Küresel tahvil piyasalarında devlet tahvili faizlerindeki yükseliş hız kazandı. ABD, Avrupa ve Asya’da borçlanma maliyetlerinin artması, uzun süredir devam eden düşük faiz döneminin sona erdiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. RBC Wealth Management Stratejisti Thomas Garretson, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin küresel piyasalarda yıllardır biriken sorunları görünür hale getirdiğini belirtti.
Yardeni Research’ten Ed Yardeni, ABD’de güçlü ekonomik büyümenin tahvil faizlerini yukarı çektiğini, Fransa’daki artışın ise borç krizi endişeleriyle bağlantılı olduğunu söyledi. Fransa’da bütçe kesintilerine yönelik protestolar belirsizliği artırırken, yıl başından bu yana tahvil faizlerindeki en büyük yükseliş Fransa’da kaydedildi. ABD ikinci sırada yer alırken İtalya, Endonezya, Japonya ve Güney Kore’deki artış en az 1 yüzde puan oldu.
Japonya’da faizlerin yükselmesi, yatırımcıların fonlarını ülkeye geri taşımasına neden oluyor. Japon yatırımcıların ABD Hazine tahvili varlıkları, Temmuz 2026 itibarıyla yıl başından bu yana 120 milyar dolar, 2021’deki zirveye göre yaklaşık 300 milyar dolar geriledi. RBC, Japonya’nın ABD tahvillerindeki her 100 milyar dolarlık varlık değişiminin ABD’nin 10 yıllık tahvil faizini yaklaşık 0,5 yüzde puan etkileyebileceğini hesaplıyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi son 24 yılın en yüksek seviyelerine yakın bulunuyor. Uzmanlar, faizin yeniden yüzde 6 seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulunurken, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yüksek kalan petrol fiyatlarının enflasyon ve faiz baskısını artırdığını belirtiyor. Öte yandan güçlü şirket bilançoları ve Fed’in faiz artırımlarına ara vermesi, borsalardaki yükselişin yıl sonuna kadar sürebileceği beklentisini destekliyor.
Dünya ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
