Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, fon krizinin ardından sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilmesi için soruşturmaların şeffaf yürütülmesi, geçmiş dönemdeki piyasa hareketlerinin incelenmesi ve yatırımcıların korunmasına yönelik adımların atılması gerektiğini söyledi.
Demirtaş, CNBC-e yayınında fon krizinin özellikle para piyasası fonlarında ve riski daha düşük olarak değerlendirilen alanlarda etkisini gösterdiğini belirtti. Sürecin önümüzdeki 1-2 ayda daha yoğun hissedileceğini, 3-5 ay boyunca da gündemde kalacağını ifade eden Demirtaş, soruşturmaların adil ve şeffaf yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Fon krizinin ardından önceliğin mevcut etkilerin kontrol altına alınması olduğunu belirten Demirtaş, piyasadaki belirsizliğin giderilmesi için kanuni düzenlemelerin önem taşıdığını söyledi.
“İlk olarak tabii ki bu ateşin söndürülmesi gerekiyor” diyen Demirtaş, sürecin nasıl yürütüleceğinin sermaye piyasalarının geleceği açısından belirleyici olacağını vurguladı. “Burada sürecin ve soruşturmaların ne kadar adil ve şeffaf yürütüleceği çok önemli olacak” ifadelerini kullandı.
Sermaye piyasalarında yaşanan sorunların yalnızca son gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Demirtaş, incelemenin 2021 yılının Aralık ayına, özellikle de 17 Aralık haftasına kadar uzanması gerektiğini söyledi.
O dönemde kur ataklarının yaşandığını ve Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) devreye girdiğini hatırlatan Demirtaş, piyasa işleyişindeki bozulmaların ve olağan dışı hareketlerin bu dönemden itibaren ele alınmasını istedi.
“Bana göre bu süreç 2021’den itibaren incelenmeli. Piyasanın işleyişindeki ilk bozulmalar ve olağanüstü hareketler 17 Aralık 2021 tarihinde başladı” diyen Demirtaş, geçmiş dönemdeki şirket değerlemelerine de dikkat çekti.
BIST 30’a giren bir faktoring şirketinin piyasa değerinin 18 milyar dolara ulaştığını belirten Demirtaş, “O süreçten bu yana bazı değerlemelere inanamaz hale geldik. Örneğin BIST 30’a girmiş bir faktoring şirketinin piyasa değeri 18 milyar dolara ulaştı ve şirketle ilgili hiçbir şey yapılamıyordu” dedi.
O dönemde sorunların yeterince ele alınamadığını ifade eden Demirtaş, “O günlere döndüğünüzde bu konular konuşulamıyordu ya da konuşulsa bile önlem alınamıyordu” değerlendirmesinde bulundu.
Yaşananları sermaye piyasaları açısından ciddi bir kırılma olarak değerlendiren Demirtaş, sorunların devam etmesinin piyasaya verilen zararı artırdığını söyledi.
“Sonucunda bu patlamayı yaşadık. Bu patlama neden önemli? Çünkü devam ettiği her gün sermaye piyasalarımız için büyük bir kan kaybıydı” diyen Demirtaş, sorunların zamanında ele alınmasının önemini vurguladı.
Durumu bir hastalığın tedavi edilmesine benzeten Demirtaş, “Bir hastalığınız olduğunu düşünün; bunu bir an önce tedavi etmeniz gerekir. Uzattıkça vücudunuzu daha fazla sarar ve daha büyük sıkıntılarla karşılaşırsınız” ifadelerini kullandı.
Müdahalenin hangi aşamada ve hangi gerekçeyle yapıldığının da açıklığa kavuşması gerektiğini belirten Demirtaş, “Acaba olay artık yönetilemediği için mi müdahale edilmek zorunda kalındı, yoksa geç de olsa fark edilip önlem mi alındı? Bunların cevabını alacağız” dedi.
Mevcut gelişmelere olumlu taraftan bakmayı tercih ettiğini belirten Demirtaş, geçmiş dönemde bilimsel yaklaşımın ve ahlaki standartların zarar gördüğünü söyledi. “Ben şu anda olaya biraz daha olumlu taraftan bakıyorum. Çünkü diğer türlü bilimden uzaklaşmıştık ve ahlaki standartlar belli bir noktaya kadar düşmüştü” değerlendirmesinde bulundu.
Krizin ardından adaletli bir sürecin yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Demirtaş, yaşananların ardından sermaye piyasalarının önünün açılabileceğini ifade etti.
Fon krizinin ardından yatırımcıların hisse seçimlerinde daha dikkatli hareket etmesi gerektiğini belirten Demirtaş, yalnızca fiyatların yükselmesine veya düşmesine bakılarak yatırım kararı verilmemesi uyarısında bulundu.
“Yatırımcıların özellikle hisse seçimlerinde çok dikkatli olmaları gerekiyor. Geçmiş dönemdeki gibi ‘hisse yükseliyor’ veya ‘düşüyor’ diye alım yapma yaklaşımından uzaklaşmaları lazım” diyen Demirtaş, yatırımcıların hangi riskleri üstlendiklerini iyi değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Bazı hisselerin yaşanan gelişmelerden etkilenmemesi gerekirken değer kaybettiğini, bazı hisselerde ise ciddi fiyat balonları oluştuğunu belirten Demirtaş, yatırımcıların birden fazla görüş alarak karar vermesini önerdi.
“Yatırımcılar, en azından birkaç farklı görüşü alarak oluşturacakları hisselere yatırım yapmalı ve aşırı sert hareketlerden kaçınmalıdır” ifadelerini kullanan Demirtaş, piyasadaki tüm şirketlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
“Borsanın hepsi kötü” algısından uzak durulması gerektiğini belirten Demirtaş, güçlü şirketlerin de bulunduğunu ve yatırım kararlarında seçiciliğin önem kazandığını söyledi. “Artık ‘seçicilik’ kavramının altı tam anlamıyla doldu” değerlendirmesinde bulundu.
Fon krizinin ardından piyasa güvenilirliğini etkileyen sorunlarla ilgili önlem alınması gerektiğini belirten Demirtaş, fonlarda zarar gören yatırımcıların durumunun değerlendirilmesi ve öncelikle hasar tespitinin yapılması gerektiğini söyledi.
“Şu ana kadar fonlarda hasar görmüş, parasını risksiz enstrümanlara koymuş yatırımcıların acıları daha yüksek olacaktır; çünkü büyük bir risk ortaya çıktı ve realize oldu” diyen Demirtaş, hasar tespitinin yapılması ve aşırı hareketlerden kaçınılması gerektiğini ifade etti.
Ödemesi gelen bazı yatırımcı gruplarında sıkıntılar yaşanabileceğini belirten Demirtaş, asıl meselenin sorunun genele yayılmasını önlemek olduğunu vurguladı.
SPK Başkanının ve Hazine Bakan Yardımcılarının istifalarının ardından şeffaf bir iletişim kurulması gerektiğini söyleyen Demirtaş, “Piyasa işleyişindeki sıkıntı beni en çok rahatsız eden konuydu. SPK Başkanının ve Hazine Bakan Yardımcılarının istifası sonrasında bize şeffaf bir iletişimin yapılması ve doğru adımların atıldığının gösterilmesi gerekiyor” dedi.
Ciddi soruşturmalar yürütülmesi ve yaşananların ileride kapsamlı biçimde kayıt altına alınması gerektiğini belirten Demirtaş, ABD’de 1886-1929 arasındaki deneyimlerin sonraki krizlere ışık tuttuğunu hatırlattı.
Türkiye sermaye piyasalarının önemli bir değişim dönemine girdiğini vurgulayan Demirtaş, “Sermaye piyasalarımız en önemli karakter değişiminin olacağı döneme giriyor. Bu dönem şeffaf bir şekilde raporlaştırılırsa önümüzdeki 10 yılı kurtarma ihtimalimiz var” dedi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.