TCMB eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara’nın paylaştığı Merkez Bankası sunumunda, savaşın küresel enflasyona etkisi 0,7 puan, Türkiye’deki etkisi ise 7 puan olarak hesaplandı. Veriler, aynı dış şokun Türkiye’de küresel ortalamaya göre 10 kat daha yüksek bir enflasyon etkisi yarattığına işaret ediyor.

Türkiye savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bölümünü ithal ediyor. Rusya’nın enerji ticaretindeki değişiklikler, yaptırımlar ve arz güvenliğine ilişkin kaygılar fiyat dalgalanmalarını artırırken, yükselen enerji maliyetleri Türkiye’nin ithalat faturasını büyütüyor. Bu baskı akaryakıt, ulaşım, tarım ve sanayi maliyetlerine yansıyor.

Ancak söz konusu fark yalnızca enerji ithalatıyla açıklanmıyor. Döviz kurundaki hareketlerin fiyatlara geçişi, enflasyon beklentilerinin bozulması ve geçmiş zamların yeni fiyat artışlarına dayanak yapılması, dış kaynaklı maliyet şokunun iç piyasada daha güçlü hissedilmesine neden oluyor.

Ücret, kira ve hizmet fiyatlarındaki artışlar da maliyet baskısının kalıcılaşmasına katkı sağlıyor. Enerji fiyatları gerilese bile daha önce yükselen fiyatların eski seviyelerine dönmesinin zor olduğu belirtilirken, temel mesele geçici bir savaş kaynaklı şokun Türkiye’de kalıcı enflasyon sorununa dönüşmesi olarak öne çıkıyor.

Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.