İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan şiddetli sağanak, kentin sel geçmişini yeniden gündeme getirdi.

Beykoz’da metrekareye 255,8 kilogram yağış düştüğü bildirilirken, İstanbul Valiliğinin açıkladığı verilere göre su baskınlarından heyelanlara kadar binlerce ihbar yapıldı. Yağışın ardından iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, "1942 yılından itibaren İstanbul'a düşen en büyük yağışı aldık" ifadelerini kullandı.

İstanbul’da aşırı yağışların yol açtığı afetler yalnızca son yıllarla sınırlı değil.

Tarihsel kayıtlara göre 1951’den itibaren farklı dönemlerde yaşanan seller, çok sayıda evin zarar görmesine, iş yerlerinin sular altında kalmasına, ulaşım ve altyapı sorunlarına ve can kayıplarına neden oldu.

Özellikle 1951, 1955, 1974 ve 1987’deki seller ile 2009’daki Ayamama Deresi felaketi, kentin afet hafızasında öne çıkan olaylar arasında yer aldı.

İstanbul’da 1951 yazında haziran, temmuz ve ağustos aylarında etkili olan şiddetli yağışlar can ve mal kayıplarına neden oldu.

Tarihsel kayıtlara göre haziran ayında sel nedeniyle iki kişi hayatını kaybetti. Temmuz ayındaki sellerde ise 10 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Bu dönemde 223 evin hasar gördüğü, yaklaşık 2 bin evi su bastığı kaydedildi.

Arnavutköy ile Bebek arasındaki bölge çamurla kaplanırken, Ayasofya Müzesi de yağışların yol açtığı tahribattan etkilendi. Ağustos ayındaki selin neden olduğu zararın ise dönemin para birimiyle milyon liraya yaklaştığı aktarıldı.

18 Ağustos 1955’te İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki birçok semtte sel yaşandı.

Karagümrük, Samatya, Langa, Küçükmustafapaşa, Şehremini, Eyüp, Kumkapı, Balat ve Kasımpaşa, yağışlardan etkilenen bölgeler arasında yer aldı.

Tarihsel kaynaklarda, yağışla bağlantılı olarak Fatih’te çöken bir apartmanda 14 kişinin hayatını kaybettiği ,5 kişinin yaralandığı bilgisi yer aldı. Can kayıplarının bina çökmesi nedeniyle yaşandığı belirtildi.

Aynı yılın kasım ayında etkili olan şiddetli yağışların ardından Yenikapı, Kumkapı, Eyüp, Balat, Kasımpaşa, Karaköy, Kadıköy, Bebek, Kâğıthane, Taşlıtarla ve Bakırköy’de su baskınları meydana geldi.

22 Ağustos 1957’de etkili olan şiddetli yaz yağmurlarında metrekareye 25 kilogram yağış düştüğü kaydedildi. Yağışın ardından 150’den fazla ev sular altında kaldı, meydanlar ve sokaklar suyla doldu.

Bu olaya ilişkin tarihsel kaynaklarda doğrulanmış bir can kaybı sayısı belirtilmedi.

18 Mart 1958’deki şiddetli yağışlar, Elmalı ve Bahçeköy bentlerinin taşmasına neden oldu. Su baskınları nedeniyle bin 500 evin sakinleri tahliye edildi.

Olayda yaşanan can kayıplarına ilişkin kesin bir sayı ise tarihsel kayıtlarda yer almadı.

20 Ağustos 1968’de etkili olan fırtına ve şiddetli yağışlar, İstanbul’un farklı semtlerinde hasara yol açtı.

Kadıköy’de çatılar uçarken Beşiktaş, Zeytinburnu, Eyüpsultan, Balat ve Hasköy’de su baskınları yaşandı. Çok sayıda sandalın battığı olayda, başvurulan kaynaklarda kesin bir can kaybı sayısı belirtilmedi.

Mayıs 1974’te iki gün boyunca etkili olan yağışlar, Kâğıthane Deresi’nin taşmasına neden oldu. Taşkın nedeniyle 1.000’den fazla ev sular altında kalırken üç kişi hayatını kaybetti.

Dere kenarındaki bir fabrikada da milyonlarca liralık zarar meydana geldi. Olay, dere taşkınlarının yerleşim alanları ve sanayi tesisleri üzerindeki etkisini ortaya koyan tarihsel örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.

1981, İstanbul'un meteorolojik kayıtlarında özel bir yerde.

Kandilli Rasathanesi ölçümlerine dayanan araştırmada bu yılın yıllık yağış miktarı 1.289 milimetre olarak hesaplandı. MGM'nin günlük yağış istatistiklerinde de 10 Eylül 1981, 136,1 milimetreyle İstanbul'un günlük yağış rekorunun tarihi olarak gösteriliyor.

Aynı yılın ocak ve ağustos aylarında görülen yağışlar da su baskınlarına ve trafik kazalarına neden oldu.

1987 yazında etkili olan şiddetli yağışlar sırasında sele kapılan iki kişi boğularak hayatını kaybetti.

Feriköy Deresi’nde ve Gaziosmanpaşa’daki İSKİ kolektörlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bazı caddeler yaklaşık 1,5 metre su altında kaldı. Yağışlar, telefon santrallerinde ve elektrik dağıtımında da aksamalara yol açtı.

İstanbul’un yakın tarihindeki en ağır sel felaketlerinden biri, Eylül 2009’da yaşandı. 7-13 Eylül döneminde etkili olan yağışların en ağır sonuçları 8-9 Eylül’de görüldü.

İstanbul Üniversitesi bünyesinde hazırlanan akademik çalışmada, 9 Eylül’deki şiddetli yağış sırasında metrekareye yaklaşık 90 kilogram yağış düştüğü belirtildi.

Ayamama Deresi ve kollarının taşmasıyla İkitelli, Basın Ekspres Yolu çevresi, İSTOÇ ve Mahmutbey-Yeşilköy bağlantı yolu başta olmak üzere çok sayıda bölge sular altında kaldı. İş yerleri, sanayi tesisleri ve ulaşım güzergâhları büyük zarar gördü.

Felakette 31 kişi hayatını kaybetti, dokuz kişi kayboldu. Akademik çalışmada, olayın sektöre yansıyan mali bilançosunun 700 milyon TL’ye ulaştığı aktarıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesinin dönem kayıtlarında, İkitelli Basın Ekspres Yolu’nda araçlarında mahsur kalan yaklaşık 50 kişinin kurtarıldığı bilgisi de yer aldı.

Felaketin etkisini artıran unsurlar arasında dere yatakları ve taşkın alanlarındaki yapılaşma, sanayi tesisleri, iş yerleri, köprüler ve menfezlerin suyun denize ulaşmasını zorlaştırması gösterildi.

İstanbul’da 27 Temmuz 2017’de etkili olan kuvvetli sağanak, kent genelinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi.

Kısa sürede yoğunlaşan yağış nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu, ulaşımda aksamalar yaşandı. Özellikle Avrupa Yakası’nda etkili olan yağış, İstanbul’da ani sağanakların yol açabileceği sorunları yeniden gündeme getirdi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 28 Eylül 2017’de Sarıyer Kireçburnu’nda metrekareye 128,9 kilogram yağış kaydedildi.

Aynı yıl 27 Temmuz’da yaşanan şiddetli sağanakta ise dolu ve fırtına etkili oldu; bazı yollarda su birikintileri oluştu, trafik ve deniz ulaşımında aksamalar yaşandı. Fırtına nedeniyle 228 ağacın devrildiği, 88 çatının uçtuğu bildirildi.

14 Ekim Çarşamba günü başlayan ve gece boyunca etkisini sürdüren sağanak, İstanbul’un birçok ilçesinde hayatı olumsuz etkiledi.

İstanbul Valiliğinin 14 Ekim saat 06.00-20.00 dönemine ilişkin açıklamasına göre AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne toplam 2 bin 518 ihbar ulaştı.

İhbarların 1.277’si su baskını, 15’i heyelan, 47’si mahsur kalma, 13’ü ağaç devrilmesi ve ikisi çatı uçmasıyla ilgiliydi. Araçlara ilişkin 76, konutlara ilişkin 808 ve iş yerlerine ilişkin 280 ihbar kaydedildi.

Valiliğin 14 Ekim’de paylaştığı ölçümlerde Beykoz-Ömerli’de metrekareye 193,84 kilogram, Arnavutköy’de 125,9 kilogram, Sarıyer-İTÜ Maslak’ta 124,72 kilogram, Çatalca’da 75,2 kilogram, Kartal’da 14,3 kilogram ve Bakırköy’de 6,8 kilogram yağış düştüğü bildirildi.

Daha sonraki haberlerde ise Beykoz’da metrekareye düşen yağış miktarının 255,8 kilograma ulaştığı aktarıldı.

Yağışın bazı ölçüm noktalarında 1985’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştığı bildirildi.

15 Ekim'de Fatih’in Balat Mahallesi’ndeki Çukurbostan Parkı’nda 14 yaşındaki bir çocuk, su birikintisine bastığı sırada elektrik akımına kapıldı. Hastaneye kaldırılan çocuk kurtarılamadı.

Sarıyer’de ise 34 yaşındaki bir kişinin kaldırımda kayarak düşmesi ve başını çarpması sonucu hayatını kaybettiği aktarıldı.

Yağışın ardından 15 Ekim Perşembe günü İstanbul’da eğitime bir gün ara verildi. Bazı kamu çalışanları için idari izin kararı alınırken motosikletlerin trafiğe çıkışı geçici olarak yasaklandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, müdahale çalışmalarında 8 bin 392 personel ile 2 bin 246 araç ve iş makinesinin görev yaptığını açıkladı. Su baskınları nedeniyle binalarda ve yollarda mahsur kalanların tahliyesi için çalışmalar yürütüldü.

Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.