Fed'in üç yıl aradan sonra eylülde yeniden faiz artırımına gitmesi, ABD ekonomisindeki kırılgan dengeyi gözler önüne serdi. %2'lik enflasyon hedefi halen uzakta kalırken, bir yanda İran savaşı kaynaklı enerji şoku akaryakıt fiyatlarını %70'e varan oranda yukarı iterken, diğer yanda yapay zeka yatırımlarındaki tarihi capex patlaması bileşen enflasyonunu tetikliyor. Güçlü tüketim ile zayıf güven arasındaki ayrışma, konut ve borçlanma maliyetlerindeki baskı ve 2019'dan bu yana birikimli olarak %30'u aşan gıda enflasyonu, Fed'i hem büyüme hem de fiyat istikrarı arasında sıkışmış bir faiz patikasına itiyor.
ABD'de reel ekonomi ile güven endeksleri arasındaki makas açılıyor. Özel tüketim dirençli kalmaya devam ederken tüketici güveni zayıf seyrediyor. İşsizlik oranı düşük seviyede yatay seyretmesine karşın nominal ücret artışlarında ivme kaybı gözleniyor. Konut piyasasında yüksek fiyatlama ve sıkı finansal koşullar, iç talebin sürdürülebilirliğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Fed, eylül ayında üç yıl aradan sonra sıkılaşma döngüsüne geri dönerek politika faizini %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Buna karşın TÜFE, %2'lik hedefin üzerinde katılık gösteriyor.
Kümülatif fiyat artışları dikkat çekici. 2019 sonuna göre gıda sepetinde yaklaşık %30, elektrik kaleminde %43, oto sigorta maliyetlerinde ise %50'ye yakın artış kaydedildi. Hizmet enflasyonundaki yapışkanlık, terminal faize ilişkin beklentileri yukarı çekiyor.
Jeopolitik cephede şubat ayında başlayan İran savaşı, enerji fiyatları üzerinden maliyet kanalını tetikledi. ABD'de pompa fiyatlarına yansıma sert oldu: Motorinde yıllık artış %70'e, benzinde %50'ye ulaştı.
Hürmüz Boğazı'ndaki navlun ve tedarik aksamaları ile artan tarife duvarı, girdi maliyetlerini yukarı iterken çekirdek mal enflasyonuna da sirayet ediyor. Eylül ayında oyuncak kaleminde kaydedilen yıllık artış, 1988'den bu yana en yüksek seviye olarak kayda geçti.
Büyüme tarafını destekleyen en güçlü kalem teknoloji yatırımları. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezi ve AI altyapısına yönelik sermaye harcamaları (capex) rekor seviyede. Bu harcama iştahı, bellek çipi ve depolama gibi bileşenlerde arz kısıtı ve fiyat baskısı yaratıyor.
Apple'ın haziran ayında bazı ürün gruplarında fiyat artırımına gitmesinin arkasında da bu bileşen enflasyonu bulunuyor. Barclays tahminlerine göre mega-cap teknoloji şirketleri, serbest nakit akışlarının %90'ından fazlasını AI altyapısına yönlendiriyor. Bu durum capex kanalının faiz elastikiyetinin düşük olduğuna ve sıkı para politikasının bu alanı sınırlamakta yetersiz kalabileceğine işaret ediyor.
Fed içinde de patika konusunda ayrışma var. Başkan Kevin Warsh liderliğindeki şahin kanat, enflasyon beklentilerinin çıpalanması için ek sıkılaşma gerektiğini savunurken, güvercin kanat finansal koşullardaki sıkılaşmanın gecikmeli etkilerine dikkat çekiyor. Para politikasının aktarım mekanizmasının 12-18 ay gecikmeli çalışması, belirsizliği artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın düşük faiz çağrıları sürerken, vadeli piyasalarda bir sonraki faiz artırımının aralık toplantısında gelebileceği fiyatlanıyor. Peterson Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Maurice Obstfeld'e göre dezenflasyon kalıcı hale gelmeden erken gevşeme, fiyatlama davranışlarını bozabilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.