Piyasa mekanizması da planlama da yaşam örgütlenmesinin etkinlik ve verimliliğini belirleyen iki araçtır. Araçları amaca dönüştürmeden, onların yapılarını ve işleyişlerini, temel gelişme yönlerini iyi kavrarsak daha sağlıklı gelecekler inşa edebiliriz.

Bundan önceki dört yazının başlığını anımsayalım: İlkyazının başlığı, “Sanayileşme refah, sanayisizleşme eşitsizlik ve yoksulluk yaratıyor” iddiasını paylaşıyordu. İkinci yazı, “Sanayisizleşmeyi engellemenin sırrı: Planlama” diyordu. Üçüncü yazı, “Plan ve piyasa ‘tapınmak’ için değil ‘yararlanmak’ içindir” uyarısını yapıyordu. Dördüncü yazı, “Piyasalar derinliğine kavranmazsa ‘etkin kaynak tahsisi’ yapılamaz” iddiasını ana fikir edinmişti. Bu seri yazının beşincisi ve sonuncusunda piyasa bileşenlerini anlamanın önemi anlatılırken “bilgi işleme kapasitesindeki gelişmeleri” üzerinde duruluyor.

Piyasanın hetorojen, çok katmanlı ve karışık yapısında bütün işlevleri gazete yazılarıyla anlatmak mümkün değil. Bu yazıda yapmak istediğimiz, piyasaların öne çıkan “bilgi işleme”, “dağıtıcılık işlevi”, “farklı alan ve form yapıları”, “ üretici rolü” konusunda özet malumat paylaşarak, özellikle genel yapay zekânın öne çıkardığı veri işleme kapasitesinin veri üretimi kapasitesinin önüne geçmesinin olası etkilerini sorgulamaya zihni hazırlık yapmadır.

Piyasaların bilgi işlemesini kavramalıyız

Toplumsal örgütlenme geliştikçe toplumsal katmanlar artar ve karmaşık hale gelir. Toplumsal yaşamın derinliklerinde çok büyük, parçalı ve öznel veri, malumat ve bilgi oluşur. Piyasa “fiyat sistemi” aracılığıyla verileri ayıklar; malumatları rafine eder, net bilgiye dönüştürür, anlama düzeyini yükseltir ve anlamlandırma yollarını açar.

Yerel, dağınık, açık ya da örtük ve değişken bilgiyi örgütleyebilen araçlardan biri piyasadır. Piyasa işleyiş sürecinin verimi, özellikle de temel amaç olan “yaşamı kolaylaştırma” hedefi ölçüsüne göre hesaplandığında “sapmalar” bize üzerinde önemle, disiplinle ve kararlılıkla durmamız gerektiğini kanıtlayan bir dizi kanıt sunar.

Piyasa milyarlarca insanların ilgileri, bilgileri, ihtiyaçları ve tercihleri, etkileşimlerine ve işbirliklerine açıktır. Piyasa, kültürlerin ürettiği ahlaki ve etik değerleri kaygıya almadan gerekli ayıklamaları yaparak tek bir ölçüye indirger: fiyat.

Fiyatlar, ekonominin bütün aktörleri; siyasi iradeyi, bürokrasiyi, iş dünyasını, medyayı, sivil inisiyatifleri izler, derlediği bilgileri tek bir sinyale indirger, hepsinin kararlarını ve davranışlarını etkiler. Piyasa sisteminin bu yetkinliğini öne çıkaranlar, bilgi işleme gücünün kaynakları da etkin ve verimli değerlendirdiğini savunanlar. Yaşamın öz gerçeği, piyasanın kaynak değerlendirme etkisi kadar israf ve vahşi ayıklamayla yarattığı haksızlık ve adaletsizler de ürettiğini de kanıtlar. Piyasa sistemi de diğer bütün sistemler gibi ikili bir yapıya sahiptir; piyasayı yönetme biçimi onun yararını artırdığı kadar, zararlı yönlerini de öne çıkarır.

Hep birlikte, bilim ve teknolojik değişmelerin yarattığı değişim ve dönüşümlerin yeni bir dünya düzeni oluşturduğu, yeni düzeni anlamak ve uyum sağlamak için varsayımlarımızı sorgulamak gerektiği konusunda uzlaşmalıyız. Örneğin, piyasayı savunanların temel dayaklarından biri, planların, dağınık bilgiyi fiyat ölçüsü gibi tek bir sinyale dönüştüremeyeceği varsayımıdır. Günümüzde, “büyük veri” olgusu, daha önemlisi yapay zeka modellerinin veri işleme kapasitelerinin, veri üretimi kapasitesinin önüne geçmiş olması bile tek başına eski varsayımlarımızı ivedilikle sorgulamamızı gerektirir. Daha somuta indirgersek, önceki yazılarda kesitler paylaştığımız Çin’deki kalkınma planları deneyimledikleri ilgi menzilimizin dışında kalmamalı. Çin’i öne çıkaran süreçler, insanlık tarihinin ilk kez karşılaştığı uzun dönemli yüksek büyüme oranları, bütün bağlamları dikkate alınarak sorgulanmalı: Çin’in başarısında 15’incisi yürürlüğe konan Beş Yıllık Kalkınma Planları’nın deneyim ve birikiminin etkileri nedir? Bu etkilerin bilim ve teknolojinin dönüştürdüğü iş süreçleri ve işgücü profilleri bağlamında yarattıkları üstünlükler ve zayıflıklar var mıdır? Piyasanın erişebildiği veri, malumat ve bilgiye oluşmakta olan teknik kapasite erişebiliyorsa; değişim ve dönüşüme uyum için faydalı bilgi bağlamında planlamanın piyasa sisteminin boşluklarını doldurma gücü ne yönde ilerlemektedir? Bütün bu etkenlerin ülkemizin geliştiği düzeyde etkileri neler olabilir?

Dağıtıcılık işlevini yönlendirmeliyiz

İnsanların rasyonel seçim yapabilmeleri için eşdeğer bilgiye sahip olmaları gerekir. Piyasanın dağınık bilgiyi derleme, ayıklayarak işleme sürecinde dışsal gürültülerin varlığı eşdeğer bilgiye erişmeyi engeller.

İnsanlar eşdeğer bilgiye sahip olmadıkları zaman piyasa “hakça işlemler” kadar “sömürüye” de açık bir sistemdir. Fiyat ölçüsünün açık yanı kadar örtük yönleri, insanları eksik ve yanlış yönlendirebilir; kaynak israfına yol açabilir.

Görülmez olanı görmek, çıkarlar için kötülük üstüne örtülen kutsal şalları kaldırabilmek önemlidir. Dengeli kaynak tahsisi yapmak için erişilen bilgilerin de değerli olması gerekir. Planların en büyük etkisi, sürekli varsayım sorgulaması nedeniyle örtük bilgilerin üzerine sistemli bir biçimde gitme, onları açık ve erişilebilir bilgiye dönüştürmedir. Günümüzün veri ve veri işleme gücünün odağında yer alan genel yapay zekâ çok yönlü etki yapmaya adaydır: Birincisi, en küçük ve en büyüğe erişilebilirlik sağlayarak “örtük bilgiyi” azaltabilir. İkincisi, edilgen gözetim ve denetim dediğimiz “sistemlerin gözetim ve denetim kapasitesi” artırmasıdır. Bütün süreçlerin uçtan uca kaydı, sayısallaştırması, görselleştirmesi ve simüle etmesi piyasadaki açgözlülük ve çıkar sağlayamaya yönelik örtük bilgiyi en aza indirebilir. Üçüncüsü de, iş süreçleri ve işgücü profillerinin verimliliklerini azaltan etkileri gözleme, izleme, değerlendirme, hataları belirleme, onarma ve ilerleme olanaklarının önünü açmasıdır.

Hayek’ten Attilla Yayla’ya kadar piyasa sistemi üzerine düşünce üretenlerin merkezi plana karşı çıkışlarının özünde, dağınık bilgiyi derleyip işleme gücünün yetmeyeceği anlayışı var. Teknoloji, silikon zekânın sonsuzluğuna vurgu yaparak, dağınık bilgiyi derleme kapasitesine kapıları açıyor. BU çok köklü dönüşümün olası etkilerini sorgulamadan kaliteli bir iş yönetimi söz konusu olabilir mi?

Bugün bize düşen görev, plan ve piyasa konusunda bilimsel, geçmişte deneyimlenen teknolojik ve toplumsal koşullar ile bugünün koşullarını değerlendirme olmalı. Farklılaşan yapı, işlev ve kültür üzerine düşünmeliyiz. İnsan deneyimine bağımlılığımızın, o bağımlılığı kıracak olan sosyal medya ve yapay zekâ gelişmelerinden nasıl etkilendiğini zihinlerimizde netleştirmeliyiz. İnsanın bilişsel yeteneklerini yakalama ve aşma çabalarının yarattığı sonuçları izlemeliyiz ki, toplumsal faydalı bilgiyi yakalayarak uyum ve gelişme için değerlendirebilelim.

Farklı alan ve formları tanımalıyız

Hollandalı devlet adamı Abraham Kuyper’in “alan teorisine” göre toplum aile, devlet, eğitim, kilise ve iş dünyası gibi değişik alanlardan oluşur. Her alanın kendi mantığı, kendi iş yapma tarzı ve kendi otoritesi vardır. Toplum, kendisini oluşturan her bir alan diğerlerinin saygınlığını gözettiği durumlarda doğru bir işleyiş kazanır. Bizler içinde bulunduğumuz alana göre düşünürüz. Alanlarımızda hızlı ve köklü değişmeler söz konusu olduğundan “ bakış amacımızı sorgulama” ivedi sorunlarımızdan birini oluşturur.

Alan açma, erişme, yerleşme ve koruma yaşamın her alanında önemlidir. Alanımızı korurken ayıklama yaparken aşırı ve noksan değerlendirme yapıldığında olumsuz sonuçlar üretebilir. Ürettiğimiz değeri yalıtma da korumanın bir başka yoludur. Alanlar arasında iletişim ne denli önemliyse, rekabet ve işbirlikleri de o kadar önemlidir.

Piyasa sisteminin farklı alanları ve farklı formlarının bileşen ve bağlamlarının sürekli gözlenmesi, izlenmesi, değerlendirilmesi ve erken uyarı sistemleriyle yönetimlerin farkındalığının artırılması gerekiyor.

Piyasa sisteminin farklı alan ve formalarının oluşturdukları ağları ve ağlar arasındaki etkileşimi kavramadan “piyasa düzenleyici” kararları etkili hale getiremeyiz. Gelişmeyi teşvik eden karlarımız verimini yükseltemeyiz. Daha da kötüsü, ölçü koyamaz, ölçeklendirme yapamaz, etkili özendirme politikaları uygulayamaz, ödüllendirme ve cezalandırma aracını etkili kullanmaz, ödeşmeyi sağlayamaz ve israfın batağına saplanırız.

Girişimciler için serbest ve adil piyasa koşulları yaratılabilmesi için piyasa yapısının ayrıntıda gözlenmesi ve izlenmesi hayati önemdedir. Bu açıdan bakıldığında piyasaların “üretici etkisini” daha iyi anlar; piyasanın sadece dağım işlevi olmadığını, üretici işlevlerini de içselleştirebiliriz.

Piyasanın verimliliğini sorgulamalıyız

Piyasalardaki yapılanmaların bileşen ve bağlamlarını iyi bilir; alanları doğru tanımlar, alan iletişim ve etkileşimini gerektiği gibi kavrarsak sistemlerin yarattığı boşlukları doldurarak toplum için en iyiyi üretmeyi aksatan yönleri düzeltebiliriz.

Topluluk ya da toplum ölçeğindeki örgütlenmelerin “iç işleyişini” iyi bilme, “geribildirimle gözetim ve denetim disiplinini” etkili hale getirir. Teknik gelişmelerin yarattığı kapasiteler “edilgen kontrol” denen “sistem kontrolünü” giderek yaşamın bütün alanlarının derinliklerine sindirir. Hata kültürünün oluşması, olgunlaşması ve çoğalmasının düzeyi toplulukların ve toplumların gelişmesini belirler. Bir kez daha merkez düşünceye geri dönersek, piyasa mekanizması da planlama da yaşam örgütlenmesinin etkinlik ve verimliliğini belirleyen iki araçtır. Araçları amaca dönüştürmeden, onların yapılarını ve işleyişlerini, temel gelişme yönlerini iyi kavrarsak daha sağlıklı gelecekler inşa edebiliriz.

Yaşamda son söz yoktur; her bilginin bir üst bilgisi vardır. Kendi bildiklerimizi “tek doğru” inancına kaptırmaktan daha tehlikeli bir silah olamaz. Düşündüklerimizi yazıya aktardığımız bu satırların virgülü bile tartışmaya açıktır. Önemli olan, “Aşık atmaktan maksat utmaktır” halk sözünü unutmadan, küresel ölçekteki değer yaratma yarışında doğru konumlanma için ortak aklımızı iyi kullanmadır.

Hepimiz eteklerimizdeki taşları döker; gerekçeli sorgulamalarla anlama ve anlamlandırmaya katkı yaparsak, aklın temel işlevi olan “çare üretmede” önemli yollar alabiliriz.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.