Avrupa Birliği, Çin’in artan sanayi gücüne karşı ticaret politikasını gümrük vergilerinin ötesine taşıyor. Kamu ihaleleri, devlet teşvikleri, yerli üretim koşulları ve karbon kuralları Avrupa pazarına erişimde daha belirleyici hale geliyor. Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026’da sunduğu Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı da stratejik sektörlerde Avrupa üretimini desteklemeyi amaçlıyor.
Taslakta elektrikli otomobiller için kamu alımlarına ve teşviklere erişimin, aracın AB içinde monte edilmesi ve batarya dışındaki parça değerinin en az yüzde 70’inin Birlik kaynaklı olması şartlarına bağlanması öngörülüyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de üretilen parçaların Avrupa tedarik zincirine girmesine rağmen nihai ürünün kamu ihalelerinde veya teşvik programlarında Avrupa menşeli kabul edilmemesi riskini doğuruyor. Taslağın nihai biçimi ve Türkiye’nin kapsam içindeki konumu ise henüz kesinleşmedi.
Fransa ve Almanya’nın otomotiv sektörüne ilişkin uzlaşmasında, Çin menşeli elektrikli araç tarifelerinde AB çizgisiyle uyum sağlaması koşuluyla İngiltere’nin “Made in Europe” kapsamına alınmasının önü açıldı. AB ile Gümrük Birliği bulunan Türkiye için benzer bir açılımın belirtilmemesi, ekonomik entegrasyonun yeni sanayi politikalarında otomatik avantaj sağlamadığını gösteriyor. Aynı çerçevede Japonya, Güney Kore ve Fas da kapsam dışında kalabilecek ülkeler arasında yer alıyor.
Türkiye’nin maruz kalabileceği etkinin boyutu otomotiv ihracatında görülüyor. Sektör 2025’te 41,5 milyar dolarla ülkenin ihracat lideri oldu ve ihracatın yüzde 72,5’i AB pazarına yapıldı. Türkiye’den AB’ye gönderilen otomobillerin yalnızca yüzde 1,3’ünün elektrikli olması mevcut ticarete ilişkin kısa vadeli etkiyi sınırlayabilir; ancak batarya, elektrikli araç, montaj hattı ve tedarikçi yatırımlarının gelecekte hangi ülkelerde kurulacağı daha kritik hale geliyor.
Gümrük Birliği, Türkiye’nin sanayi ürünlerinde Avrupa ekonomisine güçlü biçimde bağlanmasını sağlasa da AB’nin tüm ekonomik kararlarında otomatik eşitlik sunmuyor. Avrupa’nın kamu kaynakları ve teşviklere ilişkin yeni kuralları nedeniyle Türkiye’nin statüsünü güvence altına alması ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesini önceliklendirmesi gerekiyor. Avrupa Parlamentosu’nda aday ülkeler için ortak dış ve güvenlik politikasına uyum şartı getirilmesini öneren değişiklikler de tartışmanın ekonomik boyutun ötesine taşınabileceğine işaret ediyor; ancak bu öneriler henüz kabul edilmiş değil.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.