Ambalaj sektörünün Avrasya bölgesindeki en büyük buluşma platformu olan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 31’inci kez kapılarını açtı. T.C. Ticaret Bakanlığı desteği, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonu ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğiyle düzenlenen fuar; 120 bin metrekarelik alanda 35 ülkeden 1.100’ün üzerinde firma ve firma temsilcisini bir araya getiriyor. 135 ülkeden ziyaretçinin ağırlanmasının hedeflendiği fuarın açılışında, ambalaj sanayisinin üretim gücü, ihracat performansı ve sürdürülebilirlik vizyonu ön plana çıktı.

Fuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, 30 yılı aşkın süre önce bin metrekarelik alanda 50 katılımcıyla başlayan fuarın bugün dünya ambalaj endüstrisinin en önemli merkezlerinden birine dönüştüğünü vurguladı. İstanbul’un dört gün boyunca dünya ambalaj sanayisinin başkenti olacağını kaydeden Sarıbekir, sektörün ekonomik verilerine ilişkin detay paylaştı.

Sektörün 2026’nın ilk yarısında gerçekleştirdiği ihracatın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9’a yakın artış göstererek 3,8 milyar doları aştığını ifade eden Zeki Sarıbekir, aynı dönemde dış ticaret fazlasının da yüzde 13 artışla 1,6 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Bu rakamın son yedi yılın ilk altı aylık dönemleri arasındaki en yüksek dış ticaret fazlası olduğuna dikkat çeken Sarıbekir, “Sektör olarak 2030 yılı için 50 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve 10 milyar dolarlık ihracat hedefimiz var. Bu hedeflere ulaşmada üretim kapasitesinin yanı sıra katma değerli ürünlerin payının artırılması belirleyici olacak. Katma değerli ürünlerin ihracattaki payını artırmak, kalıcı rekabet gücü için bir zorunluluktur. Bunu başarabilecek tecrübemiz, mühendislik birikimimiz ve altyapımız mevcut. Dünyanın değişen ihtiyaçlarına kendi teknolojimiz ve tasarımımızla cevap vererek büyüyeceğiz” diye konuştu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ambalaj sektörünün Türkiye sanayisi ve ihracatında üstlendiği kritik role dikkat çekti. Ambalajın üretimin ve ürün kalitesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Bahçıvan, “Ambalajınızı geliştirdikçe ürününüzün kalitesini artırmaya, ürününüzü geliştirdikçe de ambalaja yönelik yatırımlarınızı büyütmeye yöneliyorsunuz. Dolayısıyla birbirini besleyen ve sanayimizin gelişimini hızlandıran bir yapıdan söz ediyoruz. Türkiye’nin üretiminde ve ihracatında ambalaj sektörümüzün çok büyük payı var. Küresel zorluklara rağmen sanayicilerimizin bu fuara enerjisini, heyecanını ve geleceğe yönelik umudunu ortaya koyarak katılması, sektörün kararlılığını gösteriyor” ifadelerini kullandı. Bahçıvan ayrıca, Türkiye’de fuarcılığın ve sanayinin gelişimine sunduğu katkılardan dolayı Tüyap Fuarcılık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal’a da teşekkür etti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ise Türk ambalaj sektörünün küresel pazardaki payının artırılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Geçtiğimiz yıl 7,3 milyar dolarlık ihracata imza atan sektörün bu yıl 8 milyar doları aşmayı hedeflediğini bildiren Tecdelioğlu, “Yaklaşık 380 milyar dolarlık dünya ambalaj pazarından aldığımız pay hâlâ yüzde 2 seviyesinde. Bu oranı mutlaka yukarı taşımamız gerekiyor. Yeni pazarlar ve kapasite artışlarıyla varlığımızı genişletmeliyiz. Sürdürülebilirlik, yeni nesil ambalaj teknolojileri ve karbon ayak izinin azaltılması öncelikli gündemimiz olmalı. Atık yönetimi ve enerji dönüşümü alanındaki yatırımlar küresel rekabet gücümüzü korumak adına kritik önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, ambalaj sektörünün ürünlerin markalaşma sürecinde stratejik bir işlev üstlendiğini belirtti. Türkiye'nin artık düşük iş gücü maliyetleriyle rekabet edemeyeceği bir döneme girdiğine dikkat çeken Dalgakıran, rekabet unsurlarının doğru tanımlanması gerektiğini söyledi. Ambalaj sektörünün yalnızca teknolojisiyle değil, tasarım gücüyle de Türkiye'nin yeni rekabet avantajlarından biri olabileceğini vurgulayan Dalgakıran, "Ürünlerin markalaşmasında ambalajın çok büyük önemi var. Ancak bunun için yalnızca kendi toplumumuzun değil, ihracat yaptığımız ülkelerin de sosyolojik yapısını doğru analiz etmeliyiz. Dünyada değişmeyen tek gerçek değişim. Türkiye olarak bu değişimi yaratan ülkeler arasında olamasak bile, yaşanan dönüşümü hızla anlayıp buna uyum sağlayabilecek beceriyi ve esnekliği göstermemiz gerekiyor" diye konuştu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, ambalaj sektörünün gıdadan sağlığa, makineden lojistiğe ve perakendeye kadar geniş bir ekosistemi beslediğini dile getirdi. Sektörün ekonomik büyüklüğünün 30 milyar doların üzerinde olduğunu belirten Yılmaz, 3 binden fazla şirketin 100 bini aşkın kişiye istihdam sağladığını kaydetti. Değişen küresel rekabet koşullarında sürdürülebilirlik ve verimliliğin öne çıktığını aktaran Yılmaz, "Ambalaj, günlük hayatımızın görünmeyen ama vazgeçilmez bir parçası. Üretilen her ürünün korunması ve tüketiciye sağlıklı ulaşması ambalajla mümkün. Ancak artık sadece üretmek yetmiyor; daha iyi tasarlamak, kaynakları akıllı kullanmak ve çevreye duyarlı çözümler geliştirmek gerekiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sanayimizin geleceği için kaçınılmaz bir zorunluluktur" diye konuştu.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.