Türkiye otomotiv sektörü, iç pazardaki yavaşlama, yüksek finansman maliyetleri ve ihracat koşullarındaki belirsizliklerin etkisiyle kritik bir dönemden geçiyor. Otomotiv gazetecisi Emre Özpeynirci, sektörün geleceğini iki kararın yakından etkileyeceğini belirtti. Bunlardan ilki, Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması kapsamı dışındaki ülkelerden elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç ithalatına yönelik düzenlemenin akıbeti; diğeri ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” yaklaşımında Avrupa üretim ekosisteminin parçası sayılıp sayılmayacağı.
Özpeynirci, temmuzdan itibaren otomotiv satışlarındaki daralmanın yüzde 25’in üzerine çıktığını, eylülde yaklaşık 83 bin araç satıldığını aktardı. Ekim ayı için 85-90 bin adetlik satış öngörülürken, yılın ilk 10 ayında toplam pazarın 890-895 bin seviyesinde kalabileceği belirtildi. Daha önce 1,2 milyon olarak öngörülen yıl sonu pazar beklentisi ise 1 milyon 100 bin-1 milyon 150 bin aralığına çekildi. Sektör temsilcilerinin gelecek dönem için 880-900 bin adetlik senaryoları da değerlendirdiği kaydedildi.
İthalat düzenlemesi kapsamında, belirli ülkelerden elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç getiren firmalardan 20 servis noktası kurmaları isteniyor. Özpeynirci, Çin ile Türkiye arasında Dünya Ticaret Örgütü nezdinde gündeme gelen süreçler ve olası tazminat yükümlülükleri nedeniyle düzenlemenin kaldırılmasının değerlendirildiğini söyledi. Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün’ün, düzenlemenin yaklaşık 1-1,5 ay içinde kaldırılabileceği yönündeki beklentisi de aktarıldı. Ancak yüzde 30 ek vergi ve yüzde 10 gümrük vergisinden oluşan toplam yüzde 40’lık yükün sürmesi halinde, değişikliğin öncelikle üst segment modellerin ithalatını artırabileceği belirtildi.
AB’nin “Made in Europe” düzenlemesinde Türkiye’nin kapsam dışında kalması, ülkenin Avrupa’daki üretim ve ihracat rekabetini olumsuz etkileyebilir. Türkiye’nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki rolü sürerken yükselen işçilik ve üretim maliyetleri, geçmişteki düşük maliyet avantajını zayıflatıyor. Özpeynirci, Türkiye’nin elektrikli araç, batarya, yazılım, yerli üretim ve ihracatı kapsayan uzun vadeli bir otomotiv sanayi stratejisine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.