Matriks Haber'in Ekim 2026 toplantısı ile 2026 ve 2027 sonuna ilişkin faiz ve enflasyon beklentilerini içeren anketi sonuçlandı.

Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) Ekim ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37,00'den yüzde 36,00 seviyesine indirmesini bekliyor.

Matriks Haber'in anketinde 13'ü yabancı, 25'i yerli olmak üzere toplam 38 aracı kurum, banka ve danışmanlık kuruluşunun tahminine yer verildi.

Ekim 2026 toplantısı için tahmin veren 37 ekonomistin 32'si, haftalık repo faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36,00 seviyesine düşürüleceğini öngördü. 2 ekonomist ise politika faizinin yüzde 37,00 seviyesinde sabit bırakılacağını tahmin etti. Diğer 3 ekonomistten biri 50 baz puan, biri 150 baz puan, biri ise 200 baz puan faiz indirimi beklediğini belirtti.

Böylece politika faizine ilişkin medyan tahmin yüzde 36,00 olurken, ortalama tahmin yüzde 36,03 seviyesinde gerçekleşti. En yüksek beklenti yüzde 37,00, en düşük beklenti ise yüzde 35,00 oldu. Anketin medyan sonuçlarına göre, borç alma ve borç verme faizlerinin de politika faizine paralel olarak 100'er baz puanlık indirim ile yüzde 34,50-yüzde 39,00 bandına çekileceği tahmin edildi.

Ankette yılın kalanındaki tek toplantı için medyan beklenti, faiz indirimi yapılacağı yönünde oluştu. 33 katılımcının yanıt verdiği "Yılın kalanında kaç faiz indirimi bekliyorsunuz?" sorusunda ekonomistlerden 29'u Aralık toplantısında faiz indirimi beklediğini ifade etti. 4 ekonomist ise yılın son toplantısında faiz indirimi beklemediğini belirtti.

2026 yıl sonu gösterge faiz beklentisi yüzde 35,00 seviyesinde korundu. 32 ekonomistin katıldığı ankette tahmin aralığı, önceki dönemdeki yüzde 34,00-37,00 bandından yüzde 33,00-yüzde 36,00 bandına geriledi.

"2026 yılında beklediğiniz faiz adımlarında yön değişikliği oldu mu?" sorusuna yanıt veren 11 ekonomistin 9'u "hayır", 2'si ise "evet" yanıtını verdi.

2027 sonu faiz öngörüsü yüzde 27,00'den yüzde 28,50 seviyesine yükseldi. yüzde 20,00 ila yüzde 31,00 aralığında değişen gelecek yıl sonuna ilişkin beklentiler, bu anket döneminde yüzde 21,00 ila yüzde 31,00 bandında gerçekleşti.

12 ay sonrasına ilişkin medyan tahmin ise yüzde 30,00 seviyesinde şekillendi.

Merkez Bankası, son beş toplantısında da faizi beklentilere paralel olarak yüzde 37,00 seviyesinde sabit tutmuş, gecelik vadede borç verme ve borçlanma faiz oranını da değiştirmemişti.

Ocak ayında 150 baz puanlık piyasa beklentisinin altında bir adımla 100 baz puan indirim kararı alınmış ve faiz yüzde 38,00'den yüzde 37,00'ye indirilmişti.

Banka, geçen yıl nisan toplantısında gerçekleştirdiği 350 baz puanlık faiz artırımı dışında, 5 toplantıda faiz indirim kararı almış ve toplamda faizi 1.050 baz puan düşürmüştü. 2025 yılı başında yüzde 45,00 olan haftalık repo faizi yüzde 38,00'e çekilmişti.

TCMB, 22 Ekim toplantısının ardından 10 Aralık 2026 tarihinde yılın son PPK toplantısı gerçekleştirecek. 2027 yılının ilk yarısı için belirlenen toplantı tarihleri ise 21 Ocak 2027, 18 Mart 2027, 22 Nisan 2027 ve 10 Haziran 2027 olarak belirlenmişti.

2026 yılının son enflasyon raporu sunum tarihi ise 12 Kasım 2026. En son 13 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen enflasyon raporu sunumunun ardından Banka, 23 Ağustos 2026'da aldığı karar ile bir hafta vadeli repo ihalelerine tekrar başlamıştı.

Ekonomistlerin 2026 sonu TÜFE beklentisi yüzde 29,50 seviyesinde korundu. Yıl sonu tahminlerinde en yüksek beklentiye sahip ekonomist yüzde 32,00 olurken, en düşük tahminde bulunan ekonomist ise yüzde 28,80 oldu.

2027 yıl sonu enflasyon tahminleri ise yüzde 23,00'ten yüzde 23,50 seviyesine sınırlı yükseliş kaydetti. Tahmin aralığı da yüzde 22,50 ila yüzde 28,00 bandında gerçekleşti.

Beklentilerin altında gelen eylül ayı enflasyon verisi, ekim ayı faiz indirimi beklentisini belirgin biçimde güçlendirmişti. TCMB'nin yılın kalanında ölçülü ve veri odaklı faiz indirimleri yapacağı beklentisini destekledi.

İç talepteki yavaşlama ve hizmet enflasyonundaki iyileşmenin dezenflasyonu desteklediği, bununla birlikte çekirdek enflasyondaki katılık, arz yönlü maliyet baskıları, jeopolitik gelişmeler ile enerji fiyatları ise enflasyon için temel yukarı yönlü riskler olarak sıralanıyor.

Dünya ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.