Yoğun yağış ve sel baskını sonrasında araçları zarar gören vatandaşlar, kayıplarının hangi kanallardan karşılanabileceğini araştırıyor. Devlet, mevzuat gereği tüm maddi zararları doğrudan ve birebir ödeme yükümlülüğü altında bulunmuyor. Bununla birlikte afetin kapsamına göre acil yardım ve destek mekanizmaları devreye alınabiliyor.
Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği maddi ve bedensel zararları poliçede belirlenen limitler çerçevesinde karşılıyor. Aracın sel sularında kalması, motorunun zarar görmesi veya elektrik sisteminde arıza oluşması ise bu sigortanın kapsamına girmiyor. Araçtaki sel zararının karşılanabilmesi için kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatının bulunması gerekiyor. Kasko sözleşmelerinin kapsamı aynı olmadığı için teminatların poliçe üzerinden kontrol edilmesi önem taşıyor.
Altyapı yetersizliği, yağmur suyu tahliye sisteminin eksikliği, tıkalı mazgallar ya da gerekli önlemlerin alınmaması ile zarar arasında bağlantı bulunduğu düşünülüyorsa ilgili idarelere tazminat başvurusu yapılabiliyor. Olayın yerine göre belediyeler veya su ve kanalizasyon idareleri sorumlu tutulabiliyor. Ancak yoğun yağışın niteliği, alınması gereken önlemler ve zarar ile altyapı arasındaki nedensellik birlikte değerlendiriliyor; her sel olayında idarenin sorumluluğu kabul edilmiyor.
Başvuru öncesinde olay yeri ve hasarın fotoğraf veya videoyla kayda alınması, adres ve olay tarihinin belirlenmesi, tamir masrafları ile varsa ekspertiz raporlarının saklanması gerekiyor. Tahliye edilemeyen su birikintilerini veya çalışmayan mazgalları gösteren görüntüler de başvuruyu destekleyebiliyor. İdare başvuruyu reddeder veya yasal sürede yanıt vermezse, olayın niteliğine göre yargı yoluna gidilebiliyor. Su altında kalan araçların ise hasar büyümesini önlemek için yeniden çalıştırılmaması ve kasko şirketine gecikmeden bildirilmesi öneriliyor.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.