YAT ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, 17-25 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Ataköy Marina’da düzenleyecekleri “Bosphorus Boat Show” öncesi sektörü değerlendirirken söze, Türkiye’de oluşan üretim gücünden girdi:

- Son yıllarda yat üretiminde önemli bir ivme yakaladık. “Global Order Book 2026” verilerine göre 24 metre ve üzeri süper yat üretiminde İtalya’nın ardından dünya ikincisi olduk.

Türk yat üretimi sektörünün birkaç yıl öncesine kadar dünyada 3’üncü sırada olduğunu belirtti:

- Hollanda ikinci sıradaydı. Halen ülkemizdeki yat-tekne üreticilerinin elindeki 141 projeyle dünyada ikinci sıradaki yerimizi koruyoruz. İtalya, 562 projeyle liderliğini sürdürüyor.

YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu ile “Bosphorus Boat Show”u ve sektörü konuşmak üzere buluştuk. Bekiroğlu’na YATED Genel Sekreteri Orhun Şentürk, Genel Müdürü Kadir Karakaya, YATED Fuarcılık A.Ş. Genek Müdür Yardımcısı Seda Zeynep Boyraz, YATED Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu Aysima Soybaş Aydeğer eşlik etti.

Bekiroğlu, esnek üretim kabiliyeti, kaliteli işçilik, özel üretim gücü ve Avrupa pazarlarına yakınlığın Türkiye’yi rakiplerinden ayırdığını bildirdi:

- Bu konumu koruyup daha da güçlendireceğimize inanıyoruz. Özellikle süper yat üretiminde büyük ölçüde ihracata yönelik çalışılıyor. Sektör, ülkemize doğrudan döviz kazandırıyor. Bundan sonra daha fazla tekne üretmeyi değil, katma değeri yükseltmeyi hedefliyoruz.

Türkiye’nin gemi, yat ve bu alandaki hizmet ihracatının 2025 yılında 2 milyar 340 milyon dolar seviyesinde olduğunu vurguladı:

- 2026 yılı ihracatının da aynı düzeyde gerçekleşmesini bekliyoruz. İhracat verisinde gemi, yat üretimi, bakım-onarım ve diğer hizmetler birlikte değerlendiriliyor.

Yat-tekne ihracat verisini merak ettik, Murat Bekiroğlu tahminini paylaştı:

- İhracat verilerinde yat-tekne ayırımı yapılmıyor. Bizim tahminimiz yat-tekne ihracatımız 400-500 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Türkiye’den yat-tekne alan ülkelerin başında ABD geliyor. Avrupa ülkeleri de önde gelen pazarlarımız arasında yer alıyor.

Bu noktada yat-tekne sektörünün iç pazardaki durumu üzerinde durdu:

- İç pazarda daralma yüzde 40’ları buldu. Bu daralma özellikle 5-15 metre tekne üretenleri daha çok etkiliyor. Yüksek üretim maliyetleri, döviz kuru ile maliyetler arasındaki uyumsuzluk, vergi yükü ve finansmana erişim sıkıntının nedenlerini oluşturuyor.

- 2017 yılında sektör temsilcilerinin girişimleriyle hükümet tekne-yat satışlarında ÖTV’yi sıfırlamış, KDV'yi yüzde 1’e indirmişti. Bu adım, iç pazarı canlandırmış, Türk Bayrağına geçişler artmıştı.

2025 yılında tekne satışlarına yeniden yüzde 8 ÖTV konulduğunu, KDV’nin yüzde 20’ye yükseltildiğini anımsattı:

- KDV, ÖTV’li fiyattan hesaplandığı için toplam vergi yükü yüzde 29.6’ya ulaşıyor. Bu durum yerli tekne müşterisini yurt dışında satın almaya yöneltiyor.

- 2017 yılında yapılan vergi indirimi kamu gelirlerini azaltmadı. Aksine ekonomik faaliyetlerin artmasıyla vergi gelirlerinde artış oldu. Tekne satışları artınca bu kurumlar vergisine yansıdı. Türk Bayrağına geçen teknelerde çalışanlar kayda girdi.

2017 yılındaki vergi indirimleri sonrası Türk Bayrağına geçen tekne sayısının 7 bin 500’ü aştığına işaret etti:

- Bu tekneler büyük ölçüde Türk Bayrağında kaldı. Ancak, yeni tekne alımları için yurt dışı tercihi arttı. Yeniden yabancı bayrakta da artış başladı. Tekne ve yatların uluslararası hareket kabiliyeti yüksek. Vergi avantajı sağlayan ülkelere kolaylıkla kayılabiliyor.

Bekiroğlu, vergi düzenlemesinin ticari tekne kiralama sektörünü ciddi şekilde etkilediğini vurguladı:

- 20 teknelik bir charter filosu olan şirket, 10 milyon Euro’luk yatırımla filosunu yenilemeye kalksa karşısına 3 milyon Euro’luk vergi yükü çıkıyor. Bu durumda ülkemizdeki charter şirketleri filolarını yenilemekte zorlanıyor.

Charter turizminde rakiplerin Yunanistan, Hırvatistan, İtalya ve Fransa olduğunu irdeledi:

- Rakip ülkelerde vergi avantajları, teşvikler ve finansman destekleri sağlanırken ülkemizde yatırım maliyetleri yükseliyor. Charter hizmetlerinde fiyatlar uluslararası rekabet nedeniyle istenildiği kadar da artırılamıyor.

Bekiroğlu, tekne satışları üzerindeki vergi oranlarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı:

- Vergi gelirlerine yalnızca tekne satışları üzerinden değil, sektörün tetiklediği ekonomik hareketliliğin yarattığı gelirler üzerinden bakılmasında fayda var. Yerli üreticilerin korunmasının sektörün ekosistemi açısından kritik önemi var.

Süper yat üretiminde dünya ikincisi olmak sektörün göğsünü kabartıyor…

Ancak iç pazardaki daralma, tur şirketlerinin filo yenilemesini frenleyen vergi yükü, yat-tekne sektörüne, özellikle 5-24 metre segmentinde üretim yapanlara sıkıntı yaşatıyor…

YAT ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, sektörün büyümesi konusundaki en önemli başlıklarından birinin marina ve bağlama kapasitesi olduğunu belirtti:

- Türkiye’deki marinaların toplam yat-tekne bağlama kapasitesi 26 bin. Ülkemizde bu konuda arz yetersizliği var. Bağlama kapasitesinin en az iki katına yükseltilmesi gerekiyor.

Bağlama kapasitesi yetersizliğinin marinalarda fiyatları yukarı taşıdığını vurguladı:

- Marina bağlama ücretleri son 5 yılda 60 Euro’dan 450 Euro’ya yükseldi. Bağlama bedeli teknenin uzunluğu ve genişliğinin çarpımıyla ortaya çıkan büyüklük üzerinden hesaplanıyor. 12-13 metrelik bir teknenin yıllık bağlama ücreti 20 bin Euro’yu buluyor.

150-200 bin Euro’ya alınabilen bir tekneye 20 bin Euro’luk yıllık bağlama bedelinin çok yüksek olduğunu kaydetti:

- Bu bedellere elektrik, su ve hizmetler eklenince bağlama maliyeti daha da yükseliyor.

Gecelik bağlama ücreti konusunda şu karşılaştırmayı yaptı:

- 42 metrelik bir teknenin Monaco Port Hercule’deki yüksek sezondaki gecelik bağlama ücreti 650 Euro. Düşük sezonda bu ücret 350 Euro’ya inebiliyor. Göcek’te ise aynı boyutta teknenin gecelik bağlama ücreti 1800-2 bin Euro’yu bulabiliyor.

Türkiye’de 85 marinanın olduğunu vurguladı:

- Türkiye’de irili ufaklı 135 bin tekne var. Marinaların bağlama kapasitesi ise 26-27 bin dolayında. Yani, bağlama kapasitesi talebin çok gerisinde. Fransa’da marina kapasitesi bizdekinin 9-10 katı, İtalya’da 8 katı, İspanya’da ise 6-7 katı düzeyinde.

Türkiye’deki marina fiyatlarının daha uygun hale gelmesi için yeni kapasite eklenmesi gerektiğinin altını çizdi:

- Kapasite eksikliğinin hızlı çözümü için balıkçı barınaklarının küçük teknelere açılmasında fayda var.

YAT ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, 17-25 Ekim 2026 tarihlerinde Ataköy Marina’da gerçekleşecek “Bosphorus Boat Show”a 120 firmanın katılacağını belirtti:

- Fuarımızda 200 tekne sergilenecek, 500’ün üzerinde marka bir araya gelecek. Amacımız fuarın sektörümüzün tüm paydaşlarının buluşma noktasına dönüşmesi.

- Avrupa’dan sektör temsilcilerini ve potansiyel alıcıları İstanbul’da buluşturarak yeni ticari bağlantıların kurulmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. 9 gün boyunca 40 bin ziyaretçi bekliyoruz.

Fuarda sürdürülebilir denizcilik teknolojilerinin de öne çıkacağını kaydetti:

- Güneş panelleri, batarya sistemleri ve hibrit çözümler başta olmak üzere çevreye duyarlı teknolojiler ziyaretçilerle buluşacak.

YAT ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, yat-tekne işinin sadece üretimden ibaret olmadığını belirtti:

- Bir yat üretildiği andan itibaren farklı alanlarda ekonomiye katkıya vesile oluyor. Marina, bakım-onarım, refit, akaryakıt, sigorta, kumanya, ulaşım ve konaklama gibi bir çok sektörü besliyor.

Türkiye’nin yat turizminde önemli potansiyeli olduğuna dikkat çekti:

- Bir yatın ekosisteme katkısı 20-30 yıl sürüyor.

Tekne-yat turistinin harcama potansiyeli üzerinde durdu:

- Türkiye’ye teknesiyle gelen bir turist, normalin 10 katı düzeyinde harcama yapıyor. Yani, 10 bin dolarlık harcama söz konusu olabiliyor.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.