Uluslararası Para Fonu (IMF), yüksek kamu borcu bulunan hükümetlerin kısa vadeli borçlanma araçlarına yönelmesinin ilerleyen dönemde faiz riskini artırabileceği uyarısında bulundu. The Wall Street Journal'ın aktardığı değerlendirmeye göre kısa vadeli Hazine bonoları ilk aşamada daha düşük finansman maliyeti sağlayabiliyor. Ancak bu borçların daha sık yenilenmesi, enflasyonun yükseldiği ve merkez bankalarının faiz artırdığı dönemlerde kamu bütçeleri üzerindeki baskıyı hızla artırabiliyor.

Uzun vadeli devlet tahvillerinde faiz oranı daha uzun süre sabitlenirken kısa vadeli borçlanma, piyasa koşullarındaki değişimlere daha açık kalıyor. IMF'ye göre bugün daha düşük faizle alınan borcun birkaç ay sonra daha yüksek maliyetle yenilenmesi mümkün. Yüksek kamu borcunun kısa vadeli finansmanla birleşmesi, fiyat istikrarının yeniden sağlanmasını zorlaştırabilir ve faiz ödemelerini artırabilir.

Kısa vadeli borçlanmaya en fazla ağırlık veren G7 ülkesi ABD oldu. ABD yönetiminin bu tercihi, uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi ve borçlanma maliyetlerini kontrol etme isteğiyle ilişkilendiriliyor. IMF'nin tahminlerine göre ABD federal hükümetinin faiz ödemeleri, Covid-19 salgını öncesindeki GSYH'nin yüzde 2,8'i seviyesinden 2031'de yüzde 5,7'ye çıkacak. Bu düzey, faiz harcamalarının milli gelire oranla Sosyal Güvenlik harcamalarına yaklaşık eşitlenmesi anlamına geliyor.

Fransa da uzun vadeli devlet tahvillerine talebin zayıflaması nedeniyle kısa vadeli borçlanmayı değerlendiren ülkeler arasında yer alıyor. IMF, küresel kamu borcunun GSYH'ye oranını istikrara kavuşturmak için faiz dışı bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 3,3'ten yüzde 2,6'ya indirilmesi gerektiğini hesaplıyor. Bununla birlikte Fon, küresel faiz dışı bütçe açığının 2026'da daralmak yerine genişlemesini bekliyor.

Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.