26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybeden 'Güllü' adıyla tanınan Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması bugün görüldü.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, Güllü'nün ölümüne ilişkin deliller ele alındı. Duruşmada, sanatçının düşmeden önceki sürece ait olduğu belirtilen ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu.
Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok, duruşmadaki savunmasında tanık Sultan'ın beyanlarına itiraz etti. Sultan'ın, Tuğyan Ülkem Gülter'in kendisine "Ben yanarsam sen de yanarsın" dediği yönündeki iddiasını kabul etmeyen Uçanok, tanığın gerçeği yansıtmayan ifadeler verdiğini öne sürdü.
Tanık Sultan'ın ifadelerini değerlendiren Uçanok, Sultan'ın Tuğyan'ın baskısı altında olduğu yönündeki değerlendirmelere katılmadı. Uçanok, savunmasında Sultan'ın ifadelerinin güvenilirliğini sorgularken, müvekkilinin tutuklanmasına dayanak oluşturan iddialara itiraz etti.
Çağrı ile Tuğyan Ülkem Gülter arasında geçen telefon görüşmesinin duruşmada dinletildiğini belirten Uçanok, görüşmede yer alan "Ben sana annemi öldüreceğimi söyledim" sözünün, 'tasarlama' iddiasını tek başına kanıtlamadığını savundu. Uçanok, yalnızca tanık ifadelerine dayanılarak karar verilmesinin doğru olmayacağını ifade etti.
Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok, savunmasında Güllü'nün sesinin tespitine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Uçanok, sanatçının sesini en iyi tanıyan kişilerden biri olduğunu belirttiği aranjörünün, kayıtlarda yer alan "Hadi görüşürüz" ifadesinin Güllü'ye ait olduğunu söylediğini aktardı. Avukat Uçanok, bu değerlendirmenin müvekkilinin savunması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Savunmasında olay yeri keşfine de değinen Uçanok, keşif sırasında tanığın olay anında nereden baktığına ilişkin anlatımını olay yeri fotoğraflarıyla karşılaştırdı. Tanığın sol taraftan yanaşarak baktığını söylediğini aktaran Uçanok, olay yeri fotoğraflarının bu anlatımla uyuşmadığını öne sürdü.
Uçanok, tanığın sağ taraftaki aynadan bakması gerektiğini savunarak, bulunduğu konumdan olayı görmesinin boyunun yeterliliği açısından da mümkün olmadığını iddia etti. Avukat, bu ayrıntıların tanık anlatımının güvenilirliği bakımından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Soruşturma sürecine yönelik eleştirilerde de bulunan Uçanok, olaydan 28 gün sonra keşif yapıldığına dikkat çekti. Olayın aydınlatılması için elde edilen delillerin ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uçanok, müvekkili hakkındaki suçlamaların somut deliller çerçevesinde ele alınmasını istedi.
Merve Uçanok'un değerlendirmelerinin ardından söz alan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in savunmasında, annesinin ölümünün kaza olduğunu öne sürerek suçlamaları reddettiği aktarıldı. Gülter'in, "Olay kazadır. Annemin düştüğünü görmedim, görseydim tutardım. Sanık sıfatıyla bulundum ama ben mağdurum" dediği belirtildi.
Sultan'ın her zaman yanında olduğunu ifade eden Gülter'in, uzman mütalaası için kendi parasıyla ödeme yapmak istediğini söylediği aktarıldı. Gülter'in, "Madem ben katilim, olay anında bağırmadı, anlatmadı" ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Annesini kaybetmenin acısını yaşarken iftiraya uğradığını öne süren Gülter'in, "Dosyada birçok delil mevcut. Annemi kaybetmenin acısını yaşarken bir de bunları yaşıyorum. İftiraya uğradım" dediği aktarıldı.
Duruşmada avukatın Güllü'nün sesini dinlettiği sırada Tuğyan Ülkem Gülter ile kardeşi Tuğberk'in gözyaşlarını tutamadığı ifade edildi. Gülter'in savunması sırasında duygusal anlar yaşadığı, annesinin ilk göz ağrısı olduğunu dile getirdiği belirtildi.
Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.
Duruşmanın ardından Şarkıcı Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
