Azerbaycan ile Türkiye arasında gündeme gelen hukuki gelişmede, Bakü yönetiminin Türkiye'de yaşayan yedi kişi hakkında uluslararası arama sürecini başlattığı bildirildi.
Azeri-Press Agentliyi'nin aktardığına göre Azerbaycan Başsavcılığı, söz konusu kişiler hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında açıklama yaptı. Bakü Binagadi Bölge Mahkemesi'nin şüpheliler hakkında gıyabi tutuklama kararı verdiği ve uluslararası arama mekanizmalarının devreye sokulduğu belirtildi.
Azerbaycan makamları, dosyada anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik çağrılar ile dini gerekçelerle nefret ve düşmanlığın kışkırtılması iddialarına yer veriyor. Suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet anlamına gelmiyor.
Uluslararası arama kararı kapsamında isimleri açıklanan kişiler şöyle:
Rıdvan KayaZekeriya Ceran (Abdullah İmamoğlu)Fatih TezcanAhmet ŞanlıFahrettin Taşkaya SaralAbdurrahman TumerAlparslan TanrıkuluListede yer alan Rıdvan Kaya, Özgür-Der Genel Başkanı olarak biliniyor. Zekeriya Ceran ise kamuoyunda Abdullah İmamoğlu adıyla tanınıyor.
Kararın, Türkiye'de yaşayan bu kişilerin Azerbaycan'daki soruşturma kapsamında aranmasına yönelik olduğu bildirildi.
Azerbaycan'da eğitim kurumlarında başörtüsü kullanımına ilişkin uygulamalar, son dönemde Türkiye'deki bazı sivil toplum kuruluşlarının ve aktivistlerin tepkisine neden oldu.
Bu kapsamda İstanbul'daki Azerbaycan Başkonsolosluğu ve Ankara'daki Azerbaycan Büyükelçiliği önünde protestolar ve basın açıklamaları düzenlendi. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar da iki ülkedeki tartışmanın gündemde kalmasına yol açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Azerbaycan makamları, soruşturma dosyasında söz konusu kişilerin sosyal medya paylaşımlarını ve diplomatik temsilcilikler önündeki eylemlerini de değerlendirdi. Ancak kararın hukuki dayanağına ilişkin ayrıntıların ve dosyadaki delillerin bağımsız biçimde incelenmesi, suçlamaların kapsamının anlaşılması açısından önem taşıyor.
Azerbaycan makamlarının uluslararası arama kararı açıklaması, Türkiye'de yaşayan kişiler bakımından olası adli iş birliği sürecini gündeme getirdi. Uluslararası arama kararı, tek başına kişilerin Türkiye'de otomatik olarak tutuklanacağı veya Azerbaycan'a iade edileceği anlamına gelmiyor. Böyle bir durumda uygulanacak işlemler, ilgili ülkelerin mevzuatı ve uluslararası adli yardımlaşma kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesi, Uluslararası Ceza Divanı'na taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler dışında vatandaşların suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilmesini yasaklıyor. Bu nedenle olası iade taleplerinin hukuki durumu, talebin niteliğine ve uygulanabilir mevzuata göre ele alınmak zorunda.
Azerbaycan'ın açıkladığı kararın ardından gözler, iki ülkenin ilgili makamlarından gelecek açıklamalara ve sürecin nasıl ilerleyeceğine çevrildi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.