Orta Doğu’daki savaşın ardından Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri, petrol taşımacılığında tanker bulmayı ve sevkiyat planlamasını zorlaştırıyor. Yaptırımlar, limanlardaki beklemeler, uzayan rotalar ve gemiden gemiye yük aktarımı, tankerlerin seferlerini tamamlaması için gereken süreyi artırıyor. Bu nedenle piyasadaki gemi sayısı değişmese bile yeni yükler için kullanılabilir taşıma kapasitesi azalıyor.

ABD’den Çin’e 2 milyon varil petrolün taşınma maliyeti 80 milyon dolara çıkarken, varil başına navlun 40 dolara kadar yükseldi. Navlunlardaki artışta güvenlik riskleri, savaş riski sigortası primleri, yakıt giderleri ve ticaret akışlarındaki değişiklikler etkili oluyor.

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı Bilgehan Engin, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş koşullarının yeniden sağlanmasının bekleme sürelerini azaltabileceğini ve sefer planlamasını iyileştirebileceğini söyledi. Engin, güvenlik şartlarının düzelmesi halinde navlunlarda kısmi gerileme görülebileceğini belirtti.

Türkiye’nin farklı ülkelerden petrol tedarik edebilmesinin bir avantaj olduğunu ifade eden Engin, Karadeniz ve Akdeniz bağlantılı taşımacılıkta navlunların gemi teminiyle sevkiyat planlarını etkileyebileceğini kaydetti. Navlun ve sigorta giderlerindeki yükselişin petrolün Türkiye’ye teslim maliyetini artırabileceği, bu baskının uzun süreli anlaşmalarla azaltılabileceği belirtildi.

Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.