Adelaide Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre araştırmacılar, çocukların çevrim içi platformlarda maruz kaldığı cinsel istismar vakalarında yapay zekanın rolünü ve bu olayların kime bildirildiğini inceledi. Bu yılın başlarında 16-18 yaş grubundaki yaklaşık 2 bin çocukla görüşüldü. Katılımcıların her 25’inden en az biri, kendisinin veya yakın arkadaşının 18 yaşından önce yapay zekanın da kullanıldığı çevrim içi cinsel istismara maruz kaldığını söyledi.

Çalışmada, cinsel içerikli görsellerin rıza dışında paylaşıldığı olayların yüzde 26’sında yapay zekanın yer aldığı belirlendi. Kız çocuklarının genel olarak daha yüksek oranda istismara maruz kaldığı, yapay zekanın kullanıldığı vakalarda ise erkek çocuklarının hedef olma olasılığının daha yüksek olduğu gözlemlendi.

Çocukların bu olayları yapay zeka sohbet robotlarıyla, yetkililerden daha sık paylaştığı bildirildi. Katılımcıların yüzde 12,3’ü yaşadıklarını öğretmen, doktor, danışman, polis veya destek hattına anlattığını belirtirken, yüzde 18,7’si bir yapay zeka sohbet robotuyla paylaştı.

Araştırma, cinsel istismar mağduru çocukların üçte birinden fazlasının yaşadıklarını gerçek bir insana hiç anlatmadığını ortaya koydu. Bu çocukların olayları gizli tuttuğu veya yalnızca yapay zeka sohbet robotuna başvurduğu belirtildi. Ayrıca katılımcıların üçte birinden fazlası, kendilerinin ya da yakınlarının sahte görsellerinin yapay zekayla üretilmesinden endişe etti.

Çalışmanın başyazarı Timothy Cubitt, yapay zekanın istismara dahil olmasının endişe verici ölçüde yaygın olduğunu ve çocukların bildirim için öğretmen, doktor, polis veya ihbar hizmetleri yerine yapay zekayı tercih edebildiğini söyledi. Cubitt, çocukların korunması için kurumların hızla uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.

Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.