İstanbul, son 84 yılın en yüksek yağış değerlerin­den birinin kaydedildiği sağanakla birlikte ciddi bir sel felaketi yaşadı. Salı sabahı baş­layan ve gece boyunca etkisini sürdüren yağış, özellikle Avru­pa Yakası’nın kuzey ve orta ke­simlerinde hayatı felç etti. İs­tanbul’da metrekareye 261 ki­logram yağış düştü.

Derelerin taşmasıyla cadde ve sokaklar su altında kalırken otomobil­ler sürüklendi, fabrikalarda ça­lışanlar mahsur kaldı, ev ve iş yerlerini su bastı. Kentin farklı noktalarında yüzlerce kişi tah­liye edilirken ekipler, su baskın­larının ardından oluşan hasa­rı gidermek için çalışmalarını sürdürdü. İstanbul Büyükşe­hir Belediyesi Afet Koordinas­yon Merkezi (AKOM) verileri­ne göre Beykoz’da metrekareye 277,1 kilogram yağış düştü. Bu değer, 1942’den bu yana istas­yonlarda kaydedilen en yüksek yağış miktarı olarak açıklandı. Sarıyer’de 211,8, Eyüpsultan’da 203,9 kilogram yağış ölçüldü.

Bazı ilçelerde metrekareye dü­şen yağış miktarı 130 kilogra­mı aşarken diğer bölgelerde 35 ila 120 kilogram arasında değiş­ti. Kentin ekim ayı uzun yıllar ortalaması 66,3 kilogram olan yağış miktarı, Beykoz’da tek bir yağış sisteminde bu ortalama­nın 4,1 katına ulaştı. Yağışın şiddeti, yalnızca su baskınlarıy­la sınırlı kalmadı. Dere yatakla­rının çevresindeki yerleşimler, sanayi alanları ve ulaşım güzer­gâhları taşkınlardan etkilendi. İstanbul’un farklı ilçelerinde yollar ulaşıma kapanırken met­ro hatlarında su tahliye ve te­mizlik çalışmaları yapıldı. Selin ardından ortaya çıkan görün­tüler, kentin yoğun yağış karşı­sındaki altyapı kapasitesini ve yapılaşma tercihlerini yeniden gündeme taşıdı.

Afetin en ağır bilançosu can kayıpları oldu. Fatih Balat’ta selden kaçarken elektrik akımı­na kapılan 14 yaşındaki bir ço­cuk ve Dereboyu Caddesi’nde bir konukevi önünde yolun kar­şısına geçmeye çalışan 34 ya­şındaki bir kişi ayağının kayıp düşmesi sonucu kafasını kal­dırıma çarparak hayatını kay­betti. Son durumla ilgili İstan­bul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, “Kağıthane ilçesi Sadabat Parkı yanında bir er­kek cesedi bulunmuştur. Şah­sın kimlik tespit işlemleri de­vam etmektedir. Yağış nedeniy­le hayatını kaybedenlerin sayısı 3’e yükselmiş olup, kayıp şahıs sayısı an itibariyle 5’tir” ifade­lerine yer verildi.

Öte yandan İstanbul Valisi Davut Gül tara­fından yapılan ilk açıklamada 3 kişinin de yaralandığı belir­tilmişti. İçişleri Bakanı Musta­fa Çiftçi’nin verdiği bilgiye göre ise arama kurtarma çalışmaları kapsamında mahsur kalan 2 bin 727 kişi güvenli bölgelere tah­liye edildi. Uyarı verilen illerde toplam 9 bin 588 ihbar alınır­ken, bu ihbarların 8 bin 815’i İs­tanbul’dan gerçekleşti. İstanbul 112 acil çağrı merkezine gelen ve doğrulaması yapılan 6 bin 728 vakaya da müdahale edildi.

Sağanağın en ağır etkiledi­ği bölgelerden biri Sarıyer’in Ayazağa Mahallesi oldu. Gece boyunca yükselen sular, cad­de ve sokakları kapladı. Araç­lar sel sularına kapılarak sü­rüklendi. Ayazağa’da mahsur kalan vatandaşlar iş makinele­riyle kurtarıldı. Kemerburgaz Caddesi ulaşıma kapanırken bir kargo firmasının çalışan­larının kurtarılması için kep­çeler ve zodyak botlarla çalış­ma yürütüldü. Sel sularının ba­zı noktalarda iki metreyi aştığı bildirildi.

Geceyi iş yerlerinde geçirmek zorunda kalan çalı­şanlar ve çevredeki işletme­lerde mahsur kalanlar güvenli bölgelere taşındı. Selin etkisiy­le araçların kullanılamaz ha­le geldiği bölgede hasar tespit çalışmaları da önem kazandı. Ağır hasarlı otomobillerin bir kısmının tamir edilemeyecek durumda olduğu değerlendi­rilirken, araç sahiplerinin si­gorta ve tazminat süreçleriyle karşı karşıya kalacağı belirtil­di. Afetin ekonomik etkisi, yal­nızca ev ve iş yerlerinde oluşan zararla sınırlı kalmadı; üretim, ulaşım ve günlük çalışma düze­ni de kesintiye uğradı.

Kağıthane’de akşam saatle­rinde başlayan ve gece boyun­ca aralıklarla devam eden sağa­nak, Kağıthane Deresi’nin taş­masına yol açtı. Yükselen sular Hasbahçe’ye yayıldı. Tarihi Sa­dabad Camii’nin bahçesi ve iba­det alanı su altında kaldı. Cami­nin minberinin alt bölümü de sulara gömülürken bahçede­ki Sedef Atölyesi ve çevredeki müştemilatlar taşkından etki­lendi. Caminin önünde park ha­lindeki bir otomobilin bir bölü­mü suya gömüldü. Belediye za­bıta ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken cami bahçe­sinin kapıları kapatıldı ve giriş çıkışlara izin verilmedi.

Başakşehir’de Atatürk Olim­piyat Stadı yakınındaki dere­nin taşması da çevrede paniğe neden oldu. Taşkın sularının genişleyerek nehir görünümü oluşturduğu anlar cep telefo­nu görüntülerine yansıdı. Bey­koz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arna­vutköy, Şişli, Başakşehir ve Bü­yükçekmece başta olmak üzere birçok ilçede yüksek yağış mik­tarları kaydedildi. İstanbul Bo­ğazı’nın bazı kıyı kesimlerinde deniz suyunun kahverengiye dönmesi de yağışla birlikte taşı­nan çamur ve yüzey akışının iz­lerini gözler önüne serdi.

Ayazağa: Araçlar sürüklendi, çalışanlar ve vatandaşlar iş makineleriyle kurtarıldı.

Cendere Havzası: İş yerleri ve fabrikalar su altında kaldı, çalışanlar mahsur kaldı.

Kâğıthane: Kağıthane Deresi taştı, Hasbahçe ve tarihi Sadabad Camii’ni su bastı.

Başakşehir: Atatürk Olimpiyat Stadı yakınındaki dere taştı.

Beykoz: Metrekareye 277,1 kilogram yağışla rekor düzey kaydedildi.

İstanbul’da yaşanan felaket, aşırı yağışın yanı sıra kentin suyla kurduğu ilişkinin de sorgulanmasını beraberinde getirdi. Dere yataklarının çevresindeki yerleşimler, sanayi bölgeleri ve yoğun yapılaşmanın bulunduğu alanlarda ortaya çıkan tablo, yağmur suyunun hangi güzergâhlardan akabildiği ve altyapının bu yükü ne ölçüde taşıyabildiği sorularını gündeme getirdi. Özellikle dere taşkınlarının yerleşim ve çalışma alanlarını doğrudan etkilemesi, afet riskinin yalnızca meteorolojik verilerle açıklanamayacağını gösterdi.

İklim krizi ise bu tablonun diğer önemli boyutunu oluşturuyor. Küresel ısınma, atmosferin daha fazla nem tutabilmesine olanak tanıyarak bazı bölgelerde aşırı yağışların şiddetini artırabiliyor. Ancak tek bir yağış olayını yalnızca iklim değişikliğine bağlamak mümkün değil; olayın iklim değişikliğiyle ilişkisinin bilimsel olarak değerlendirilebilmesi için uzun dönemli gözlemler ve atıf analizleri gerekiyor. Buna karşılık, aşırı hava olaylarının etkilerinin kentlerin planlama, altyapı ve hazırlık kapasitesine bağlı olarak ağırlaşabildiği biliniyor.

Yoğun yağış ulaşım ağını da etkiledi. Bazı yollar su baskınları ve oluşan hasar nedeniyle kapatılırken İstanbul Havalimanı’nda 51 uçuşun alternatif havalimanlarına yönlendirildiği, 7 geliş ve 12 gidiş olmak üzere toplam 19 uçuş iptal edildiği bildirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, kentte kapalı olan yolların yeniden ulaşıma açılması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Öte yandan Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre bugün de İstanbul, Kocaeli, Bursa, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Düzce çevrelerinde yağışların yer yer metrekareye 100 ila 120 kilogram seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu kapsamda olası riskleri asgari seviyeye indirmek amacıyla, İstanbul’da ve Kocaeli’nde bugün de eğitim ve öğretime ara verildi.

İstanbul’da hayatı felç eden sağanak, Türkiye’nin farklı kentlerinde de sele yol açtı. Sakarya’nın Sapanca ilçesinde taşan dere nedeniyle Fevziye Mahallesi’nde köprü ve elektrik direkleri yıkılırken mahalleye ulaşım kesildi. Dere kenarında bulunan ve daha önce boşaltılan iki katlı bir ev de yıkıldı. Göl Mahallesi’ndeki bir siteyi su bastı, mahsur kalanların kurtarılması için çalışma başlatıldı.

Antalya’nın Demre ilçesinde Kaleüçağız, Çevreli, Yavu ve Kapaklı mahallelerinde yollar sular altında kaldı, araçlar akıntıya kapılarak sürüklendi. Sel, evlerin yanı sıra tarım alanları ve seralarda da hasara neden oldu. Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde tıkanan su giderleri nedeniyle Atatürk Caddesi’ndeki iş yerlerini su bastı. Bursa’da ise apartmanların giriş katları sular altında kalırken evinde yalnız yaşayan 90’lı yaşlardaki bir vatandaş için ekipler seferber oldu. Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde Kiraz Çayı’na araç düştüğü ve bir kişinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı.

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.