Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Başkanı Adnan Akfırat, yapay zekâ tartışmasının sohbet robotları ve büyük dil modelleriyle sınırlanmaması gerektiğini belirtti. Akfırat’a göre asıl dönüşüm; sanayi, tarım, enerji, ulaştırma ve sağlık gibi üretim alanlarında yaşanacak. Çin Devlet Konseyinin 21 Ağustos 2025’te kabul ettiği politika belgesi de yapay zekânın bilim, sanayi, tarım, hizmetler, kamu yönetimi, eğitim ve sağlıkta kullanılmasını öngörüyor.

Belgede sanayi için tasarım, deneme, üretim, hizmet ve işletme süreçlerinin tamamında yapay zekâ kullanımına işaret ediliyor. Dijital ikizlerle üretim hatlarının simüle edilmesi, makine görüşüyle kalite kontrolü, arızaların önceden tahmini ve enerji ile hammadde tüketiminin gerçek zamanlı azaltılması hedefleniyor. Böylece yapay zekânın fabrikadan bağımsız bir yazılım olmaktan çıkıp üretim sisteminin parçası haline gelmesi amaçlanıyor.

Akfırat, Çin’in avantajlarını kapsamlı sanayi ve tedarik zincirleri, geniş üretim verisi, yenilikleri seri üretime taşıyabilen mühendislik gücü ve devlet-üniversite-araştırma kurumlarıyla şirketlerin ortak hareket edebilmesi olarak sıraladı. Üretimden elde edilen verinin modelleri geliştirdiğini, gelişen modellerin de üretimi yeniden iyileştirdiğini belirterek bu döngünün Çin’in temel üstünlüklerinden biri olduğunu ifade etti.

Yazıda eğitim politikalarının da dönüşümün parçası olduğu vurgulandı. Çin’in 2024-2035 Eğitim Gücü İnşa Planı, yeni mühendislik, tıp ve tarım disiplinlerinin geliştirilmesini; üniversiteler, araştırma merkezleri, teknoloji parkları ve şirketler arasında ortak platformlar kurulmasını öngörüyor. Çin Eğitim Bakanlığının 6 Şubat 2026 tarihli mesleki eğitim reformu belgesinde ise şirketlerin eğitim programlarına katılması, fabrika mühendisleri ve teknisyenlerin ders vermesi, öğrencilerin gerçek üretim ortamlarında yetişmesi planlanıyor.

Akfırat, Türkiye’nin Çin modelini aynen kopyalayamayacağını ancak yapay zekâ politikasını sanayi politikasından ayırmaması gerektiğini belirtti. Üniversitelerin üretim ve kamu hizmetlerine katkısının da değerlendirilmesini, mesleki eğitimin ikinci sınıf görülmemesini ve küçük ve orta ölçekli işletmeler için ortak altyapılar kurulmasını önerdi. Türkiye’nin makine, otomotiv, tekstil, tarım, enerji, sağlık teknolojileri ve savunma sanayisi gibi alanlarda üniversite, meslek okulu, organize sanayi bölgesi ve şirketlerin birlikte yönettiği yapay zekâ üretim merkezleri kurabileceğini kaydetti.

Dünya ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.