Baba Cem Akaş, yaşadıkları acıyı ve elektronik sigara kullanımına ilişkin endişelerini dile getirerek şu ifadeleri kullandı:
“Can potansiyeli olan bir gençti, yetenekliydi; ben elektronik sigara ya da sıvı sigara denen mereti daha ciddiye almış olsaydım şu anda hayattaydı. Öğlen Esra’yla yanımızda oturuyordu, madde kullanıyor mu diye sorduk çünkü kötü görünüyordu, ‘Yok ne maddesi, bir şu sigarayı içiyorum işte,’ dedi ve ben de yatıştım. Yatışmamam gerekirdi. Ölüm nedeni kalp yetmezliği. Bu masum görünümlü sigaranın akciğerde yarattığı tahribatı ebeveynler de gençler de yeterince bilmiyor.”
Genç hayatları söndüren elektronik sigara felaketlerinin sonu gelmiyor. Acil önlemler alınmazsa bu sessiz salgın kitlesel bir toplum sağlığı krizine dönüşmeye devam edecek.
Kullanım yaşının giderek düşmesi ve yüksek nikotin oranlarına sahip "puff" cihazlarının yaygınlaşması hayati riskleri beraberinde getiriyor. Elektronik sigaranın akciğerdeki sinsi ilerleyişini, gençlerdeki biyolojik tahribatını ve tütünle arasındaki temel farkları Göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu konuştuk.
Geleneksel tütün ürünlerinde, tütünün sarılarak yakılması ve ortaya çıkan dumanın solunması söz konusudur. Yeni yöntemlerde ise tütünün ısıtılmasıyla nikotin alınması veya çiğneme gibi farklı yöntemlerle nikotinin vücuda alınması söz konusudur.
Geleneksel tütün ürünlerinin her biri belirli standartlar çerçevesinde incelenmiştir. Bu ürünlerin uzun vadede ne tür zararlara yol açabileceğini ölçebiliyor ve ortaya çıkan riskleri gösterebiliyoruz.
Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, tütün ürünlerinin hepsinin oldukça zararlı olduğunu, kanserden KOAH’a ve bağışıklık sisteminin baskılanmasına kadar pek çok hastalığa neden olduklarının net bir şekilde ortaya konulduğunu ancak likit içerikli ürünlerde çok sayıda çeşit, kimyasal madde ve yabancı bileşen olduğunu, bunların bir araya gelmesiyle tamamen farklı bir kimyasal yapı ve toksik madde karışımı ortaya çıktığını söyledi.
Bu ürünlerin buharlaştırılmak amacıyla ısıtıldığında farklı kimyasal bileşiklere dönüşebildiğini, binlerce, hatta çok daha fazla sayıda zararlı maddenin oluşmasına neden olabildiğini, bu maddelerin uzun vadede akciğerlerde ne tür hasarlara yol açabileceğini araştırmak ise ürün çeşitliliğinin fazlalığı nedeniyle oldukça güçleştiğini belirten Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu bunun nedenini şöyle açıkladı:
“Bir firmanın ürettiği likit ile başka bir firmanın ürettiği likit birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Hatta aynı firmanın farklı aromalarla ürettiği iki ürün arasında bile farklılıklar bulunabiliyor. Bu ürünler ısıtıldığında da farklı kimyasallara ve toksik maddelere dönüşebiliyor.
Bu nedenle elektronik sigaraların içerdiği maddeleri değerlendirmek ve bunların zararlarını geleneksel sigaralarla karşılaştırmak oldukça güç. Ürün çeşitliliği çok fazla ve toksik madde profilleri birbirinden farklı. Ayrıca bu ürünlerin yaygınlaşmasının üzerinden yeterince uzun zaman geçmediği için karşılaşabileceğimiz riskleri henüz tüm yönleriyle ortaya koyabilmiş değiliz.”
Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, elektronik sigaraların ve likit içerikli ürünlerin en az geleneksel sigaralar kadar zararlı olduğunu, bazı ürünleri ise çok daha ağır sonuçlara yol açabileceğinin altını çizdi.
“Ani ölümler de bu sonuçlardan biri. Ne yazık ki bazıları basına yansıyan, bazıları ise yansımayan vakalarda, bu ürünlerin kullanımına bağlı ani ölümler görülebiliyor. Bu durum özellikle gençler açısından ciddi bir tehlike oluşturuyor.” sözleri ile hem gençleri hem de ailelerini uyardı.
Geleneksel sigaranın neden olduğu bazı hastalıkları genellikle 10-15 yıl sonra, hatta bazen 30 yıl sonra görebiliyoruz. Ancak likit içerikli ürünlerin etkileri çok daha kısa sürede ortaya çıkabiliyor. Bunun nedeni Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu şu sözlerle anlattı:
“Bu ürünlerin içerdiği kimyasal bileşikler, ısınmayla birlikte toksik maddelere dönüşerek akciğerlerde ani hasarlar oluşturabiliyor. Bağışıklık sistemini harekete geçirerek ciddi akciğer hasarlarına neden olabiliyorlar. Bazı vakalarda hastalık aniden ortaya çıkabiliyor ve çok hızlı ilerleyerek akciğer fonksiyonlarının ağır biçimde bozulmasına yol açabiliyor. Ardından kalp üzerinde toksik etkiler görülebiliyor ve çoklu organ yetmezliğine kadar ilerleyebilen ağır tablolar ortaya çıkabiliyor. Bu tür hasarların ve ölümlerin çeşitli çalışmalarda gösterildiğini biliyoruz. Bu vakalar, elektronik sigara veya benzeri ürünlerin kullanımına bağlı akciğer hasarını tanımlayan EVALI adıyla sınıflandırılıyor. EVALI, elektronik sigara veya elektronik sigara benzeri ürün kullanımına bağlı akciğer hasarını ifade ediyor. Bu tür sendromlarda ölüm oranı ne yazık ki oldukça yüksek olabiliyor. Bu, hastalığın ne kadar ağır seyredebileceğini gösteriyor. Ne yazık ki bu tablo, elektronik sigara kullanımının kısa sürede ortaya çıkabilen ciddi sonuçlarından biri.”
Bu ürünlerin bazıları belirgin bir duman oluşturmaması ve hoş kokulu aromalara sahip olması nedeniyle çevreye zarar vermediği düşüncesiyle kullanılabiliyor. Bu nedenle sigara içilmesinin yasak olduğu kapalı alanlarda da kullanılabileceğine ilişkin yanlış bir algı oluşabiliyor. Mevzuattaki düzenlemelere bağlı olarak kullanımın kısıtlandığı alanlar bulunsa da bu ürünlerin zararsız olduğu düşünülmemeli.
Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, ürünü kullanan kişinin daha yüksek dozda zararlı maddeye maruz kalsa da yanında bulunan kişilerin de geleneksel sigara dumanına maruz kalan kişiler gibi olumsuz etkilenebildiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:
“Bu etkiler çoğunlukla maruz kalınan dozla ilişkili. Maruziyet arttıkça risk de artabiliyor. Bununla birlikte bazı kişilerde maruz kalınan miktardan bağımsız olarak da ciddi etkiler ortaya çıkabiliyor. Uzun vadeli etkiler, daha kapsamlı çalışmalarla ortaya konulacak. Ancak özellikle çocukların bu ürünlerden olumsuz etkilenme riski oldukça yüksek. Ürünlerin içeriklerine bağlı olarak kalp ve damar sisteminde sorunlar, akciğerlerde kalıcı hastalıklar ve doku hasarları gelişebiliyor. Akciğer dokusunda kalıcı hasara neden olabilen amfizem gibi hastalıklardan solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilen tablolarla karşılaşılabiliyor.”
Bazı kişiler geleneksel sigarayı bırakmak için elektronik sigaraya başlıyor. Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, elektronik sigaranın asla bir sigarayı bırakma aracı olmadığını, kişiye elektronik sigaraların daha zararlı olduğu söylendiğinde geleneksel sigara kullanmaya devam etmeyi tercih edebildiklerini söyledi.
Elektronik sigaralar ve geleneksel sigaraların, akciğer kanseri ve diğer organ kanserleri başta olmak üzere ciddi hastalıklara neden olabildiğini, her iki ürünün de önemli sağlık riskleri bulundurduğunu, bu nedenle ikisinden de uzak durmak gerektiğini, vurgulayan Akkoyunlu, bu ürünlerin zararları açısından daha az ya da daha fazla zararlı olduğunu kesin bir şekilde söylemenin doğru olmayacağını ifade etti.
Piyasada 20.000 puff, 50.000 puff gibi yüksek kapasitelerle satılan cihazların nikotin ve toksin yükü düşünüldüğünde acaba kaç puff, kaç paket sigaraya eşdeğerdir? Bir elektronik sigara kullanıcısı, kaç sigaraya eşdeğer nikotin alır? Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Yelda Başbuğ, bu sorumuza çok çarpıcı rakamlarla yanıt verdi.
Elektronik sigara ile geleneksel sigara arasındaki nikotin oranları, kullanılan cihazın özelliklerine ve likit içeriğine bağlı olarak değişebilir.
Bir elektronik sigara kartuşu, içeriğine bağlı olarak yaklaşık 20 ila 40 adet sigaraya eşdeğer nikotin içerebilir. Örneğin; 1 kartuş (0.7 ml), %5 oranında nikotin içeriyorsa yaklaşık 50 mg nikotin sağlar. Bu miktar, ortalama 1–1.5 paket sigaraya denktir. Birçok kişi günde 300 puff’a kadar tüketim yapabilir ve bu da yaklaşık 1 paket sigaraya eşdeğer olabilir. Ancak çekim sıklığı, likit tipi ve nikotin yoğunluğu bu oranı değiştirebilir. Sonuç olarak, fark edilmeden çok yüksek miktarda nikotin alınabilir ve bağımlılık riski ciddi şekilde artar.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.