EKONOMİ gazetesi olarak yapmış olduğumuz hesaplamalarda 1 Ocak 2026’da ülke genelinde 53,6 TL olan motorin fiyatı aylık 4 bin 500 litre yakıt tüketimine sahip bir tırda 241 bin 200 TL oldu. 18 Ekim 2026 tarihli hesaplamamızda ise Türkiye genelinde 96,6 TL olan motorin fiyatı 4 bin 500 litre aylık yakıt tüketimi olan bir tıra getirdiği maliyet yükü 434 bin 700 TL olarak hesaplandı. Geçen 10 aylık süre zarfında yakıt maliyetinde 2 kata yakın artış görülürken, lojistik firmaları bu durumu tedarikçilerine sınırlı bir şekilde yansıtabiliyor.
EKONOMİ’ye açıklamalarda bulunan sektör temsilcileri yakıt kaleminde sene sonunda öngördükleri maliyetlere ilk 6 ayda eriştiklerini mevcut durumda ise hesaplamaların yüzde 30 ila 40 arasında üzerinde bir tablo ile karşı karşıya olduklarını iletti. Mevcut kalemler içerisinde sadece personel maliyetlerindeki artışın sınırlı kaldığına dikkat çekilirken, sene sonundaki asgari ücret artışlarının yeni dönem stratejilerinde belirleyici olacağı ifade edildi.
Taşımacılığın ana gider kalemleri arasında yer alan lastikte de durum farklı değil. Eylül ayından bu yana 60'tan fazla lastik şirketi, tam çelik gövdeli lastikler, yarı çelik lastikler ve mühendislik lastikleri gibi tüm kategorileri kapsayan 70'ten fazla kalemde fiyat artışı bildirimi yayınladı ve fiyat ayarlama oranları genellikle yüzde 2 ile yüzde 5 arasında değişiyor. Sonrasında ürünün ana ham maddesi olan kauçuk tarafında da önemli bir gelişme yaşandı. Shanghai Vadeli İşlemler Borsası'ndaki (SHFE) ana kauçuk sözleşmesi, Ekim 2026 başı itibarıyla ton başına 20 bin 145 yuana kadar tırmanarak son 9 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Sektör temsilcileri bu durumun ilerleyen dönemlerde lastik tarafında yeni düzenlemelerin geleceği şeklinde yorumlarken, “Bir tırın altındaki lastik setini yenileme maliyeti, artık küçük ölçekli bir sermaye yatırımına dönüşmüş durumda” değerlendirmesinde bulunuyor.
Gemi Yakıt İkmalcileri Derneği (GYİD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Muhtaroğlu, gemi yakıt endekslerinin savaş sonrasında bin 250, bin 350, bin 400 ve sonrasında da bin 500’lere kadar yükseldiğine dikkat çekerek, “Endeksler savaş öncesinin 2 katına çıktı. Aslında bu süreç bize şu sinyali verdi, ham petrol beklendiği kadar yükselmedi ancak ürünler yani gemilerin yaktığı yakıtlar bizim araçlarımıza aldığımız yakıtlar anormal şekilde yükseldi” değerlendirmesinde bulundu.
Yakıt fiyatlarında da önemli ayrışmalar görüldü. Özellikle dizel ve benzinde makas ters yönde işledi. Mustafa Muhtaroğlu, bir varil ham petrol 100 dolar iken bir varil dizel yakıtın 200 dolara yükseldiğinin altını çizerek, "Bunun temel sebebi Hürmüz Boğazı'ndan ürün çıkışının bazı günler sıfıra inmesi, İran'ın bölge ülkelerinin enerji altyapılarını ve rafinerilerini vurması ve nihayetinde dünyanın en önemli petrol üreticilerinden olan Rusya'nın Ukrayna saldırıları ile rafinaj kapasitesinin yüzde 30'unu yitirmesidir" dedi. Muhtaroğlu, bu durumun doğrudan etkilerinin deniz ve karayolu taşımacılığında yoğun bir şekilde hissedildiğini kaydetti.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.