Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, gazetecilerle bir araya geldi. Dünyanın giderek daha karmaşık bir hâl aldığına dikkat çeken Orav, Türkiye, benzersiz biz pozisyona, coğrafi konuma sahip olduğunu bildirdi. 6 ayda birçok şehri ziyaret ettiklerini çok sayıda görüşme yaptıklarını vurgulayan Orav, “Şimdiye kadar gerçekleştirdiğim tüm bu görüşmelerden çıkardığım en temel sonuçlardan biri: Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin de Avrupa Birliği’ne ihtiyacı var. Bunun birçok nedeni var ama belki de en önemli üçü güvenlik, ticaret ve bağlantısallık” dedi.
AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler bağlamında ticaretten söz edildiğinde, akla ilk olarak Gümrük Birliği’nin geldiğini vurgulayan Orav, “Gümrük Birliği başarılı, hem de çok başarılı oldu. Geçtiğimiz yıl Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacmi 218 milyar euroya ulaştı. Ticaret dengemiz gerçekten iyi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat kısa süre önceki Brüksel ziyaretinde, basına yaptığı açıklamada ticaret hacmimizi iki katına çıkarabileceğimizi de ifade etti. Her iki tarafın da bu yönde çok ciddi bir çaba göstereceğini içtenlikle umuyorum” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin AB’ye aday ülke olduğunu, burada yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Orav, “Zira bir gün Avrupa Birliği’ne üye olmak, Kopenhag kriterlerinin tamamının karşılanması anlamına geliyor. Bu nedenle hukukun üstünlüğü, insan hakları, medya özgürlüğü ve benzeri konularda yaşanan gelişmeleri yakından izliyoruz. Bir sonraki yıllık ülke raporunun birkaç hafta içinde yayımlanması bekleniyor.” dedi.
Avrupa Birliği’nin harekete geçmeye hazır olduğunu dile getiren Orav, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son altı ay içerisinde her iki taraftan da çok sayıda üst düzey ziyaret gerçekleştirildiğine tanık oldum. Yüksek Temsilcisi iki kez geldi ve dört komisyon üyesi ziyaret gerçekleştirdi. Bu gerçekten dikkate değer bir gelişme. Dolayısıyla ilerlemek için gerekli araçlara ve yöntemlere sahibiz. AB’nin ve Türkiye’nin ortak tarihi bir hayli çetrefilli. Bu nedenle biz diplomatlar geleceğe bakmalı ve siyasetçilerimizin de geleceğe odaklanmalarına yardımcı olmalıyız. Birlikte çalışmamız gerekiyor. Gelecekteki ortak tarihimizin birlikte yazılmasını yürekten diliyorum” ifadelerini kullandı.
Aivo Orav, AB’nin Türkiye’ye sağladığı mali yardım ile ilgili bilgi de paylaştı. Orav, “Haziran 2021’den 2027’ye kadar olan dönemde Avrupa Birliği, Türkiye’ye destek sağlamak amacıyla 6,8 milyar euro tahsis etti” açıklaması yaptı. Altyapı projelerinin herkes için en görünür projeler olduğunu dile getiren Orav, İki hafta önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Komisyon Üyesi Kos, Çerkezköy ile Kapıkule arasındaki yeni hızlı tren hattının açılışını gerçekleştirdiler. Bu proje, 275 milyon euro ile Avrupa Birliği’nin bir aday ülkeye yaptığı şimdiye kadarki en büyük yatırımdır. Ancak Avrupa Birliği bu kadar görünür olmayan tarım, sosyal yardımlar, kadın hakları, sivil toplum kuruluşları ve medya gibi pek çok alanlarda da mali destek sunuyor ve sunmaya devam edecek” diye konuştu.
Aivo Orav, Türkiye’deki ilk görüşmelerinden itibaren tüm kesimlerin “Made in Europe” konusunu gündeme getirdiğini söyledi. Orav, “Henüz hiçbir şey kesinleşmiş değil, nihai aşamaya ulaşılmasını beklememiz gerekiyor. Türkiye’nin bakış açısından her şey tam olarak beklendiği gibi sonuçlanmasa bile ertesi gün birlikte çalışmayı sürdürmenin bir yolunu bulmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Tüm AB üye ülkelerinin savunma bütçelerinin kayda değer derecede arttığını ve SAFE kapsamında kredi aldıklarında da bütçelerinin yükseleceğini aktaran Orav, “Kimse bu üye ülkelerin Türkiye ile ortak askeri ya da savunma projeleri yapmasını engellemiyor. Ve gerçek şu ki, Türkiye bu fırsatı çokça değerlendiriyor. Türkiye, söz konusu kredilerden yüzde 15’e kadar, bazı durumlarda ise yüzde 35’e kadar yararlanabilir” açıklaması yaptı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.
