Uluslararası zaman ölçüm yetkilileri, artık saniye uygulamasının kaldırılmasına yönelik teklifi oylamaya hazırlanıyor. Düzenlemenin kabul edilmesi halinde zaman ölçümünde yeni bir döneme girilecek.

Artık saniye, Dünya’nın dönüşüne dayalı astronomik zaman ile hassas atom saatleriyle ölçülen Eşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC) arasındaki farkı dengelemek için kullanılıyor.

1972 yılından bu yana küresel saatlere toplam 27 kez artık saniye eklendi. Böylece Dünya’nın dönüşündeki değişikliklere rağmen iki zaman sisteminin birbiriyle uyumlu kalması sağlandı.

Ancak Dünya’nın dönüşü sabit bir hızda gerçekleşmiyor. Gezegenin hareketlerindeki küçük değişimler, atom saatleriyle ölçülen zaman ile astronomik zaman arasında giderek artan farklılıklara yol açabiliyor.

Dünya kusursuz bir saat gibi çalışmıyor. Gezegenin dönüş hızı ve eksenindeki hareketler; Ay’ın yerçekimi, Dünya’nın çekirdeğindeki değişimler ve iklim değişikliği nedeniyle kutup buzullarının erimesi gibi çeşitli etkenlerden etkileniyor.

Bu değişimler, astronomik zaman ile atom saatlerinin belirlediği zaman arasında küçük farklılıklar oluşturuyor. Artık saniye uygulaması da söz konusu farkı gidermek amacıyla devreye alınıyordu.

Ancak artık saniyelerin düzensiz aralıklarla eklenmesi ve yalnızca altı ay önceden duyurulması, hassas zaman ölçümüne bağımlı sistemlerde ciddi teknik sorunlara neden olabiliyor.

Artık saniye uygulaması, özellikle dijital altyapıların işletilmesinde önemli sorunlar yarattı. Veri sunucuları, yüksek frekanslı finansal işlem sistemleri ve hassas zamanlama gerektiren bilgisayar ağları, fazladan eklenen saniyeyi yönetmekte zorlanabiliyor.

2012 yılında eklenen artık saniye, bazı büyük sosyal medya platformlarında ve uçak rezervasyon sistemlerinde kesintilere yol açtı. 2016’nın sonunda uygulanan son artık saniye sonrasında ise bazı bulut hizmet sağlayıcılarının müşterileri kısa süreli aksaklıklar yaşadı.

Bu tür sorunlar nedeniyle teknoloji şirketleri, artık saniye uygulamasının kaldırılması yönündeki çağrılarını artırdı.

Ölçüm standartlarının belirlenmesinde görev yapan Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu üyesi 69 ülkenin, artık saniyenin kaldırılmasına ilişkin teklifi oylaması bekleniyor. Teklifin kabul edilmesi halinde kararın Mayıs 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Atom saatlerinin ilk kullanılmaya başlandığı dönemde navigasyon sistemleri büyük ölçüde geleneksel astronomik zaman ölçümlerine dayanıyordu. Ancak GPS gibi modern teknolojilerin yaygınlaşması, hassas zaman ölçümünde atom saatlerinin önemini artırdı.

Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu üyeleri, Eşgüdümlü Evrensel Zaman’ın geleceğini 20 yılı aşkın süredir tartışıyor. Ülkeler, 2022’de gerçekleştirilen toplantıda artık saniyenin 2035 yılına kadar kademeli olarak kaldırılmasını öngören bir kararı kabul etmişti.

Artık saniyenin kaldırılması tartışmalarını hızlandıran gelişmelerden biri de daha önce uygulanmamış bir senaryonun gündeme gelmesi oldu. Uzmanlara göre Dünya’nın dönüşündeki kısa vadeli hızlanma eğilimi sürerse, gelecekte bir saniye eklemek yerine zaman sisteminden bir saniye çıkarılması gerekebilir.

Dünya’nın dönüşü uzun vadede yavaşlama eğilimi gösterse de kısa vadeli değişimler farklı sonuçlar doğurabiliyor. Astronomik zaman ile atom zamanı arasındaki farkın dengelenmesi için UTC’den bir saniye çıkarılması, “negatif artık saniye” olarak adlandırılıyor.

Daha önce hiç uygulanmamış olan bu yöntemin dijital sistemlerde ciddi karışıklıklara neden olabileceği belirtiliyor. Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu da kritik altyapı işletmecilerinin böyle bir senaryoya hazırlıklı olmayabileceği uyarısında bulunuyor.

Yeni öneri, atom saatleriyle belirlenen zamanın astronomik zamandan kademeli olarak uzaklaşmasına izin verilmesini öngörüyor. Böylece resmi zaman ölçümünde Dünya’nın dönüşüne bağlı olarak düzenli biçimde artık saniye eklenmesi uygulamasına son verilmesi hedefleniyor.

Bununla birlikte iki zaman sistemi arasındaki farkın sınırsız biçimde büyümesine izin verilmeyecek. Öneri, atom zamanı ile astronomik zaman arasındaki farkın en fazla bir saatle sınırlı tutulmasını tavsiye ediyor.

Bu sınırın aşılması için 3 bin yıldan fazla zaman geçmesi bekleniyor. Dolayısıyla gelecekteki nesiller, iki zaman sistemi arasındaki fark bir saate yaklaşırsa “artık saat” uygulamasına ihtiyaç duyulup duyulmayacağına karar verebilecek.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.