TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, Ekim 2026 tarihli 31’inci Para Politikası Değerlendirme Notu’nda, son Para Politikası Kurulu toplantısının ardından ortaya çıkan fon krizinin ekonomik güveni zedelediğini belirtti. Grup, piyasalarda güveni yeniden sağlayacak önlemler alınana kadar para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın korunmasını ve politika faizinin yüzde 37’de tutulmasını önerdi. Değerlendirmede, fon krizi yaşanmasaydı politika faizinin yüzde 35’e indirilebileceği ifade edildi.
Notta, kriz nedeniyle geri dönmeyen kredilerde artış, şirketlerde likidite yetersizliği ve bilançolarda zayıflama riski bulunduğu kaydedildi. Bu risklerin azaltılması için ihtiyati tedbirlerin TCMB tarafından Finansal İstikrar Komitesi’nde gündeme getirilmesi istendi. Ayrıca, finansal krizleri önlemekle görevli kurumların yasal yetkilerine rağmen krizin yaşanmasının incelenmesi gerektiği belirtildi. MSCI’ın 15 Ekim’de Türkiye endekslerindeki belirli değişiklikleri dondurma kararının da belirsizliklerle birlikte yeni bir risk oluşturduğu aktarıldı.
Çalışma Grubu, eylül ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,73, aylık enflasyonun yüzde 1,84 ve mevsim etkilerinden arındırılmış aylık enflasyonun yüzde 1,61 olduğunu bildirdi. Kasım ve aralık aylarında baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyondaki iyileşmenin durabileceği değerlendirilirken, enflasyon beklentilerinin yeterince çıpalanamamasının fiyatlama davranışlarındaki ataleti sürdürdüğü ifade edildi. Güncellenen hedefe rağmen 2026 yıl sonu enflasyonunun hedefin üzerinde kalmasının beklendiği kaydedildi.
Değerlendirmede, 2027-2029 Orta Vadeli Programı’ndaki yüzde 21’lik 2027 yıl sonu enflasyon hedefi ile TCMB’nin Enflasyon Raporu’nda korunan yüzde 15’lik hedef arasındaki farkın para politikasına güveni azalttığı belirtildi. Enflasyonla mücadele için kapsamlı vergi reformu, kayıt dışılığın azaltılması, kamu harcamalarının yeniden yapılandırılması ve koşullu gelir garantilerinin gözden geçirilmesi önerildi. BDDK, SPK, TCMB ve TÜİK’in bağımsızlığını güçlendirecek düzenlemeler ile hukuk, eğitim, verimlilik, yeşil dönüşüm ve gelir eşitsizliği alanlarındaki yapısal reformların da gerekli olduğu vurgulandı.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.