Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bu haftaki toplantısında 50 ila 100 baz puan arasında faiz indirimi yapmasını beklediklerini söyleyen Costa, son enflasyon verisinin ardından 100 baz puanlık indirimin makul olacağını ifade etti. Türkiye'de yüksek getirili carry trade fırsatlarının devam ettiğini belirten Costa, enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve cari açığın genişlemesi ihtimalinin Türk lirası üzerinde baskı yaratabileceğini vurguladı.

Bloomberg HT'ye değerlendirmelerde bulunan Luis Costa, küresel ölçekte merkez bankalarının para politikalarında giderek daha temkinli hareket etmeye başladığını söyledi. Gelişmekte olan ülkelerin büyük bölümünde parasal gevşeme döngüsünün sonuna yaklaşıldığını belirten Costa, Türkiye ve Brezilya'nın bu eğilimin dışında kaldığını kaydetti.

Costa, gelişmekte olan piyasalardaki merkez bankalarının genel olarak faiz indirimlerinin sonuna geldiğini ve para politikasında bir sonraki adımların faiz artırımları yönünde olabileceğini ifade ederek, Türkiye ile Brezilya'nın bu görünümün istisnaları arasında bulunduğunu söyledi.

Türkiye'de para politikasında gevşeme için hâlâ alan olduğunu belirten Costa, TCMB'nin bu haftaki faiz kararına ilişkin beklentilerini de paylaştı. Son açıklanan enflasyon verisinin olumlu geldiğine işaret eden Costa, 50 ila 100 baz puan arasında faiz indirimi beklediklerini, 100 baz puanlık indirimin ise mevcut koşullarda makul olduğunu dile getirdi.

Türkiye ekonomisinde büyüme üzerindeki aşağı yönlü baskıların sürdüğünü ifade eden Costa, mevcut yavaşlamanın ülkenin tarihsel büyüme performansı dikkate alındığında normalleşme olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi.

Ekonomi yönetiminin önündeki temel sınavın, büyümedeki yavaşlamayı dezenflasyon sürecini destekleyecek ölçüde sürdürebilmek olduğunu belirten Costa, 2027 yılında yeniden dezenflasyona dönüşü sağlayacak yavaşlama hızının korunup korunamayacağının en önemli soru olduğunu kaydetti.

Türk lirasına yönelik kısa vadeli beklentilerini değerlendiren Costa, TL varlıklarına ilişkin ılımlı olumlu görüşlerini sürdürdüklerini belirtti. Doların küresel piyasalarda belirgin bir yükseliş ya da düşüş eğilimine girmesini beklemediklerini söyleyen Costa, bu görünümün Türk lirasındaki carry trade işlemlerini desteklemeye devam ettiğini ifade etti.

Costa, doların aşırı zayıflamasını beklemediklerini ancak güçlü bir yükseliş öngörmediklerini belirterek, mevcut koşullarda yüksek getirili carry trade fırsatlarının değerlendirilebilir olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'yı kapsayan CEEMEA bölgesinde cazip carry trade fırsatlarından birini sunmayı sürdürdüğünü belirten Costa, Türk lirası varlıklarındaki pozisyonlarını koruduklarını bildirdi. Bununla birlikte, TCMB'nin faiz indirimlerine devam etmesi durumunda carry trade işlemlerinin orta vadede ne ölçüde cazip kalacağının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin mevcut döviz kuru politikasını da değerlendiren Costa, TCMB'nin döviz piyasasındaki gelişmelere uyum sağlama konusunda başarılı bir yaklaşım sergilediğini söyledi. Türkiye'de kontrollü bir devalüasyon rejimi uygulandığını belirten Costa, dolar/TL kurundaki yükseliş eğiliminin piyasa tarafından büyük ölçüde öngörülebildiğini ve bunun carry trade işlemlerini desteklediğini ifade etti.

Sistemin son birkaç yılda zaman zaman aksaklıklar yaşamasına rağmen genel olarak işlediğini kaydeden Costa, TCMB'nin sermaye akımlarındaki değişimlere göre kurdaki değer kaybının hızını ayarlayabilecek esnekliği koruması gerektiğini söyledi.

Son haftalarda Türkiye hisse senedi piyasasından çıkışların yeniden hızlandığını hatırlatan Costa, TCMB'nin bu gelişmelere uyum sağlama kabiliyetini olumlu değerlendirdi. Mevcut kur politikasının kısa vadede öngörülebilirliğini koruduğunu belirten Costa, orta ve uzun vadede ise farklı risklerin gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Costa, mevcut kur politikasının önümüzdeki iki üç ayda büyük ölçüde öngörülebilir olduğunu, ancak altı ila dokuz ay sonrasındaki görünümün daha fazla soru işareti barındırdığını söyledi. Özellikle enerji maliyetlerinin yüksek kalmaya devam etmesi halinde cari açıkta genişleme yaşanabileceğini belirten Costa, bu durumun sınırlı ölçekte gerçekleşse bile Türk lirası üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti.

Türk lirasındaki değer kaybının hızında ve dolar/TL kurundaki yükseliş eğiliminde değişim görülmeye başladığını kaydeden Costa, mevcut kur rejiminin sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerinin özellikle 2027'nin sonlarına doğru artabileceğini dile getirdi.

Ekonomi yönetiminin orta ve uzun vadeli kur stratejisinin önemine işaret eden Costa, mevcut döviz politikası için bir çıkış stratejisinin belirlenmesinin temel meselelerden biri olduğunu söyledi. Türkiye'deki yetkililerle gerçekleştirdikleri son görüşmelerde de bu konunun gündeme geldiğini belirten Costa, mevcut sistemden orta ve uzun vadede nasıl çıkılacağının önemli bir soru işareti olduğunu vurguladı.

Costa, TCMB'nin parasal gevşeme sürecini sürdürmesi halinde önümüzdeki bir yıl içinde Türk lirasındaki carry trade fırsatlarının ne ölçüde korunabileceğinin de belirleyici olacağını ifade etti.

Türkiye finansal piyasalarında son dönemde yaşanan oynaklığa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Costa, yetkililerin piyasalardaki gelişmelere hızlı tepki verdiğini söyledi. Özellikle döviz piyasasında pozisyon taşıyan uluslararası yatırımcılarla yaptıkları görüşmelere değinen Costa, yatırımcıların yetkililerin piyasa gelişmelerini yönetme biçiminden genel olarak memnun olduklarını belirtti.

Son dönemde piyasalarda yaşanan gelişmelerin denetim ve diğer unsurlarla da bağlantılı olduğunu ifade eden Costa, söz konusu gelişmelerin Türkiye'nin finansal istikrar görünümünü köklü biçimde değiştirecek büyüklükte bir risk oluşturmasını beklemediğini söyledi.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.