Çin otomobilleri Avrupa pazarında büyük bir ivme yakalayarak kıta genelinde satılan her 10 araçtan yaklaşık birini oluşturdu. Beş yıl önce bu oran 100 araçta bir seviyesindeyken, yükselen akaryakıt fiyatları ve cazip fiyat politikaları Avrupalı tüketicilerin Çin markalarına yönelmesini sağladı. Özellikle BYD ve Chery gibi dev üreticilerin satışları katlanarak artarken, bu durum Avrupalı yerli üreticiler ve siyasi otorite için derin bir ikilemi beraberinde getirdi.
Avrupa genelinde ucuz ve elektrikli/hibrit modellere olan ilginin artmasıyla birlikte BYD'nin satışları bu yıl iki kattan fazla arttı. Almanya'da geniş bayi ağı kurma hedefiyle ilerleyen şirketlerin yanı sıra, İngiltere pazarında da Çinli modeller en çok satanlar listesine girmeyi başardı. İspanya'da ise Çin markalarının pazar payı son üç yılda beş kat artarak yüzde 15 seviyelerine ulaştı.
Avrupa Birliği, artan rekabet karşısında 2024 yılında Çin yapımı elektrikli otomobillere yüzde 45'e varan gümrük vergileri uygularken, hibrit araçlara yüzde 10 vergi getirdi. Bu hamlenin ardından Çinli üreticiler ihracatını hibrit modellere yönlendirdi. Günümüzde Çinli hibrit araçlar, Avrupa'daki hibrit satışlarının beşte birini aşarken; Polonya, Macaristan ve Romanya gibi ülkelerde fişli hibrit pazarının yarısından fazlasını ele geçirdi.
Avrupa Birliği ekonomisinin yüzde 7'sini oluşturan otomotiv sektöründe, ucuz Çin ithalatı nedeniyle 2035 yılına kadar 225 bin kişinin işini kaybedebileceği öngörülüyor. Önlem alınmadığı takdirde Çinli üreticilerin pazar payının 2035'e kadar yüzde 30'a çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu baskıyla başa çıkmak isteyen Çinli devler, Macaristan'da fabrika kurma ve Stellantis gibi Avrupalı şirketlerle ortaklık yapma yoluna giderek üretimlerini kıta içine taşımaya hazırlanıyor.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.