Soğuk zincir taşımacılığında araçların yalnızca yükü taşıması değil, yolculuk boyunca gerekli sıcaklığı koruması da gerekiyor. Dondurulmuş ürünlerde yaklaşık -20 dereceye ulaşan koşullar ve taze gıdalarda ürün türüne göre değişen sıcaklıklar, çekiş sistemiyle birlikte frigorifik ünitenin enerji tüketimini de önemli hale getiriyor. Tam elektrikli TIR'lar kullanım sırasında egzoz kaynaklı yerel emisyon üretmediği için özellikle şehir içi dağıtımda öne çıkıyor.
Elektrikli çekici ve frigorifik dorse birlikte çalışırken soğutma ünitesinin enerjiyi çekici bataryasından mı yoksa bağımsız bir elektrikli sistemden mi aldığı, toplam tüketimi etkiliyor. Yük ağırlığı, güzergâh, dış sıcaklık ve soğutmanın çalışma süresi de enerji ihtiyacını değiştiriyor. Bu nedenle elektrikli araçlar her operasyon türünde dizel TIR'ın doğrudan karşılığı olamıyor.
Dönüşüm için en uygun alanlar, rotaları önceden belirlenen ve düzenli olarak dağıtım merkezlerine dönen filolar olarak öne çıkıyor. Depo ve lojistik merkezlerinde şebekeye bağlanabilen araçlar hem şarj edilebiliyor hem de soğutma sistemlerini yolculuk öncesinde çalıştırabiliyor. Bu yapı, günlük enerji planlamasını kolaylaştırıyor; ancak sağlanacak tasarruf araç özelliklerine, güzergâha ve çalışma koşullarına göre değişiyor.
Filo yatırımlarında satın alma bedelinin yanında batarya kapasitesi, şarj süresi, altyapı maliyeti, enerji ve bakım giderleri ile günlük kullanım süresi birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Elektrikli TIR'lar kısa ve orta mesafeli planlı dağıtımlarda daha uygulanabilir görünürken, şarj altyapısının sınırlı olduğu uzun mesafeli ve yüksek enerji gerektiren taşımacılıkta dizelin tamamen devre dışı kalması teknolojik gelişmelere, altyapıya ve maliyetlere bağlı kalıyor.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.