Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yurt dışından elde ettikleri döviz gelirlerini Türk Lirası’na dönüştüren firmalara sunduğu yüzde 3’lük destek mekanizmasında yaptığı son mevzuat değişikliğine, ihracatçı cephesinden tepkiler sürüyor. EKONOMİ’ye konuşan sektör kaynakları, kâğıt üzerinde yüzde 3 olarak korunan teşvik oranının, destek kapsamında satılabilecek döviz tutarına getirilen sınırlamalar nedeniyle reel sektördeki karşılığının sembolik düzeylere gerilediğini ileri sürüyor.

Edinilen bilgilere göre yeni düzenlemeyle firmaların destek kapsamında yıllık olarak satabilecekleri döviz tutarı; işçilik maliyeti ile faaliyet kârı hesaplamasıyla elde edilen katma değer tutarıyla sınırlandırıldı. Bu durum sahadaki pratik hesaplamalara ise şöyle yansıyor: Ortalama bir sanayi şirketinde cironun yaklaşık yüzde 20’sini işçilik, yüzde 5’ini ise kâr oluşturduğu varsayıldığında, şirketin toplam katma değer oranı yüzde 25 seviyesinde kalıyor. Sektör temsilcileri, kârsız çalışan veya işçilik payı düşük olan sektörlerde ise bu desteğin toplam ciroya oranının binde 2 ile binde 3 seviyelerine kadar eriyebileceğini öngörüyor.

Düzenlemeyle getirilen firma başına 100 milyon TL’lik yıllık destek tavanı ve katsayı kısıtlamaları, otomotiv ve beyaz eşya gibi ana ihracatçı sektörlerin dev oyuncularının alabileceği desteği ihracat hacimlerinin çok altında tutuyor. Sektör kaynakları, ekonomi yönetiminin “Desteği KOBİ’lere yaydık” yönündeki yaklaşımına karşın karmaşık katma değer hesaplamaları ve bürokratik şartlar nedeniyle KOBİ’lerin de bu imkândan efektif olarak yararlanamadığını belirtiyor.

Ortaya çıkan bu tablo üzerine, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve bazı ihracatçı birliklerinin başkanları 12 Ekim Pazartesi günü Ankara’da TCMB Başkanı Fatih Karahan ile bir araya geldi. Edinilen bilgiye göre; yaş sebze meyveden tekstile, demir-çelikten gemi inşaya kadar pek çok ana sektör temsilcisinin yer aldığı görüşmede, söz konusu kısıtlamalar ve ihracatçının finansman kısıtları masaya yatırıldı.

Toplantıya katılan birlik başkanları Merkez Bankası yönetiminin “desteği tabana yayma” hedefini ilkesel olarak olumlu bulduklarını belirtirken, uygulanan yöntemin mevcut makroekonomik koşullarda ağır bir reçete oluşturduğunu dile getiriyor. Yeni düzenleme ile konulan ilkesel çıtalar ve hedeflerin doğru fakat zamanlamasının yanlış olduğunu savunan ihracatçılar, “Bu şartlar iki yıl önce doğruydu ancak şu an fırtınanın ortasındayız. Fırtına büyürken bize sağlanan şemsiyenin boyutu küçültüldü” değerlendirmesini yaparken, Karahan’dan matematiksel reçetenin revize edilmesini talep ettiklerini söyledi.

Görüşmede öne çıkan bir diğer kritik başlık ise yüzde 10’luk döviz pozisyonu sınırı için getirilen serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) veya yeminli mali müşavir (YMM) raporu zorunluluğu oldu. Zira yeni mevzuatla döviz almama taahhüdü yerine “yüzde 10 döviz pozisyonu sınırı” getirilmiş, firmaların bu yüzde 10 sınırını aşmadığını ispat etmek için SMMM ya da YMM onaylı “döviz pozisyonu bildirim formu” düzenletmesi şart koşulmuştu. Düzenlenen bu formun belge tarihinden itibaren yalnızca 15 gün süreyle geçerli olduğu da mevzuatta yer almıştı.

İhracatçılar toplantıda, her 15 günde bir rapor alma zorunluluğunun her bir rapor için en az 50 bin TL, firmalara ise ayda 100 bin TL’nin üzerinde ek maliyet çıkardığını dile getirdi. Edinilen bilgiye göre TCMB Başkanı Fatih Karahan ihracatçıların sunduğu hesaplamaları ve sektörel şikâyetleri not alırken, toplantıda iletilen tüm başlıkların TCMB bünyesinde yapıcı bir yaklaşımla değerlendirileceğini ifade etti.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.