Piyasadaki teknik seviyeleri ve endekslerin durumunu değerlendiren Dr. Sevgen, BIST 100 endeksinde daha önce işaret edilen 11.900 - 12.000 kritik destek bölgesinin altına sarkıldığını ve endeksin haftayı 11.721 seviyesinden kapattığını ifade etti. Bu seviyenin altında kalınması durumunda 11.000 - 11.100 bandının hedef olmaya devam edeceğini söyleyen Dr. Sevgen, BIST 100 dışındaki hisse senetlerinin durumunun çok daha ağır olduğuna dikkat çekti. BIST Tüm endeksinden BIST 100 çıkarıldığında kalan hisselerin zirve seviyesi olan 78.000 - 79.000 bölgesinden 42.000 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Dr. Sevgen, yaklaşık %50’lik bir kayıpla 1,5 yıl öncesinin seviyelerine dönüldüğünü vurguladı. Halka arz endeksinde ise eylül ortasından bu yana yaşanan düşüşle değerin üçte ikisinden fazlasının eridiği aktarıldı.
Hisselerin son derece ucuz olmasına karşın alım iştahının oluşmamasındaki ana sebebin belirsizlik olduğunu belirten Dr. Sevgen, özellikle para piyasası fonlarında kilitlenen paralar nedeniyle piyasada ciddi bir likidite krizinin yaşandığını ifade etti. Tasfiye sürecine giren veya fonlarda sıkışan hisselerde potansiyel satışların geleceğini bilen yatırımcıların, 'Satışlar bir gelsin, fiyat nereden oluşacak görelim, ardından gireriz' düşüncesiyle beklemeyi tercih ettiğini dile getirdi. Derinliğin kaybolduğu tahtalarda alıcı bulunamayınca satışların fiyatları sert şekilde aşağı sürüklediğini söyleyen Dr. Sevgen, geçmiş krizlerin aksine bu krizin genel ekonomi veya bankacılık kaynaklı değil, doğrudan portföy yönetim şirketleri ve borsa merkezli gelişen özgün bir süreç olduğunu kaydetti.
Yabancı yatırımcıların da içerideki toz dumanın dağılmasını beklediğini ifade eden Dr. Sevgen, MSCI gibi uluslararası kurumların durumu görmek adına beklemede kaldığını bildirdi. Sektörde bazı aracı kurumların faaliyetlerinin durdurulması ve düşen işlem hacimleri nedeniyle aracı kurum kârlılıklarının azaldığına işaret eden Dr. Sevgen, Meclis Genel Kurulu'na gelecek olan fon yasası düzenlemesi ve ardından başlayacak fiili tasfiye süreçlerinin piyasadaki belirsizliği azaltmada kritik bir eşik olacağını vurguladı. Tasfiye satışlarının tamamlanmasıyla yatırımcıların yeni satış baskısı gelmeyeceğini anlayacağını ve şirketlerin gerçek değerlerine göre fiyatlanmaya başlayacağını belirtti.
Mevcut ortamda yatırımcıların izleyebileceği stratejilere de değinen Dr. Sevgen, finansal okuryazarlığı sınırlı olan ve risk almak istemeyen yatırımcılar için şu aşamada en güvenli limanın mevduat veya büyük bankaların yönettiği likit para piyasası fonları olduğunu ifade etti. Döviz kurlarında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kontrolünde enflasyona yakın bir seyir beklendiğini, olağan dışı bir volatilite öngörmediğini belirten Dr. Sevgen, döviz yerine altın ve gümüşün daha cazip bir alternatif olabileceğini dile getirdi. Borsa İstanbul tarafında ise uzun vadeli düşünen yatırımcılar için harika şirketlerin çok ucuz seviyelere geldiğini vurgulayan Dr. Sevgen, kısa vadede fiyatlar ucuz kalmaya devam etse de ufak ufak kademeli alımların ilerleyen dönemde önemli fırsatlar sunacağını ve piyasanın er ya da geç denge noktasına ulaşacağını sözlerine ekledi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.