Pentagon, küçük insansız hava araçlarına (İHA) yönelik savunma çalışmalarında yönlendirilmiş enerji silahlarını değerlendirmek üzere pilot program başlattı. Müşterek Kurumlararası Görev Gücü 401'in (JIATF-401) yürüteceği çalışma bir yıl sürecek ve seçilen sistemlerin operasyonel kabiliyetleri muharebe sahasına yakın koşullarda ölçülecek.
Program için AeroVironment Palletized High-Energy Laser, Epirus Leonidas HPM, Kord Firefly HEL ve Boeing Compact LWS sistemleri belirlendi. Yüksek enerjili lazerler, elektrik enerjisini odaklanmış bir ışına dönüştürerek hedefte ısıl hasar oluşturuyor. Etkinlikte güç üretimi, enerji depolama, termal yönetim ve hedef üzerinde yeterli bekleme süresi belirleyici rol oynuyor.
Yüksek güçlü mikrodalga sistemleri ise elektromanyetik enerjiyi belirli bir alana yönlendirerek İHA'ların elektronik alt sistemlerini işlevsiz bırakmayı amaçlıyor. Geniş huzme yapısının, sürü halinde gerçekleştirilen saldırılara karşı kullanılabilirlik sağlaması öngörülüyor. JIATF-401 Direktörü Matt Ross, tek bir önleyici sistemin bütün tehdit senaryolarını karşılayamayacağını belirterek yönlendirilmiş enerji silahlarını mevcut karşı-İHA mimarisini tamamlayan bir katman olarak tanımladı.
Pentagon'un yaklaşımı; yüksek enerjili lazer, yüksek güçlü mikrodalga, elektronik harp, kinetik önleyiciler ve namlulu hava savunma sistemlerinin birlikte kullanıldığı katmanlı bir yapı kurmaya dayanıyor. ABD Kuvvetleri, ağustos ayında Fort Bliss bölgesindeki güney sınırı faaliyetleri sırasında üç düşman İHA'sını Army Multipurpose High Energy Laser sistemiyle etkisiz hale getirmişti. Pilot programdan elde edilecek verilerin, gelecekteki karşı-İHA tedarik ve konuşlandırma stratejisine yön vermesi bekleniyor.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.