bağlantısallık girişimleriyle tamamlayıcılığın sağlanması, Kalkınma Yolu'nun bir ulaştırma koridorunun ötesine geçerek, bölgesel düzenin yeniden şekillenmesinde rol oynayan kalıcı bir stratejik girişime dönüşmesini mümkün kılacaktır. "

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.