Bankacılığın tanımı 90’lı yıllardan günümüze çok değişti. Artık pek çok alanda doğru danışmanlığı vermek sektör açısından fark yaratan bir hizmet haline gel­di. Bugün ‘sürdürülebilirlik’ dediğimiz kavram hayatımızı 360 derece kapsar hale geldi. Çocukluğumuzda yaşamadı­ğımız bir dünya yaşıyoruz. Bir tarafta sıcaklardan yanıyoruz, diğer taraftan sel baskınlarıyla mücadele ediyoruz.

Dünya Bankası’nın Türki­ye Ülke İklim ve Kalkınma Ra­poru’na göre Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefine ilerlerken 2022-2040 döneminde yakla­şık 165 milyar ABD doları ila­ve yatırıma ihtiyacı olacak. Bu­nun yaklaşık 11 milyar dolarlık bölümünün imalat sektörün­deki yatırımlardan gelmesi ge­rekiyor. Bu tablo, sürdürüle­bilir dönüşümün finansmanı kadar şirketlerin yatırım plan­larının ve Türkiye’nin uzun va­deli rekabet gücünün de öne­mini ortaya koyuyor.

Küresel Bankacılık Partneri olarak COP31’e desteğini açık­layan ilk kurumlardan biri olan Garanti BBVA üst düzey yöne­tim ekibi Ticari Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardım­cısı Cemal Onaran, Kurumsal ve Yatırım Bankacılığından so­rumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ve Sürdürülebilir­lik Direktörü İrem Barzilay’ın katılımı ile bir araya geldiğimiz­de Genel Müdür Mahmut Akten banka olarak geldikleri noktayı önce rakamlarla ortaya koydu.

Garanti BBVA, 2018–2025 dönemi için belirlediği 400 milyar TL’lik sürdürülebilir fi­nansman hedefini planlanan­dan önce tamamladı. 2018– 2029 dönemi için hedefini 3,5 trilyon TL’ye yükselten banka, 855 milyar TL’si bu yıl olmak üzere, 2026 yılının üçüncü çey­reği itibarıyla yaklaşık 1,9 tril­yon TL sürdürülebilir finans­mana ulaştı. BBVA Grubu’nun 2025–2029 dönemi için belir­lediği sürdürülebilir finans­man hedefi ise 700 milyar euro.

Akten, “Biz bunun %15-20’si­ni gerçekleştirmek istiyoruz. Grup, 2026 yılının ilk çeyreğin­de 36 milyar euro sürdürülebi­lir finansman sağladı. 2025’ten bu yana BBVA’nın toplam sür­dürülebilir finansmanı 170 mil­yar euroya ulaştı. Garanti BB­VA, sürdürülebilir finansman kapsamında yenilenebilir ener­ji, enerji verimliliği, elektrifi­kasyon, sanayinin düşük kar­bonlu üretime geçişi ve iklim değişikliğine uyum ve benze­ri yatırımlarını destekliyor. Şu anda banka tarafından sağla­nan yaklaşık her dört krediden biri sürdürülebilir finansmanla eşleşiyor” bilgisini verdi.

“Garanti BBVA olarak sürdü­rülebilir finansmanı uzun yıl­lardır önceliklendiriyoruz” di­yen Garanti BBVA Genel Mü­dürü Mahmut Akten, “Bizim için önemli olan yalnızca sağla­dığımız finansmanın büyüklü­ğü değil, bu kaynaklarla hangi yatırımların hayata geçirildiği ve şirketlerin dönüşümüne na­sıl katkı sağlandığı. Enerji ve­rimliliğinden elektrifikasyona, düşük karbonlu üretimden ik­lim dayanıklılığına kadar farklı alanlarda müşterilerimizin ih­tiyaçlarına uygun çözümler ge­liştiriyoruz. COP31’in Küresel Bankacılık Partneri olarak Tür­kiye’nin bu alanlardaki potan­siyelini uluslararası platforma taşımayı, yeni yatırımların ve iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz” değer­lendirmesini yaptı.

Garanti BBVA Genel Müdü­rü Mahmut Akten, bugün sür­dürülebilirliği yalnızca çev­resel hedefler veya kurumsal taahhütler üzerinden değer­lendirmenin de yeterli olma­dığını kaydederek “Sürdü­rülebilirlik artık, ‘böyle olsa güzel olur’ konusu değil. Zo­runluluklar konusu… Yatırım yapmaya devam etmemiz ge­rekiyor. Bu konuda kendisine yatırım yapan, yapabilen re­kabetçi olacak” değerlendir­mesinde bulundu.

Garanti BBVA 2014 yılından bu yana finansman sağladığı tüm yeni elektrik üretim proje­lerinde yenilenebilir kaynakla­rına odaklanıyor. Bu kapsamda yenilenebilir enerji projelerine 7,7 milyar doları aşkın yatırım yapıldı. Banka, önümüzdeki dönemde yeni üretim kapasi­tesinin yanı sıra şebeke, depo­lama ve sistem esnekliği yatı­rımlarının da enerji dönüşümü için kritik olacağını değerlen­diriyor. Sürdürülebilir mobili­te alanında da dönüşümü des­tekleyen Garanti BBVA, 2026 yılında elektrikli araçlara ve şarj altyapısına 27 milyar TL finansman sağladı.

İklim değişikliğiyle mücade­lede emisyonların azaltılması­nın yanı sıra değişen iklim ko­şullarına uyum sağlanması da önem kazanıyor. Su kaynakla­rının etkin yönetimi, aşırı ha­va olaylarına karşı altyapıla­rın güçlendirilmesi ve tarımsal üretimin korunması, bu kap­samda öne çıkan yatırım alanla­rı arasında bulunuyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın 2025 Adaptation Gap Report çalışmasına göre, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum için 2035 yılında yıllık 310–365 milyar dolar finansmana ihtiyaç duy­ması öngörülüyor. Buna kar­şılık 2023 yılında uluslarara­sı kamu kaynaklarından sağla­nan adaptasyon finansmanı 26 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bu fark, özel sektörün ve finans kuruluşlarının iklim dayanık­lılığı yatırımlarındaki rolünün önemini ortaya koyuyor.

Garanti BBVA, bu alanda­ki yatırımları desteklemek amacıyla 30 milyon ABD do­ları tutarında, 371 gün vade­li Adaptasyon ve Dayanıklılık temalı sürdürülebilir tahvil gerçekleştirdi. Tahvil kapsa­mında sağlanan kaynaklar; su altyapısı, taşkın önleme, daya­nıklı kentsel dönüşüm, erken uyarı sistemleri ve kritik alt­yapıların güçlendirilmesi gibi alanlara yönlendiriliyor.

Ticari Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, ticari bankacılık tarafında yaklaşık 1.500 portföy yatırımcısı ile çalıştıklarını belirterek, “Şimdi yılda bir kere de olsa sürdürülebilirlik işine imza atıyorlar. Hedefler mutlaka var ama gençlerden de ilgi var. Bu alanda iş yapmak isteyenlerin olması da çok güzel” şeklinde konuştu.

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, fon krizi ile ilgili sorular üzerine ise şirketler tarafında bir miktar mevduata geçiş gördüklerini ama bireyse tarafta dikkat çekici bir aksiyon görmediklerini söyledi. Bireysel taraftaki hareketi daha çok maaş dönemlerinde gördüklerini anlatan Akten, “131 fona bir anlamda karantina yapıldı. Bireyselde fon krizi kaynaklı diyebileceğimiz bir durum yok. TL getirileri nedeniyle bireysel müşteri döviz satmaya devam ediyor” dedi. Akten, altın fiyatlarındaki hareketlenmenin bireysel yatırımcı tarafında etkisinin daha çok hissedildiğini aktardı.

Garanti BBVA ve BBVA, COP31 Küresel Bankacılık Partnerleri olarak Antalya’da oluşturulacak pavilyonda sürdürülebilir finansman, temiz enerji, elektrifikasyon, sanayinin yeşil dönüşümü, temiz teknolojiler, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler, tarım ve biyoçeşitlilik başlıklarını ele alacak.

Kamu kurumları, iş dünyası, uluslararası finans kuruluşları, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek buluşmalarda, Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm alanındaki yatırım fırsatları, finansman olanakları ve yeni iş birliği modelleri değerlendirilecek.

Garanti BBVA ve BBVA, COP31’i yalnızca taahhütlerin konuşulduğu bir zirve olarak değil, bu taahhütlerin yatırımlara ve somut uygulamalara dönüştürülmesini hızlandıracak bir platform olarak görüyor. Banka, zirvenin ardından başarıyı ortaya konulan hedeflerin yanı sıra hayata geçen projeler, geliştirilen finansman modelleri ve kalıcı iş birlikleri üzerinden değerlendirmenin önemine dikkat çekiyor.

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.