Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen COP toplantılarının 31’incisi, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da yapılacak. Sürecin temeli, Türkiye’nin de katıldığı 1992 Rio Dünya Zirvesi’nde atıldı. Zirveden iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve çölleşmeyle mücadeleye ilişkin üç ayrı sözleşme çıktı. Bu yıl ilgili toplantılar Ulan Batur ve Erivan’ın ardından Antalya’da devam edecek.
COP31 öncesinde yeşil dönüşümün yalnızca elektrikli otomobillere geçişle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor. Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, 2035’e kadar Türkiye yollarında 8-10 milyon elektrikli araç bulunmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu dönüşümün kamyon filosunu da kapsaması bekleniyor. Türkiye’de lojistiğin yüzde 85-90’ının karayoluna dayanması, elektrikli kamyonların kullanımını karbon maliyetlerini azaltabilecek önemli bir başlık haline getiriyor.
Elektrikli araç üretiminin yaygınlaşması ise lityum, nikel ve doğal grafit gibi hammaddelere yönelik madencilik faaliyetlerini artıracak. Yapılan analizlere göre, yalnızca Avrupa Birliği’nin 2035 hedefleri doğrultusunda batarya ihtiyacını karşılamak için 97 doğal grafit, 74 lityum ve 72 nikel madeni olmak üzere yüzlerce yeni maden gerekebilir. Bu nedenle madencilik faaliyetlerinin biyoçeşitlilik ve çölleşmeyle mücadele hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Elektrifikasyonun iklim hedefleriyle uyumlu olabilmesi için elektrik üretiminin kaynağı da önem taşıyor. Metinde, Türkiye’nin kömürden çıkış tarihini ve geçiş planını ortaya koymayan Adil Geçiş Stratejisi taslağı eleştiriliyor. Kömür bölgelerinde çalışanlar ve yeni yatırımlar için bütçe ve telafi mekanizmalarını içeren somut bir enerji planının, COP31 gündeminin önemli unsurlarından biri olması gerektiği belirtiliyor.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.