Suudi Arabistan’ın ekonomik geleceği için kritik önemdeki büyüme ve çeşitlenme hamlesi, savaşın gölgesinde yeni bir darbe aldı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların petrol ihracatını sınırladığı bir dönemde ülkenin havaalanlarına yönelik art arda saldırılar krizin boyutunu genişletti. Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen ve en az 12 kişinin öldüğü, 300’den fazla kişinin yaralandığı Husi saldırıları güvenlik endişelerini ekonomik toparlanmanın merkezine taşıdı.

Suudi Arabistan borsasının gösterge endeksi TASI’de perşembe günü başlayan düşüşler dün devam etti. Borsa yılın en düşük seviyesine indi. Ülkenin en büyük bankalarından Saudi National Bank ve enerji devi Saudi Aramco hisseleri sert geriledi.

Suudi ekonomisi, savaşın ilk aşamalarında yüksek petrol fiyatları ve alternatif ihracat altyapısı sayesinde kayıplarını sınırlayabileceği umudunu koruyordu. Hürmüz Boğazı’ndaki sorunlara karşı Doğu-Batı petrol boru hattı, ham petrolün Kızıldeniz üzerinden taşınmasına imkân tanıyordu. Ancak boru hattının saldırılar sonrasında devre dışı kalması, bu güvenlik supabını da zayıflattı. Suudi petrol üretimi şubattaki günlük 10,9 milyon varil düzeyinden ağustosta 6,2 milyon varile geriledi. Boru hattındaki kesintinin uzaması, ihracat kapasitesini ve petrol gelirlerinin sürekliliğini tehdit ediyor.

Son olarak havaalanlarının hedef alınması, enerji sektörünün dışındaki faaliyetleri de tehdit ediyor. Uçuşların aksaması, seyahat uyarıları ve artan sigorta maliyetleri iş dünyasının hareketliliğini sınırlarken, turizm için kayıp anlamına geliyor ve şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine yol açabilir.

Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu, petrol dışı sektörleri büyütme, turizmi geliştirme ve ülkeyi uluslararası yatırımın merkezlerinden biri haline getirme hedefleri üzerine kurulu. Bu stratejinin başarısı yalnızca kamu yatırımlarına değil, yabancı şirketlerin uzun vadeli güvenine de bağlı. Riyad ve Abha havaalanlarına yönelik saldırıların tekrarlanması, ülkeye ulaşımın güvenilirliği ve iş yapma koşulları hakkındaki soru işaretlerini artırıyor. Uluslararası etkinliklerin düzenlenmesi planlansa da uçuş iptalleri, seyahat uyarıları ve katılımcıların güvenlik kaygıları, toplantıların ekonomik etkisini azaltabilir.

Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde piyasalar üç göstergeye odaklanacak: petrol üretimi ve ihracatının ne hızla normale döneceği, hava ulaşımındaki aksaklıkların kalıcı hale gelip gelmeyeceği ve yabancı yatırımcıların planlarını değiştirip değiştirmeyeceği. Güvenlik riskinin kontrol altına alınması toparlanma beklentilerini yeniden güçlendirebilir. Buna karşılık saldırıların enerji tesislerinden sivil altyapıya yayılması ülkenin risk primini yükseltip yatırımları olumsuz etkileyebilir.

Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı petrol boru hattına ve diğer hedeflere yönelik saldırılar, krallıkta bu yıl beklenenden daha büyük bir ekonomik daralmaya yol açabilir. Arab Gulf States Institute, reel gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) 2026'da yüzde 6,5 oranında daralabileceği tahmininde bulundu. Bu, birkaç ay öncesine göre önemli ölçüde daha zayıf bir sonuç. Tahmindeki en büyük değişiklik, petrol üretiminin daha olumsuz bir görünüm sergilemesi ve petrol dışı büyümenin de daha önce düşünüldüğünden daha fazla zayıflaması beklentisine dayanıyor.

Suudi Arabistan'ın ekonomik dönüşüm programı; turizm, havacılık, eğlence, spor organizasyonları ve uluslararası yatırım etkinliklerini petrol dışı büyümenin önemli unsurları haline getirmeyi amaçlıyor. Ancak havaalanlarına yönelik saldırılar ve seyahat uyarıları, bu sektörlerin ihtiyaç duyduğu güven ve erişilebilirliği zedeliyor. Uçuşların aksaması ziyaretçi sayısını azaltabilir; şirketlerin seyahatlerini ertelemesi konferans ve organizasyonlardan beklenen ekonomik getiriyi düşürebilir.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.