Japonya'da yapay zekâ yatırımlarının desteklediği ihracat artışı, ülkenin dış ticaret dengesini düzeltmeye yetmedi. Eylül ayında yarı iletkenler ve otomobil satışları güçlü seyrini korurken ithalatın daha hızlı büyümesi, dış ticaret açığını piyasa beklentilerinin oldukça üzerine taşıdı. Özellikle enerji maliyetlerindeki yükseliş, Japon ekonomisinin dış ticarette karşı karşıya olduğu baskının sürdüğünü gösterdi.

Japonya Maliye Bakanlığı'nın 21 Ekim'de açıkladığı öncü verilere göre ülkenin eylül ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,7 artarak 10,97 trilyon yene ulaştı. İthalat ise yüzde 18,9 yükselişle 11,51 trilyon yen oldu. Böylece dış ticaret açığı 536,6 milyar yen, yaklaşık 3,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Eylül ayı için piyasalarda 181 milyar yenlik dış ticaret açığı bekleniyordu. Gerçekleşen rakam bu tahminin yaklaşık üç katına yaklaşırken, Japonya'nın dış ticaret dengesi üst üste beşinci ayda da açık verdi.

Bununla birlikte aylık karşılaştırmada daha olumlu bir gelişme yaşandı. Ağustosta yaklaşık 1,1 trilyon yene ulaşan dış ticaret açığı, eylülde 536,6 milyar yene geriledi. Ancak bu iyileşme, ülkenin ithalat maliyetlerinde kalıcı bir rahatlama yaşandığı anlamına gelmiyor.

İhracatın yıllık artış hızı ağustostaki yüzde 19,3'ten eylülde yüzde 16,7'ye yavaşladı. Piyasa beklentisi ise yüzde 20,1'lik yükseliş yönündeydi. İthalattaki artış da ağustosun yüzde 28'lik seviyesinden yüzde 18,9'a gerileyerek yüzde 19,6'lık tahminin altında kaldı.

Japonya'nın ihracatını destekleyen en önemli sektörlerden biri yarı iletken teknolojileri oldu. Yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının küresel ölçekte sürmesi, Japon üreticilerin elektronik bileşenlerine ve çip üretim ekipmanlarına olan talebi artırdı.

Eylül ayında yarı iletkenler ve ilgili elektronik bileşenlerin ihracat değeri yıllık yüzde 49,4 yükseldi. Yarı iletken üretim ekipmanlarının ihracatında yüzde 43,9, otomobil ihracatında ise yüzde 15,1 artış kaydedildi. Bu performans sayesinde Japonya'nın toplam ihracatındaki büyüme serisi 13'üncü aya ulaştı.

Ülke bazında da önemli farklılıklar yaşandı. ABD'ye yapılan ihracat yüzde 22,9 artarken Çin'e satışlar yüzde 8,6, Avrupa Birliği'ne ihracat ise yüzde 10,5 yükseldi. Böylece teknoloji ürünlerinin yanı sıra otomotiv sektörü de dış talebi desteklemeyi sürdürdü.

Japonya'nın dış ticaret açığında en büyük baskı unsurlarından biri enerji ithalatı olmaya devam ediyor. Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatlarını yüksek tutması ve tedarik yollarındaki aksaklıklar, enerji kaynaklarında büyük ölçüde dışa bağımlı olan ülkenin ithalat maliyetlerini artırdı.

Eylülde ham petrol ithalatının parasal değeri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 51,1 yükseldi. Aynı dönemde petrol ithalat miktarındaki artışın yalnızca yüzde 3,1 olması, faturadaki yükselişte fiyat etkisinin ağırlığını ortaya koydu.

Sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatının değeri yüzde 39,2, yarı iletkenler ve ilgili elektronik bileşenlerin ithalatı ise yüzde 51,4 arttı. Böylece Japonya, teknoloji ürünlerinde ihracatını büyütmesine karşın aynı sektörün üretim ve tedarik zincirinde yüksek ithalat maliyetleriyle karşılaşmaya devam etti.

Yenin dolar karşısındaki zayıf seyri de maliyet baskısını artıran unsurlar arasında yer aldı. Eylül ayında doların ortalama değeri 157,43 yen olurken Japon para birimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 daha düşük seviyede kaldı. Bu durum ihracatçıların rekabet gücünü desteklese de enerji ve ham madde ithalatını daha pahalı hale getirdi.

Japonya'nın dış ticaretindeki bozulma yalnızca eylül ayıyla sınırlı kalmadı. Nisan-eylül dönemini kapsayan 2026 mali yılının ilk yarısında ihracat yüzde 18,4 artarak yaklaşık 63,5 trilyon yene yükseldi. İthalat ise yüzde 20,4 artışla 66,3 trilyon yene ulaştı.

Altı aylık dönemde dış ticaret açığı yaklaşık 2,8 trilyon yen oldu. Bu sonuç, ihracatın güçlü büyümesine rağmen petrol ve diğer ithal ürünlerdeki maliyet artışının dış ticaret dengesini olumsuz etkilemeyi sürdürdüğünü gösterdi.

Dış ticaret verileri, Japonya Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde açıklandı. Banka, eylül ayında politika faizini yüzde 1,25'e yükseltmişti. Enerji fiyatlarının yüksek seyri ve zayıf yenin ithalat maliyetlerini artırması, enflasyon görünümündeki başlıca riskler arasında bulunuyor.

Japonya Merkez Bankası'nın 29-30 Ekim'de gerçekleştireceği toplantıda büyüme ve enflasyona ilişkin yeni tahminler açıklanacak. Piyasalar özellikle ithalat maliyetlerinin fiyatlara ne ölçüde yansıyacağını ve bunun sonraki faiz kararlarını nasıl etkileyebileceğini izleyecek.

Dış ticaret cephesindeki bir sonraki önemli tarih ise 18 Kasım olacak. Ekim ayına ilişkin veriler, enerji ithalatındaki baskının azalıp azalmadığını ve Japonya'nın beş aylık dış ticaret açığı serisinin sona erip ermeyeceğini gösterecek.

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.