Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Süleyman Yazıcı, grubun sürdürülebilirlik yaklaşımını finansal büyüklüğün yanı sıra dönüşüm kapasitesi ve işlerin uzun vadeli devamlılığı üzerinden değerlendirdiklerini belirtti. 75 yılı geride bırakan grup, hedefini yalnızca 100. yılı görmek değil, 100 yıl sonra da faaliyet gösterebilmek olarak tanımlıyor. Yazıcı’ya göre iklim krizi; tarım, gıda ve içecek sektörlerinde üretim ile tedarik sürekliliğini, perakendede enerji ve ürün kaynaklarını, otomotivde ise elektrifikasyon ve mobilite teknolojilerini etkiliyor.
Grubun 2035 vizyonunda kaynak kullanımı, karbon, su ve döngüsellik temel göstergeler arasında yer alıyor. Anadolu Isuzu’da elektrikli araçların satışlardaki payının gelecek beş yılda yüzde 25’e çıkarılması hedefleniyor. Türkiye’deki operasyonlar için 2050’de net sıfıra ulaşma planı bulunurken, içecek ambalajlarının yaşam döngüsünü 2035’te tamamlaması ve piyasaya sunulan ambalajların tamamının geri kazanılması amaçlanıyor.
İçecek operasyonlarında 2025’te oluşan atığın yaklaşık yüzde 99’unun geri dönüştürüldüğü, geri kazanıldığı veya yeniden kullanıldığı aktarıldı. CCI Türkiye’de bir litre ürün için kullanılan su miktarı 1,75 litreden 1,53 litreye düşürüldü ve yaklaşık 814 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Su stresi yüksek havzalarda kullanılan suyun doğaya geri kazandırılma oranı yüzde 54,5’e ulaştı.
Grup, dönüşümün kendi tesisleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Anadolu Efes operasyonlarında 2025’te 107 bin ton arpa tedarik edilerek tarıma yaklaşık 1,7 milyar TL katkı sağlandı. Migros’ta özel markalı ürün ambalajlarının yüzde 84’ü geri dönüştürülebilir hale getirildi; yerli meyve ve sebze alımlarının yaklaşık dörtte üçü İyi Tarım Uygulamalı sertifikaya sahip ürünlerden oluştu. 2025 tedarik harcamalarının yaklaşık yüzde 76’sı da yerel tedarikçilere yönlendirildi.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.