Birleşmiş Milletler 21 Ekim'de yayımladığı kritik uyarıda, 1,5 derece eşiğiyle ilgili acilen ve sert önlemler çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) Emissions Gap Report 2026 raporu, ülkelerin açıkladığı iklim hedefleri ile ülkelerin gerçekte neden olduğu sera gazı salımları arasında büyük bir uçurum olduğunu söylüyor.

Rapora göre mevcut politikalar değişmezse küresel sıcaklık artışı bu yüzyılın sonunda Paris Anlaşması'nda hedeflenen 1,5 derecenin çok üzerine çıkarak yaklaşık 2,6-3,1 dereceye ulaşabilir.

Ülkelerin mevcut ulusal iklim taahhütlerini (NDC) eksiksiz uygulaması durumunda bile dünyanın hâlâ 2 derecenin üzerinde bir ısınma rotasında olduğu belirtiliyor.

UNEP, küresel emisyonların bilim insanlarının gerekli gördüğü hızda azalmadığını ve 2030'a kadar gerçekleşmesi gereken azaltımlar ile ülkelerin mevcut vaatleri arasında büyük bir "emisyon açığı" bulunduğunu vurguluyor.

Rapor, bu on yıl içinde emisyonların hızla düşüşe geçmemesi halinde 1,5 derece hedefinin erişilemez hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Küresel emisyonların yaklaşık dörtte üçünden sorumlu olan G20 ülkeleri ise raporun merkezinde yer alıyor. UNEP'e göre iklim krizinin seyrini değiştirecek adımların büyük bölümü bu ülkelerin alacağı kararlarla belirlenecek.

Rapora göre Türkiye, G20 içinde emisyonları hâlâ artış eğiliminde olan ülkeler arasında yer alıyor.

Rapora göre Türkiye'nin sera gazı emisyonlarının 2025 yılında yaklaşık 24,4 milyon ton CO₂ eşdeğeri arttığı tahmin ediliyor.

Buna karşın Türkiye'nin 2035 için açıkladığı 643 milyon tonluk emisyon hedefi, mevcut politikalar altında beklenen emisyon seviyesinin üzerinde kalıyor.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre UNEP, Türkiye'nin ilave iklim politikaları geliştirmeden de mevcut hedefini karşılayabileceğini, bunun da hedeflerin emisyon azaltımı açısından sınırlı bir iddia düzeyine sahip olduğuna işaret ettiğini belirtiyor.

Diğer yandan birçok gelişmiş ekonomide emisyonlar düşüş patikasına girmiş durumda. Bu durum Türkiye'yi Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Japonya ve Kanada gibi emisyonlarını azaltan ekonomilerden ayırıyor

UNEP, Türkiye'yi Rusya ile birlikte, iklim hedefleri mevcut politika senaryolarının üzerinde kalan ülkeler arasında gösteriyor.

Rapora göre bazı ülkelerde hedeflere ulaşmak için ilave çaba gerekirken, Türkiye'de mevcut eğilimler hedefe ulaşmak için yeterli görünüyor. Bu nedenle rapor, Türkiye'nin hedeflerinin emisyon azaltımı açısından sınırlı bir iddia düzeyine sahip olduğu değerlendirmesini yapıyor.

Raporun dikkat çektiği bir başka nokta ise enerji politikalarındaki çelişki. Birçok ülke net sıfır emisyon hedefleri açıklamış olsa da aynı ülkelerin petrol, doğal gaz ve kömür üretimini artırmayı planladığı belirtiliyor.

UNEP, fosil yakıt üretim planlarının küresel iklim hedefleriyle uyumlu olmadığını ve bu durumun emisyon azaltım çabalarını zayıflattığını vurguluyor.

Buna karşın rapor, temiz enerji alanında önemli bir dönüşüm yaşandığına da işaret ediyor.

Buna göre 2025, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin küresel ölçekte ilk kez kömürü geride bıraktığı yıl oldu.

Yenilenebilir enerji üretimi 10.730 teravatsaat (TWh) ile dünya elektrik üretiminin %33,8'ini oluştururken, kömürden üretilen elektrik 10.476 TWh ve %33 seviyesinde kaldı.

UNEP, güneş ve rüzgar enerjisinin tek başına 2025 yılında yaklaşık 4,1 milyar ton CO₂ salımını önlediğini hesaplıyor.

Güneş ve rüzgâr enerjisindeki hızlı büyüme ile maliyetlerdeki düşüşün enerji dönüşümünü hızlandırdığı belirtiliyor.

Ancak UNEP, yenilenebilir enerjideki bu ilerlemenin küresel emisyonları Paris hedefleriyle uyumlu seviyelere indirmek için henüz yeterli olmadığını vurguluyor.

UNEP'e göre küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama fırsatı kaçırılmış olsa da en kötü senaryoların önüne geçmek hâlâ mümkün.

Rapora göre dünyanın sıcaklık artışını yüzyıl ortalarında 1,7-1,8 derecede zirveye çıkarıp daha sonra düşürebilmesi için emisyonların 2040'a kadar yaklaşık %70 azaltılması gerekiyor.

Mevcut ulusal iklim taahhütleri ise dünyayı 2,6 derecelik ısınma senaryosuna sürüklüyor.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.